<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Ali Aktar&#039;ın Kişisel Blogu &#187; izmit</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetaliaktar.com/tag/izmit/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetaliaktar.com</link>
	<description>Kuvvetsiz Adalet aciz ; Adaletsiz Kuvvet Zalim Olur</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 10:44:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;&#8230;..3</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-3.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 12:25:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[vakıflar yurdu.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[
*  1975 ..Ortada Kandıra&#8217;lı Cavit Demiröz..  Öğretmen.30 yıl sonra Kandıra&#8217;da evvelki yıl görüştük.
İzmit, 1972-1976
Sıhhıye Rıza Amca ve Şevket Amca..
Vakıflar Yurdunda kalıp okulumuza devam ediyordum.. Bir yandan, yeni kitaplar alıyor, okuyordum, diğer yandan ,  PINAR, Yeniden Milli Mücadele dergisine abone olmuştum. Daha sonra &#8220;İlim, Kültür ve Sanatta GERÇEK &#8220;  dergisine de abone olmuştum.. Bu dergilerin, birisi haftalık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1972_2.jpg" target="_blank"><img style="margin: 4px; background-color: #ffffff; border: #ebebeb 1px solid; padding: 4px;" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1972_2.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
*  <span style="color: #ff0000;">1975 ..Ortada Kandıra&#8217;lı Cavit Demiröz..  Öğretmen.30 yıl sonra Kandıra&#8217;da evvelki yıl görüştük.</span></p>
<p>İzmit, 1972-1976</p>
<p>Sıhhıye Rıza Amca ve Şevket Amca..</p>
<p>Vakıflar Yurdunda kalıp okulumuza devam ediyordum.. Bir yandan, yeni kitaplar alıyor, okuyordum, diğer yandan ,  PINAR, Yeniden Milli Mücadele dergisine abone olmuştum. Daha sonra &#8220;İlim, Kültür ve Sanatta GERÇEK &#8220;  dergisine de abone olmuştum.. Bu dergilerin, birisi haftalık, birisi aylık, diğeri 3 aylık dergilerdi. Her çıktıklarında, söz yerindeyse su gibi içerdik.</p>
<p>Bu dergiler ve Otağ yayınları arasından çıkan yayınlar,   gençliğe merhaba dediğimiz sıkıntılı günlerde bize bir cansuyu gibi geliyordu.. Hocalarımızın ilhamı, büyüklerimizin nasihatleri ile birlikte, bu okumalar bize geleceğimiz adına çok şey katacaktı.. O günlerde, o dergileri bize ulaştıran, yazılarıyla, akıl, gönül ve ruh dünyamızı olumlu yönde dokuyanlara şükran ve minnet borçlu olduğumu ifade etmek isterim.. Hepsinden Allah razı olsun.. Ahirete irtihal edenler için duamızı da eksik etmiyoruz..</p>
<p>Bu arada  tanıştığımız ve bize kültür zenginliğinin yollarını açan grup da anlaşılacağı üzere Yeniden Milli Mücadele Grubu. Sıkı bir &#8220;Kültür Çalışması&#8221; yapardık.. Dünyada ve Türkiye&#8217;de Gerçek Emperyalizm, İlmi Sağ, İnkılap İlmi, Türkiye&#8217;de vatan bölme faaliyetleri, Sion Önderlerinin Protokolleri, Millet Düşmanlarının İhanet Planları, Fener Patrikanesinin programı, Kadroların Vazifeleri, İslam İnancının Temelleri AKAİD, Hz.Peygambern Hayatı vb. Pek çok kitabı 3-5 kişilik gruplar halinde okurduk, yorumlardık. Buna &#8220;Kültür Çalışması &#8221; denirdi.. Kültür çalışmaları, sadece kitap okuma değil, aynı zamanda, sosyal, siyasal, politik gelişmemizi de sağlıyordu.. O zamanlar, Mücadeleciler, yurtları, yayınları vs. ile gıpta edilen bir gençlik teşkilatıydı..  Muhterem Edibali ve arkadaşlarına ülke insanı bu açıdan, verilen hizmetler için, gösterilen gayretler için teşekkür borçludur.. Hiç değilse 25 bin dolayında vatan evladını bu OKUL , vatansever, inancına, kültürüne ve tarihine bağlı; bilinçli kadrolar olarak yetiştirmiştir. Bu önemli bir kazanımdır. Ne var ki, sebepleri mutlaka vardır, bu okul işlevini yitirmiştir.. Kendini güncelleyememiştir. Ve 1978-80 lerde donmuştur.</p>
<p><span id="more-302"></span></p>
<p>*      *          *<br />
Okulun 300 m. yakınında Sıhhıye Rıza Amcaların evi olduğunu öğrendim. Zira, onlar da yeni gelmişlerdi tayinle.. Rıza Amca&#8217;nın eşi Feride Teyze harika bir insandı. Eflani&#8217;de Annem&#8217;lerin iyi arkadaşı, hatta onlara yolgösterici idi.. Ne de olsa bize göre ilçe  merkezinde  otururlardı. Şimdi İzmit&#8217;teydiler..Aynı Vilayetteydik..</p>
<p>İlle gel, niçin gelmiyorsun derlerdi..  Utangaçtım. Onurluydum. Kimseye yük olmak istemeyen bir yapım vardı. Onun için çok seyrek giderdim. C.tesi Pazar günlerinden birinde bazen gider TV de seyrederdim. Zira TV her evde yoktu o zaman..</p>
<p>Rıza Amca, bir gün eline kalemi almış, &#8220;bak hanım&#8230;&#8221; diyerek Feride Teyze&#8217;ye &#8220;sen güzel baklava yaparsın, günde 3 sini baklava, pastanelere ev baklavası&#8230;&#8221; diye tarif ediyor, program yapıyordu. Ev kira. Demekki maaş yetmiyor olmalı ki yeni projeler üretiyordu.. Çocuklar var.. Necmi benimle yaşıt. Nesrin yine akran ve okula gidiyorlar.. Ablaları da vardı.. Geçim kolay değil&#8230;</p>
<p>Bana  Feride Teyze &#8220;evladım çamaşırlarını getir yıkayalım, her hafta veya ne zaman canın isterse gel&#8221; derdi. Bana anne babalık yaparlardı..  Öyleya 16-17 yaşında garip bir kuş gibiyiz biz oralarda. Yemeksiz göndermezlerdi.. Beni geriden geriye takip ederlerdi. Memlekete vardıklaarında beni anneme meth ederlermiş. &#8220;Çok terbiyeli, üstünü başını tertemiz nasıl tutuyor  şaşılacak şey..vs&#8221; derlermiş.. Tabi annem de gurur duyarmış.. Bana anlatırdı..</p>
<p>Kaderin cilvesine bak ki, 20 yıl kadar sonra kader bizi Karabük&#8217;te buluşturdu onlarla..Sürücü Kursu açmıştık. Motosiklet ehliyeti almak için müracaat ettiler. Rıza Amca&#8217;nın ayağı biraz aksardı. Sepetli motosikletiyle sınavlara girmişti. Sepette de sınav esnasında Feride Teyze oturuyordu.. Eğitim alanında ciddi bir sınav vermişlerdi  Birbirlerini çok seviyorlardı. Dünya iyisi insanlardı onlar yahu..Allah Rahmet eylesin.. Onları dualarımda annemden hiç ayırmam haala.. Ömrüm oldukça duaya devam edeceğim..</p>
<p>Tütünçiftlik&#8217;te oturan köylümüz Şevket abilere de giderdim bazen..  Şevket abi müthiş çalışkan birisidir.. İnek besler, bahçe yapardı Fethiyye Teyzeyle. Demir Çelik Fabrikalarının İzmit iş kolunda çalışıyordu. Geniş bahçeli bir gecekondusu vardı. Beni sağolsunlar çok iyi karşılarlardı. Şevket Abi:&#8221;Hanım M.Ali&#8217;ye bir mıhlama yap bakalım..!&#8221; derdi hemen. Mıhlama deyip geçmeyelim, kıymalı yumurtanın has&#8217;ı ve herkes yiyemiyor o zaman..</p>
<p>Ben orada akşam üzerine kadar oyalanırdım..Şahin, Ramazan, Muzaffer ve diğer çocuklara ders yaptırırdım. Yardımcı olmaya çalışırdım. Allah razı olsun çok desteklerini gördüm.. Bize onların güleryüzü bile en büyük destekti. Kadere bakın ki, Şevket Abi&#8217;nin oğlu Muzaffer, şimdi doçent Muğla&#8217;da ve kızkardeşimin Bey&#8217;i&#8230; Yani eniştemiz..</p>
<p>Köye gittiğimde Şevket Abi Ve Fetiyye Teyzeyle görüşüyoruz.. Daha geçen yıl yazında, kapının önünde bahçede sıcacık gözlemelerinden ikram ettmişlerdi.  bostanlarından, birlikte mis gibi doğal çilekler   toplamıştık. Size de minnettarım Şevket abi ve Fetiyye Abla.. Allah ömrünüzü uzun etsin..</p>
<p>Gönül selamımla.. Allah&#8217;a emanet olunuz..    20/04/2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;.4</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 12:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul kazancı]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[lokmanlı köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[         
                 KANDIRA LOKMANLI KÖYÜ&#8217;NDE İLK KONUŞMA.. KOCAELİ   YURDUNDA BAŞIMA GELENLER..
                 İzmit,1972-1976
                  Lise sonlardayız.. Kendimize iyice çekidüzen verdik.. İdealist dingörevlisi olarak kendimizi hazırlıyoruz..
                  Vakıflar yurdunda kalıyoruz.. Öğretmen Lisesine giden Cavit Demiröz arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz.. Kendisi Kandıra&#8217;nın Lokmanlı köyünden..
                 Bir gün bana dedi ki: &#8220;M.Ali,  dedemin bir ay sonra köyde mevlidi olacak.. Hoca lazım.. Konuşma yapacak bir hoca.. O da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         <br />
           <span style="color: #0000ff;">     <strong> KANDIRA LOKMANLI KÖYÜ&#8217;NDE İLK KONUŞMA.. KOCAELİ   YURDUNDA BAŞIMA GELENLER..</strong></span></p>
<p>                 İzmit,1972-1976</p>
<p>                  Lise sonlardayız.. Kendimize iyice çekidüzen verdik.. İdealist dingörevlisi olarak kendimizi hazırlıyoruz..</p>
<p>                  Vakıflar yurdunda kalıyoruz.. Öğretmen Lisesine giden Cavit Demiröz arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz.. Kendisi Kandıra&#8217;nın Lokmanlı köyünden..</p>
<p>                 Bir gün bana dedi ki: &#8220;M.Ali,  dedemin bir ay sonra köyde mevlidi olacak.. Hoca lazım.. Konuşma yapacak bir hoca.. O da yetmez Mevlid okuyacak bir iki hoca daha..&#8221; Ben &#8221; tamam ben ekibi hazırlarım&#8221; dedim.. Bir de Kemal Bayraktar arkadaşım var, daha önce Kurslarda okumuş, hafızlığı bitirmiş.. Aynı okulda okuyoruz, aynı yurtta kalıyoruz.. Konuşma işi  benim, okuma işi Kemal&#8217;in.. Olur mu, olur.. Konuştuk.. İş tamam..Yaş 17 filan..</p>
<p>                İş tamam ama, benim diksiyonum, hitabım iyi.. Bu belli.. Lakin hayatımda bir kez camaat karşısına çıkmamışım.. Konuşma yapmamışım.. Bu da bizim için uygulama olur deyip cesurca daldık işe.. O günden itibaren bir ay&#8217;a yakın çalıştım..Devamlı konuşacaklarımı kitaplardan not alıp yazıyordum.. Hazırlık iyi gidiyordu.. Bir kaç defa, kürsüdeymiş gibi Kemal hoca&#8217;ya konuştum.. Çok beğendiler..Konu &#8220;Ahiret&#8221;ti zannediyorum&#8230;</p>
<p>              Beklenen gün geldi.. Bir gün önce Lokmanlı köyüne vardık..E..Hocalar gelmiş.. Köylü toplanmış.. İzzet ikram..Harika bir akşam.. Lokmanlı Köyünde her evin bahçesinde bir fırın var.. Biz buna yabancıyız.. Çok ilginç geldi.. Kebaplar, yemekler, ekmekler..Hep fırından çıkıyor.. Cavit&#8217;in annesi teyzemiz de bu ziyafete yeni yapılmış yoğurt, bal vs. ilave etmiş ki.. Gelişme çağındayız.. Yemek hep karavana iken&#8230;Böyle bir ziyafet.. Haala tadı damağımdadır..</p>
<p>            Bir gün sonra, mevlid merasimi için camideyiz.. Cami hınca hınç dolu.. Ben hazırlıklıyım.. Özel defterimi sıkı sıkı tutuyorum.. Kemal hoca için sorun yok o tecrübeli..Sesi gür.. Vaiz de var.. Merasim namaz sonrası başladı.. Kürsüye çıktım.. Mikrofonla ilk tanışmam.. Sesimi hoperlorden duymaya başlayınca ben coşmuşum..  Konuşuyorum. Zaten çok hazırlıklıyım.. konuşma bitti, okumalara geçildi.. O da bitti.. Dağılmadan, daha büyük bir ziyafet&#8230; Millet bizi tebrik ediyor..Hayır dualar ediyor..&#8221;Maşallah maşallah&#8221; diyor.. Hasılı havamız iyi şekilde ayrıldık köyden akşam üzeri&#8230;<br />
                                                      <br />
                                                       *   *   *</p>
<p>           Aradan bir hafta geçti, Cavit köyüne gitti-geldi..</p>
<p>           Beni görünce, gelsene buraya dedi.. &#8220;Ya ben köyden geliyorum..Millet seni konuşuyor.. O gencecik hoca ne konuşma yaptı öyle..Bravo vallahi..Analar neler doğuruyor bee..&#8221; diyorlar.. Dahası,&#8221; Köyde dul bir teyze var, o diyor ki, &#8220;oğul, konuşma yapan o genç hoca senin arkadaşınmış, o konuştu ben ağladım.. Beni çok etkiledi. Kızımı ona verip, razı olursa  bütün mal varlığımı da O&#8217;nun üzerine yaptıracağım.&#8221; diyor. Ne dersin? Doğruydu, üst katta da hanım cemaat vardı.. Bu kadıncağız da oradaymış.. Tabi ben buna çok sevindim, moral buldum. Ama kız işine sıcak bakmadım.. Daha okuyacaktık..Önümüzde yıllar vardı.. Ama bu olay beni hatip yaptı..<br />
                                                                   *       *      *</p>
<p>          Tıpkı okulda Edebiyat öğretmenim L.Ertuğrul Kazancı&#8217;nın beni yazar yaptığı gibi..</p>
<p>          Okulda Kültür Edebiyat başkanıydım.. Yurtta da yurt başkanı&#8230;</p>
<p>           Bir başyazı yazmıştım duvar gazetesine.. &#8221;Yaşasın Kıbrıs Türk Devleti&#8221; diye.. Tabi başlık almaydı.. O zaman yayınlanan Yeniden Milli Mücadele Dergisindeki kapak yazısıydı.. Ben estim, gürledim.. Hamasi bir yazı yazmıştım hatırladığım kadarıyla.. L.Ertuğrul Hocam beni çağırdı.. Kendisi öğretmenlik yaparken, mahalli gazetelerde de yazı yazıyordu..&#8221; M.Ali senin başyazıyı temize çek, gazetede yayınlattıracağım&#8221; dedi. Ben olur hocam derken uçuyordum sevinçten.. Bir gün sonra verdim yazıyı.. Artık hergün gazete bayiine gidiyor, gazetede yazımın çkıp çıkmadığına bakıyordum.</p>
<p>          1.5 Ay filan çıkmadı yazı..Hocaya soruyorum.&#8221;Çıkacak&#8221; diyor.. Sabırsızlanıyordum..Meğer gazete biraz solcu olduğundan, bizim yazıyı yayınlamak istememiş.. Ama hoca bastırmış.. Nihayet yayınlandı.. Ben uçuyordum.. İlk defa bir yazım, matbu harflerle, köşe yazısı biçiminde yerel bir gazetede yayınlanmıştı.. İşte bundan sonra ben yazar da olabiirim dedim.. Zaman içerisnde  amatör planda da olsa üç adet kitap yayınladım.. &#8220;Toplumun Renkleri&#8221;  &#8220;Ticaretin ABC&#8217;si&#8221; &#8221; Sözlerin Renkleri.&#8221;</p>
<p>           &#8220;Sözlerin Renkleri&#8221;nin 2. baskısı kısmet olursa önümüzdeki Perşembe günü (21/05/2009) çıkıyor.. Benim bu hasletlere sahip olmamda, L.Ertuğrul Kazancı Hoca&#8217;nın çok rolü olmuştur. Bir ara ADD başkanlığı da yapan bu hocamı saygıyla anıyorum.. Tabi hak yemeyelim, ortaokul 1. sınıfta, ilk yazılı Türkçe dersinden olmuştu.. Köyden 5 sınıf bir arada okuyup gelen gariban M.Ali, ilk okunan yazılıdan, Türkçe&#8217;den 10 üzerinden 7 almıştı.. bir iki kişi de 8-9 almıştı.. o zamanki, Trabzon&#8217;lu Türkçe öğretmenim Ahmet Yılmaz&#8217;ın da katkısını yadetmeliyim.. O yedi beni de beni Türkçe öğretmeni aypmıştı.. Yaa..!  Tüm hocalarımı saygıyla anıyorum.. </p>
<p>                                                                 *       *         *</p>
<p>             Bir de yurtta Fevzi diye bir arkadaş vardı.. Ticaret Lisesine gidiyordu..Ali Çetin diye belletmen hoca onları korurdu.. Ali Bey, TV filan olmayan  o günlerde, küçük radyosunu kulağına koyar, bizim başımızda mütalaa yaptırırken, O &#8220;Bizim Radyo&#8217;yu dinlerdi&#8230; Hızlı bir Marksist&#8217;ti. Fevzi de Yurt başkanı ve O&#8217;nun adamı.. </p>
<p>           Yemek bahane edip yurtta boykot yaptırmak istediler..  O zamanlar boykot, eylem meşhurdu.. Şimdi de var ya bazı idealist(!)ler&#8230; Neyse&#8230; Biz mani olduk. Gece Müdürü çağırdık yurda.. Yemekler güzeldi..Herşey iyiydi.  Aşçı kadın, Müdürün kayınvalidesi idi.. Esas sorun buydu..</p>
<p>           Boykot&#8217;a mani olduk.. Bununla da kalmayıp yurt başkanı olduk.. </p>
<p>          Sen misin mani olan.. Fevzi her yerde gelip resmen laf atıyor, üzerimize yıkılıyor, surat yapıyor, diş biliyor..</p>
<p>           Bir gün Kemal, Sami, Ruhi arkadaşlarım yanımdayken yine sürtünmez mi Fevzi dolap önünde.. Ben de kavgacı bir insan olmadığım halde, restle cevap verdim.. Çık dışarıda görüşelim filan dedik.. O yalnız biz üç kişiyiz.. Çıktık, akşam karanlığı bastmıştı.. Yurttan 200m. kadar uzaklaştık.. O tek biz üç kişi.. Lakin kerata dövüşçüymüş. Durduk, ne bu senden çektiğimiz filan demeye kalmadı, Fevzi bana tam burnuma sert bir kafa attı:)  Hayatımda ilk ve son yediğim kafaydı bu.. Bir an yıkılmak üzereyken kendimi toparladım.. Benim ağız burun kan içinde.. Arkadaşlar tribünlerde&#8230; Onlar da saf.. Ben cebimden tükenmez kalemi çıkardım.. Fevzi kaçıyordu.. Onu bıçak zannetti galiba akşam karanlığında&#8230; Hasılı O bir etkili kafa atmasıyla, ben de bir kafa darbesi aldığımla kaldık.</p>
<p>            Üç yıl önce Kandıra&#8217;ya meaaile gittik. Cavit Bey&#8217;in izini bulduk. Konuk olduk. Öğretmen Kandıra M.Akif Ersoy ilköğretim&#8217;de. Hızımızı alamadık, Geyve&#8217;ye gittik..Orada da Sami Gençer var. 30 yıl sonra O&#8217;nu da buldum.. O da sınıf öğretmeni olmuş. Evinde misafir olduk..  Sami&#8217;ye sordum &#8220;Senin hemşehrin, Geyve&#8217;li bir yurt arkadaşımız olacaktı. FEVZİ. Görüyor musun O&#8217;nu..?&#8221; diye..  &#8221;Görmez olur muyum, o da öğretmen burada&#8221; dedi. Şimdi çok olgunlaştı, namazında niyazında.. Üstelik AK PARTİ&#8217;li.&#8221; demez mi&#8230; &#8221; O&#8217;na selam söyle, bir kafa atmıştı bana İzmit&#8217;te. Ondan bir kafa alacağım var:)) dedim.. Ahh.. Gençlik.. Vah zaman.. Nereden nereye&#8230;(Devam edecek)</p>
<p>            Gönül selamımla ..</p>
<p>            Allah&#8217;a emanet olunuz&#8230; 16/05/2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
