<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KALB-İ SELİM İLE ALLAH DİYELİM &#187; kalp.</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetaliaktar.com/tag/kalp/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetaliaktar.com</link>
	<description>ALLAH VAR... KEDER YOK...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 10:20:18 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kalb-i Selim</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/kalb-i-selim-2.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/kalb-i-selim-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 22:01:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cuma Düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[kalp.]]></category>
		<category><![CDATA[kibar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=984</guid>
		<description><![CDATA[  
 
  
Kalb-i Selim
 
Cân u dilde letâfet inşâ eder cenneti,
Sû-i zanla tecessüs ateşler cehennemi.
Nemrut, Firavn, Kârun’a kalmayan âlemde,
Mûnis ol! Her tebessüm bir sadaka bedeli…
Hüsn-i edâ iman cevherinin hoş sadâsı,
Nursuz simâ kararmış kalbin dış aynası.
Makâm-ı tecelli olan gönül levhâsında,
Bir kibâr-ı kelâm yâd-ı cemil hatırası…
 

Ne mühendis, ne müderris, ne hekim isterler,
Rûz-i mahşerde ancak kalb-i selim isterler.
Son merâsim yerin meşhur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;"> </span> </h1>
<h1 style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;"><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.turkiye-resimleri.com/data/media/34/hakkari_ters_lale.jpg" alt="" width="416" height="276" /> </span></h1>
<h1><span style="color: #ff0000;"> </span> </h1>
<h1><span style="color: #ff0000;">Kalb-i Selim</span></h1>
<p><span style="color: #ff0000;"> </span></p>
<p>Cân u dilde letâfet inşâ eder cenneti,<br />
Sû-i zanla tecessüs ateşler cehennemi.<br />
Nemrut, Firavn, Kârun’a kalmayan âlemde,<br />
Mûnis ol! Her tebessüm bir sadaka bedeli…</p>
<p style="text-align: left;">Hüsn-i edâ iman cevherinin hoş sadâsı,<br />
Nursuz simâ kararmış kalbin dış aynası.<br />
Makâm-ı tecelli olan gönül levhâsında,<br />
Bir kibâr-ı kelâm yâd-ı cemil hatırası…</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.resimlive.com/data/media/949/lale-resimleri_1.jpg" alt="" width="329" height="278" /></p>
<p>Ne mühendis, ne müderris, ne hekim isterler,<br />
Rûz-i mahşerde ancak kalb-i selim isterler.<br />
Son merâsim yerin meşhur musallâda,<br />
“Hakkım helâl olsun, ben de şâhidim! ” isterler…</p>
<p>02 Ocak 2010</p>
<p>Şahin Karataş tarafından..</p>
<p><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.ruzname.net/yuklenen/lale.jpg" alt="" width="332" height="183" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/kalb-i-selim-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalb-i Selim</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/kalb-i-selim.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/kalb-i-selim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2010 12:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gül.]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalp.]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=834</guid>
		<description><![CDATA[Kalb-i Selim


 
 

  Kalbiselim, içinde dünyaya ve fani değerlere ait bir tutku taşımayan, Allah’tan başkasına yer olmayan sağlıklı kalp demektir.
 
 Ahirette kurtuluşun tek reçetesi kalbiselimdir.
 
 Kur’an’da buyrulur: “O gün kalbiselimden başka ne evlat, ne mal fayda verir.” (Şuarâ, 88-89) Kalbiselimin yolu, dünya ilgi ve sevgisinden uzaklaşmaktan geçer. Çünkü ahirette, yapılan iyiliklerin dışında, altın ve gümüş gibi dünyalık şeylerin bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: xx-large;"><span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_FormView1_Label2" style="font-family: Tahoma; font-weight: bold;"><span style="font-family: verdana;">Kalb-i Selim</span><br />
</span><br />
</span></span></h1>
<div><span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_FormView1_HABERLabel" style="font-family: Tahoma; font-size: 12px;"><span style="font-size: 11pt;"> </span></span></div>
<div><span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_FormView1_HABERLabel" style="font-family: Tahoma; font-size: 12px;"><span style="font-size: 11pt;"> </span></span></div>
<p style="TEXT-JUSTIFY: inter-ideograph; TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0cm 0cm 14.4pt"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><img id="il_fi" class="aligncenter" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://byfiles.storage.live.com/y1pO3Vc7EoWdz7i72gE4Z_CzDcXkcULm-ATvkJlZkvrXRbc9ufMvx3rqiqpF00zfDCdaXgmdt6mfhM" alt="" width="443" height="291" /></span></p>
<div><span style="font-size: small;">  <strong><span style="color: #ff0000;">Kalbiselim,</span> içinde dünyaya ve fani değerlere ait bir tutku taşımayan, Allah’tan başkasına yer olmayan sağlıklı kalp</strong> demektir.</span></div>
<div><span style="font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-size: small;"> <strong>Ahirette kurtuluşun tek reçetesi kalbiselimdir.</strong></span></div>
<div><span style="font-size: medium;"><strong><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></div>
<div><span style="font-size: small;"> Kur’an’da buyrulur: “O gün kalbiselimden başka ne evlat, ne mal fayda verir.” (Şuarâ, 88-89) <span style="text-decoration: underline;">Kalbiselimin yolu, dünya ilgi ve sevgisinden uzaklaşmaktan geçer.</span> Çünkü ahirette, yapılan iyiliklerin dışında, altın ve gümüş gibi <strong>dünyalık şeylerin bir değeri yoktur. </strong></span></div>
<div><span style="font-size: medium;"><strong><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></div>
<div><span style="font-size: small;">Nitekim Bağdatlı Rûhî: &#8220;Ey efendi sanma ki senden altın ve gümüş isterler. Hiçbir şeyin fayda vermediği kıyamet gününde senden kalbiselim isterler&#8221;  anlamında der ki: </span></div>
<div><span style="font-size: medium;"> </span></div>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #0000ff;">“Sanma ey hâce ki, senden zer u sîm isterler, </span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #0000ff;">Yevme lâ-yenfau’de kalb-i selîm isterler.” </span></span></span></p>
<div><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"> </span></div>
<p style="TEXT-JUSTIFY: inter-ideograph; MARGIN: 0cm 0cm 14.4pt"> <span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Kur’anî bir kavram olan “kalp” çam kozalağını andıran ve “kalbisanevberî” denilen maddi boyutuyla insanda kan ve can merkezidir. İnsan vücudunun ihtiyacı olan kanı pompalayan ve bir defada on sekiz kg’lık bir teneke suyu Sarayburnu’ndan Çemberlitaş’a (yaklaşık 2000 m mesafeye) basabilecek bir güce sahiptir.</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #0000ff;">Manevi boyutuyla ise insanda bilginin, sevginin ve imanın merkezidir</span>. Kalp hem maddi uzviyetin hem de maneviyat itibariyle insan varlığının sultanıdır. Algı merkezi olan beyin ve dimağ ondan çıkan duyguların tesiri ile düşünce üretir.</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Kur’an’da yoğun şekilde vurgu yapılan kalp kavramının anlamı üç bölümde tasnif edilebilir:</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #ff0000;">1-</span> Yaratılış gaye ve haysiyetini koruyan selim/sağlam, münib/Allah’a yönelen ve mutmain/doygunluğa ermiş kalpler. Bunlar hitab-ı ilahîye mazhar, müminlere ait kalblerdir.</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #ff0000;">2-</span> Mühürlü ve nasipsiz kalpler. Bunlar imandan ve İslam’dan nasibi olmayan bahtsızların, kâfirlerin kalpleridir. Bunlar hakkında Kur’an’da şöyle buyrulur: “Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır.” (Bakara, 7)</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #ff0000;">3-</span> Hastalıklı kalpler: <span style="color: #0000ff;">Bunlar da başta münafıklar olmak üzere şüphe, cehalet, ihtiras ve ahlaksızlık girdabında bocalayanların kalpleridir.</span> Allah böyleleri hakkında şöyle buyurur: “Onların kalplerinde hastalık vardır. Allah onların hastalıklarını arttırmıştır.” (Bakara, 10)</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Kur’an selim bir kalbin korunması için insanın unutmaması gereken şeylere ve koruması lazım olan hususlara vurgu yapmaktadır. Selim bir kalbe erişmenin ve onu korumanın şartı olarak unutulmaması gerekenlerin başında yaratılmış olduğumuz gelmektedir. “Biz yoktuk, bizi bir yaratan var.” İşte o yaratanın Allah olduğunu unutmamak kalbî bir görevdir. Allah Teala buyurur: “Sizi yaratan, sonra rızıklandıran, sonra öldüren, sonra da diriltecek olan Allah’tır.” (Rûm, 40)</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><strong>Bizi yaratan bizden kulluk beklemektedir.</strong> Kalbin bu kulluk bilincinden uzak durmaması kalbî hayatın selameti açısından önemlidir. Allah Teala buyurur: “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56) “Dünyada en büyük talihsizlik Allah’ı unutup Allah’ın da kendilerini kendilerine unutturduğu kimselerden olmaktır.” (Mücâdele, 19)</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><strong>Unutulmaması gereken şeylerden biri de Allah’ın bizimle beraber olduğudur.</strong> Bunun hem Allah tarafından murakabe edildiğimiz manası, hem de yalnız bırakılmadığımız anlamı vardır. Nitekim Allah Teala buyurur: “Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir.” (Hadîd, 4) “Biz insanoğluna şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 16) “Yönünüzü nereye çevirirseniz Allah’ın yüzü/zatı oradadır.” (Bakara, 115)</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Hayatın fani oluşunu, ölümün varlığını, öldükten sonra bir hesabın mevcudiyetini unutmamak gerekir. Bunlar insan kalbini canlı tutan hususiyetlerdir.</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"> </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: center; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><img id="il_fi" class="aligncenter" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://byfiles.storage.live.com/y1pJTyTagLhr9SniXI_s6HGkPUgsKf1pgoov8Pu_rzv8hrECneymaK3SewUtvDSjPYrkfIcCB8IhcM" alt="" width="440" height="479" /></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"> </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Bunlardan başka selim bir kalbi dış etkilerden korumak gerekmektedir. Kur’an kalbin dış etkilerle değişip dönüşebileceğine, kararacağına, (Bkz. Mutaffifîn, 14) taşlaşacağına, (Bkz. Bakara, 74; Zümer, 22) mühürleneceğine, (Bkz. Bakara, 7) perdeleneceğine, (Bkz. Bakara, 88) kilitleneceğine, (Bkz. Muhammed, 24) hastalanacağına (Bkz. Bakara, 10) ve öleceğine (Bkz. Neml, 80-81) işaret etmektedir. </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><strong>Hayatı anlamlı kılan kalbin yönelişleridir. Kalbin meyli neye ise insan hayatı oraya akmaktadır.</strong></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"> Kalpte irade olmadığından mutlaka bir şeye raptedilmesi gerekmektedir. Kalbin raptedilmesi, ona yaratılış sırrının kavratılması demektir. <strong>Yenişehirli Avni Bey’in dediği gibi insanoğlu bu dünyaya mal ve makam sağlamak için değil, sevgililer sevgilisi Yüce Allah’a kul olmak, O’nun hasretiyle yanıp kavrulmak ve ah etmek için gelmiştir:</strong></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #0000ff;">“Sanman taleb-i devlet ü câh etmeye geldik</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #0000ff;">Biz âleme bir Yâr için âh etmeye geldik.”</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Rabbının “Elestü bi-rabbiküm/Ben sizin Rabbınız değil miyim?” sorusuna: “Belâ/evet” (A’raf, 172) diyen insanoğlu, Mevlana’nın ifadesiyle “bu dünyaya imtihan için bela çekmeye” gelmiştir. İnsanoğlunun görevi sıkıntı ve belalara sabrederek sadece O’na kul olma kaygısı taşımasıdır. <strong>Kalbin huzur ve mutluluğu Allah’ı bilmek, O’nu sevmek, O’nun zikrinden lezzet ve tat almaktır. </strong></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Kalp bütün diğer organlar gibi zıtlar meşheri olduğundan toplum içinde yaşayan insanın kalbi hem meleki hem şeytani tesirlere açıktır. Öyleyse mümin toplum içinde nasıl hareket edecek?</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Kalbî hassasiyet taşıyan bir mümin, toplum içinde hem hazır hem gaib; hem yakın hem uzak; hem uyuyan hem uyanık olacak. Yani insanlara bakacak ama her şeyi görmeyecek, onların sözlerini işitecek ama her şeyi duymayacak. Seçici olmasını bilecek. <strong>Nefsine karşı iradi otoriteyi elden bırakmayacak ki nefsi, kalbini etkileyip asıl meşguliyetine engel olmasın.</strong></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Kalbi en çok meşgul eden şeylerden biri dünyaya ait ümit ve emel tutkularıdır. Şu ayet-i kerime insanoğlunun sınırsız emelinin onu ne hâllere sokacağına işaret eder:<span style="text-decoration: underline;"> “Habibim, Kur’an’ı inkâr eden kâfirleri bırak, yesinler, hayvani isteklerini tatmin etsinler, dünya nimetlerinden yararlansınlar. Dünyada sorgusuz sualsiz yaşayacağız emeli, onları oyalasın. Onlar başlarına gelecek akıbeti görecekler.” (Hıcr, 3) Ümidin kötü olanı, sorgu ve sual kaygısı taşımadan kalbi peşi sıra sürükleyen, tul-i emeldir. Yoksa ümitsiz ve emelsiz yaşanmaz; hiç emel olmadan amel bile olmaz.</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><strong>Nefsani duygulardan kaynaklanan ümit ve emeller, nefsin sermayesidir.</strong> </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><strong>İnsanlar bu hayallerin peşinden koşup dururlar.</strong></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;"> İdealsiz, hayalsiz ve heyecansız olan kimse insan olamayacağına göre iman ehlinin emel ve ideallerini marifet ve hikmet ekseninde toplaması gerekir</span>. </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Marifetsiz bir emel, hikmetsiz bir ideal, insanı boş heyecanlarla peşinden koşturur, gözüne at gözlüğü taktırır. Marifet ürünü bir emel ise hedefe yöneltir. Allah’ı sevmek, O’ndan başkasından yüz çevirmek demektir. Nitekim İmam Rabbanî’ye göre <span style="background-color: #ffffff;"><span style="color: #0000ff;">“kalp hastalığı kalbin Hakk’tan başkasına ilgi duyması ve sevmesi” ile teşhis edilir. </span></span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="background-color: #ffffff;"><span style="color: #0000ff;">Bu konuda özellikle insanın kendi nefsine olan alakası ciddi bir göstergedir. Çünkü insan sevdiği şeyi nefsi için sever. Mal sevgisi, baş olma sevdası, nefsin bu tür tutkularıdır. </span></span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><strong>Kalbe en çok etki eden şeylerden bir diğeri, ağızdan giren lokmalardır. Haram lokma <span style="background-color: #ffffff;">kalbi</span> hayatı etkiler</strong>. Bir başka ifadeyle haram ve şüpheli şeyler <strong>kalpte iz bırakır ve gönlü karartır.</strong> <span style="text-decoration: underline;">Haram ve şüpheliden başka, mubah ve helalde sınır-tanımazlık ve israf bile kalbi bozar. Şeytanın insana nüfuz yollarını açar. </span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"> </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: center; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><img id="il_fi" class="aligncenter" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="https://igw9ia.bay.livefilestore.com/y1mlFTWFHS6QNRopYzVqCOs1OVxkwWdiQyqlWllqqzRm9Q0lbQlNbGeK47iFmMIcrlxduspH46LF52EHdSG6GO1bpMy9gHpeYlbnUFvaLE-sEijdHiqlHPLx1riXSC-nJ7z-SunWXeIk4c/gelincikdz3.jpg" alt="" width="403" height="433" /></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #339966;"><strong><span style="color: #008000;">Kalbiselime ermek, gönlü gönüller sultanına vermek, Rahman tecellisine mazhar olmak demektir.</span></strong></span> </span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #008000;"><strong>Kalbiselime ermek, incelik ve zarafet timsali bir insan olup huzur hâline varmaktır.</strong></span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #008000;"> </span> Nitekim Peygamberimiz bu hâle ermek için Allah Teala’ya şöyle dua ederdi:<strong> “Allah’ım! Sen’den dinde sebat isterim. Doğru söyleyen bir dil ve kalbiselim dilerim.” </strong>(Tirmizî, Deavât, 23/3407)</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #008000;"><strong>Kalbiselim; incinmeyen ve incitmeyen kalptir. </strong></span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #008000;"> </span>İncinmemek incitmemekten daha zordur. Çünkü incitmemek eldedir ama incinmemek elde değildir. Kalbiselim sahibinin üç vasfı vardır:</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="color: #800080;"><span style="font-size: medium;">1- İncitmez, </span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="color: #800080;"><span style="font-size: medium;">2- İncinmez, </span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="color: #800080;"><span style="font-size: medium;">3- İyiliği Allah için yapıp karşılık beklemez.</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">İncitmemek ve incinmemek konusunda en mühim hususlardan biri de, kusur ve kabahat örtücü olmaktır. Settar isminin mazharı olarak, insanların kusurlarına karşı iğmaz-ı ayn edip görmezden gelmektir.</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Pertev Paşa incitmemek ve incinmemek konusunda der ki:</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">“Dikenden incineceksen bülbülün âşık olduğu gülü koklama. Ne başkasının sevgilisine ilgi duy, ne de ağyâr sayılan Allah’ın dışındakilerden incin. Ne sen başkasından âh al, ne de başkasının âh u zârından incin. <span style="color: #0000ff;">En doğrusu ne sen başkasından incin; ne de başkası senden incinsin.” </span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana;"><span style="font-size: medium;">Bir başka şair şöyle söyler:</span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="color: #0000ff;"><span style="font-size: medium;">“Ey akıllı kişi insanların ve cinlerin en makbulü olan davranış şudur: Ne kimse senden incinsin ne de sen kimseden incin.”</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="font-size: medium;">Mümin, Hakk’ın huzuruna,</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="font-size: medium;">hiç kimseye eziyet etmeyince <strong>vera’ ile;</strong></span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="font-size: medium;">kalbini Rabbe yöneltip kimseden incinmeyince <strong>vefa ile;</strong></span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="font-size: medium;">yaptığı salih amellere herhangi bir faniyi ortak etmeyince <strong>ihlas ile</strong> </span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="font-size: medium;">ve hepsiyle birden</span></span></span></p>
<p style="text-justify: inter-ideograph; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 14.4pt;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana; font-size: 11px;"><span style="font-size: medium;"><strong>kalbiselim </strong>ile varır</span>.</span></span></p>
<p> <span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_FormView1_ADSOYADLabel" style="FONT-FAMILY: Tahoma; FONT-SIZE: 12px; FONT-WEIGHT: bold">Prof. Dr. H. Kâmil Yılmaz</span><br />
<span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_FormView1_UNVANLabel" style="FONT-FAMILY: Tahoma; FONT-SIZE: 12px; FONT-WEIGHT: bold">Marmara Üniv. İlahiyat Fak</span></p>
<p> </p>
<div><span style="font-family: verdana;"> </span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/kalb-i-selim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CUMA DÜŞÜNCELERİ_ AVARE GÖNÜL..</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/cuma-dusunceleri_-avare-gonul.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/cuma-dusunceleri_-avare-gonul.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 13:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[kalp.]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
                Dinle ey nefsim..!
                Dinle ey avare gönül..!
              Göğüs kafesinin biraz solunda gece gündüz; uykuda uyanıklıkta; seferde hazarda; sevinçte tasada.. Bir çağlayan misali akıp duran, hep canlı ve çalışan.. Canevimiz.. Can merkezimiz..Kan merkezimiz.. Bu yumruğun kadar et parçasının marifetlerini anlama çabasının neresindesin?
              Bu çırpınıp duran, her çırpınışında Al-Lah diyen bu can merkezini, sahiden dinleme ayıklığını gösterebildin mi?
                                                               Allahumme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <img src="http://islamcokguzel.files.wordpress.com/2007/10/semazen.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;">                <span style="color: #ff0000;">Dinle ey nefsim..!</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                Dinle ey avare gönül..!</span></p>
<p style="text-align: center;">              Göğüs kafesinin biraz solunda gece gündüz; uykuda uyanıklıkta; seferde hazarda; sevinçte tasada.. Bir çağlayan misali akıp duran, hep canlı ve çalışan.. Canevimiz.. Can merkezimiz..Kan merkezimiz.. Bu yumruğun kadar et parçasının marifetlerini anlama çabasının neresindesin?</p>
<p style="text-align: center;">              Bu çırpınıp duran, her çırpınışında Al-Lah diyen bu can merkezini, sahiden dinleme ayıklığını gösterebildin mi?</p>
<p style="text-align: center;">                                                               <span style="color: #339966;">Allahumme salli alâ Muhammed..!</span></p>
<p style="text-align: center;">               Düşünce manyetiği ve yüksek ruh enerjisi ile, can merkezin nasıl irtibatlı, nasıl huzura katlı.. Dinle bir kendini..  Kulak ver KALP denen bu mucizeye.. Nasıl çarpıyor..Nasıl çırpınıyor&#8230;? Kim için canhıraş bir gayretle çırpınıyor?..</p>
<p style="text-align: center;">     </p>
<p style="text-align: center;">                &#8220;Kendini bilen Rabbini bilir.&#8221; Diyen Hz. Ali(R.A), alemlerin yaratıcısı, sınırsız güç, Yüce Mevla&#8217;ya giden yolda, &#8220; kendinden başla&#8221;  derken ne muazzam bir tespitte bulunuyor.</p>
<p style="text-align: center;">                                                     <span style="color: #ff6600;">           Estağfirullah..El Azim..El Keriim&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;">                  Günümüz dünyasının ve Türkiye&#8217;sinin muhtaç olduğu &#8220;huzur&#8221; &#8220;dinginlik&#8221; ve &#8220;doymuşluk &#8221; İslamın batıni açıdan yorumlanmasıyla mümkün olsa gerek.. Bilinir ki insanoğlunun iç alemi, dış alemden daha derin, daha büyük, daha renkli&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">                 Dünya cilveleri, dertleri, kederler; saltanat ve kâşâneleri kişiyi bunaltacak kadar önemli ve büyük hale gelmişse, bunalımların kucağından ancak AŞK &#8216;LA sıyrılmak mümkün olabilir. Bu hâl renksiz, vasat, küçük dış alemden iç aleme yönelme başarısı,  daralan yolların açılması, kasvetli gönüllerin aydınlanması demektir&#8230;<img src="http://3.bp.blogspot.com/_LvpxQbTPAkw/Shp0xPT6mpI/AAAAAAAAACQ/oLY0Wo422j0/s320/Allah-Muhammed%5B1%5D.jpg1.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;">                                                              <span style="color: #0000ff;">Dinle neyden kim hikayet etmede,</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;">                                                             Ayrılıklardan şikayet etmede.. (Hz. Mevlânâ)</span></p>
<p style="text-align: center;">                     Canı ayrılık kıskacından kurtarıp Canan&#8217;a ulaştırmak gayreti içinde olmadıkça, hayat denen kısacık zaman dilimi, upuzun bır ızdıraba dönüşür.. </p>
<p style="text-align: center;">                     Evet dünya insanlığının ve insanımızın pek çok gailelerle meşgul olduğu; ciddi ve derin problemlerle boğuştuğu bu zamanda en önemli mutluluk anahtarı TASAVVUF TERBİYESİ&#8217;dir. Bu satırların yazarının, bu konuda söz  beyanının haddine olmadığının bilincinde olarak, cahilce de olsa bu hususu belirtme gereği duyulmuştur. Bu da O&#8217;ndan.. Herşey O&#8217;ndan, O&#8217;nunla ve O&#8217;na göre ise bu da O&#8217;ndan.. Belki yazarın emekleme, ilgilenme çağları.. Kim bilir?</p>
<p style="text-align: center;">                   İstanbul malum, iki koldan fethedilmiştir. Akşemseddin Hazretleri çadırında öteler ötesinde, batın cephesinde gözyaşlarını sel ederken; beri tarafta Fatih Mehmet Han, atını denize sürmekte, balistik hesaplarını bizzat kendisinin yapıp döktürdüğü toplarla Bizans surlarını dövmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">                   Şu halde gelişme ve kalkınma için, ilerlemek ve güçlü olmak için, FATİH  de lazımdır, ALŞEMSDDİN de&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">                   Akşemsettin Hazretleri, olayın AŞK boyutundadır. Fatih ise olayın icra boyutundadır. Biri diğerini tamalamaktadır. Fatih&#8217;i,  hocası Akşemsettin ve devrin büyük Velisi Şeyh VEFA Hazretleri kendi boyutunda bırakmış, &#8220;boyut değiştirmesine&#8221; müsade etmemişlerdir. Zira hayat iki boyut üzerinden ilerlemek zorundadır.</p>
<p style="text-align: center;">                   Tasavvufu, uyuşturan, Hin tve Yunan felsefesi esintilerinin İslama bulaşması olarak yorumlayanlar;  Selçuklu ve Osmanlı&#8217;nın çöküş sürecini hızlandıran önemli amil olarak görenler ikinci boyutun ham ve hantal beyinleridir. Dahası birinci boyutu  (AŞK) hayal bile edemeyenlerdir.</p>
<p style="text-align: center;">                   Tasavvufun mertebeleri, kuralları, nefis terbiyesi.. Mürşid, Şeyh.. Mürid.. Kendi başına bir mektep ve eğitim metodolojisi ortaya koyar.. Herkesin birinci boyutta veya ikinci boyutta seyretmesi sonuca varmayı mümkün kılmaz. İki boyutlu ilerleme zorunluluğu var. Tıpkı büyük Fetih&#8217;te olduğu gibi.</p>
<p style="text-align: center;">                    Ancak, insanın yaratılışı, ilahi cilve olarak, iki boyuta da meyillidir. Fert kendinde hangi boyut ağır basıyorsa bunu bilmeli ve o yönde ilerlemelidir. AŞK boyutu ağır basanlar aşk&#8217;a, İcra boyutu ağır basanlar İcra&#8217;ya yönelmelidir. Her iki yönden de yürürken, hareket zemini elbette Rızay-i Bâri&#8217;dir.</p>
<p style="text-align: center;">                   Herkes Fatih.. Herkes Akşamseddin olmaya kalkarsa..  Yani, toplum sadece Fatih&#8217;lerden veya Akşemseddin&#8217;lerden oluşacak olsa..Tek yanlı bir durum dengesiz olacağından zorluklar  çıkar.. Oysa İslam&#8217;ın, Hz.Peygamber(s.a.v)&#8217;in tavsiyeleri &#8221;DENGE, itidal, ortayol &#8221; üzeredir. Tasavvufu ifrat vb. gibi değerlendirmeler yarine, denge olarak ele almak daha isabetli olsa gerektir.</p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img2.blogcu.com/images/e/s/v/esvet/huzurluaile_gercegibilmek1_nisan07.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;">                    Burada Büyüklerin sözleriyle yazımızı sonlandıralım&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">                   &#8220;<span style="color: #ff0000;">İlmi ile amel etmeyen alim, başkalarını giydirdiği halde kendisi çıplak olan iğne gibidir..&#8221;  Gazâli</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                   &#8221;Büyük bir adam olmak, &#8220;iyi bir adam olmaktan&#8221; kolaydır..&#8221;  Abdulkadir Geylâni</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                  &#8220;Maddi hayata meyledenler için hayat,deniz suyu içmeye benzer;  içtikçe susarlar, susadıkça içerler&#8230;&#8221;Muhiddin Arâbi</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                  &#8220;Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz?   Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?&#8221; Mevlana Celaleddin Rumi</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                  &#8221;Bizim yolumuz irfan yoludur. İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır..&#8221;Hacı Bektaş Veli.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                 &#8220;Ölmek felaket değildir, öldükten sonra başa gelecekleri bilmemek felakettir..&#8221; İmam Rabbani</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">                &#8220;Herşeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir, göz ise maneviyattan kördür..&#8221;  Bediüzzaman</span></p>
<p style="text-align: center;">                                                       La İlahe İllallah Muhammedün Resûlullah</p>
<p style="text-align: center;">                 Ey ham ve avare  gönül.. Boyundan büyük laflar edersin..</p>
<p style="text-align: center;">                 Nice ola senin halin bunca hata, kusur ve isyan ile..?</p>
<p style="text-align: center;">                 Kim tuta senin elinden, çetin hesap günü?</p>
<p style="text-align: center;">                 Ey yalnızların yaranı, kimsesizlerin kimsesizi, asilerin lütufkarı, günahkarların affedicisi, alemlerin sahibi-yaratıcısı, sonsuzlar sonsuzu, evveller evveli, güzeller güzeli&#8230; Rahman ve Rahim sıfatına titryerek sığanıyorum.</p>
<p style="text-align: center;">               Riya ve günah kırıntılarını görmeyiver..Affediver.. Sen affediçisin, affı seversin..Bizleri de affeyle ya Raab.! Cümle ümmeti ve insanlığı Aasaan eyle Ya Raab!</p>
<p style="text-align: center;">               Daima huzurda olmak dileğiyle hoşçakalın efendim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/cuma-dusunceleri_-avare-gonul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

