<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KALB-İ SELİM İLE ALLAH DİYELİM &#187; din.</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetaliaktar.com/tag/din/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetaliaktar.com</link>
	<description>ALLAH VAR... KEDER YOK...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 10:20:18 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>ŞEYTAN NEREDE? VEYA SEN ŞEYTANIN NERESİNDESİN?</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/seytan-nerede-veya-sen-seytanin-neresindesin.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/seytan-nerede-veya-sen-seytanin-neresindesin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 13:28:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cuma Düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[allah.]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=1215</guid>
		<description><![CDATA[EÛZÜ BİLÂHİ MİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM..
 
 
&#8220;Hani Rabbin meleklere: &#8220;Gerçekten ben, çamurdan bir beşer yaratacağım&#8221; demişti. &#8220;Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın.&#8221; Meleklerin hepsi topluca secde etti; Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (Allah) Dedi ki: &#8220;Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 18px;"><strong><span style="color: #ff0000;"><span><span>EÛZÜ BİLÂHİ MİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM..</span></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 18px;"><strong><span style="color: #ff0000;"><span><span><span style="display: none;"> </span><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.emelsen.net/wp-content/uploads/2007/06/demon.jpg" alt="" width="448" height="336" /></span></span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #0000cd;"><span><span>&#8220;<strong>Hani Rabbin meleklere: &#8220;Gerçekten ben, çamurdan bir beşer yaratacağım&#8221; demişti. &#8220;Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın.&#8221; Meleklerin hepsi topluca secde etti; Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (Allah) Dedi ki: &#8220;Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?&#8221; Dedi ki: &#8220;Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.&#8221; (Allah) Dedi ki: &#8220;Öyleyse ordan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın.&#8221; &#8220;Ve şüphesiz, din (kıyametteki hesap) gününe kadar benim lanetim senin üzerinedir.&#8221; Dedi ki: &#8220;Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri güne kadar bana süre tanı.&#8221; Dedi ki: &#8220;O halde, süre tanınanlardansın.&#8221; &#8220;Bilinen vaktin gününe kadar.&#8221; Dedi ki: &#8220;Senin izzetin adına andolsun, ben, onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım.&#8221; &#8220;Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç.&#8221; (Allah) &#8220;İşte bu haktır ve ben hakkı söylerim&#8221; dedi. &#8220;Andolsun, senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım.&#8221; Kur&#8217;an-ı Kerim-(38/71-85)</strong></span></span></span></p>
<p><span style="color: #0000cd;"><span>&#8220;Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, yaptıklarının sonucunu tadmışlardır. Onlara acı bir azab vardır. Şeytanın durumu gibi; çünkü insana &#8220;İnkâr et&#8221; dedi, inkâr edince de: &#8220;Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;tan korkarım&#8221; dedi. Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların cezası budur. Kur&#8217;an-ı Kerim_(59/15-17)&#8221;</span></span></p>
<p>SAHİ ŞEYTAN NERESİNDE İNSANOĞLU&#8217;NUN..?  VEYA ŞEYTANIN NERESİNDE İNSAN? ÖNCE ŞEYTAN&#8217;IN BİR HAYAL, ÜTOPYA, EFSANE, DİNSEL SÖYLEM VB&#8230; GİBİ İŞİ BASİTE İNDİRGEYEREK ŞEYTANIN VARLIĞI YOKLUĞU ARASINDA BOCALAMA EY HACE! ŞEYTAN KURNAZLIK YAPIP, ZEKİLİK GÖSTERİSİNDE BULUNUP, KİBİR VE UCÛP EDİP HZ. ADEM BABAMIZA SECDE ETMEDİĞİ GÜNDEN BU YANA ADETA IŞINLAMA SİSTEMİYLE İNSANLARIN ARASINDA.. DAMARLERINDA.. DİMAĞINDA.. AMA GERÇEK SAMİMİ MÜSLÜMANIN ÇOOK UZAKLARINDA.. ONA YAKLAŞMASI MÜMKÜN DEĞİL.. AMA ASLİ İŞİ ONLARLA.. DERDİ MÜSLÜMANCA YAŞAYANLARLA..</p>
<p><span style="color: #0000cd;"><strong><span>&#8220;Şeytan sakın sizi (Allah&#8217;ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.  Kur&#8217;an-ı Kerim(43/62)&#8221;</span></strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #0000cd;"><span>&#8220;Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır. Kur&#8217;an-ı Kerim_(2/168)</span></span></strong></p>
<p>EY HACE! ŞUNU UNUTMA. ŞEYTAN İMANLIYA MUSALLAT.. ŞEYTAN İÇİ VE DIŞIYLA TEMİZ OLANA MUSALLAT.. ŞEYTAN ADALETLE HÜKMEDEN YETKİLİYE, HELALDEN KAZANIP, ZEKATINI VEREN ZENGİNE MUSALLAT..</p>
<p>MÜSLÜMANSIN LAKİN; KİBİRLENDİN, BÖBÜRLENDİN, GAZAPLANDIN, İNCİNDİN, İNCİTTİN, ÖFKELENDİN, KÖTÜ ZAN&#8217;DA BULUNDUN, HASET ETTİN, KÜÇÜMSEDİN, DEDİKODU YAPTIN, İKİ-ÜÇ YÜZLÜ OLDUN, TEMBELSİN, PİSSİN, DÜNYAPERESTSİN, HARAMA YÖNELİKSİN, HELALDEN UZAKSIN, FAİZ VE FAİZ KIRINTILARINA BULAŞMIŞSIN, KOMŞUNA KÖTÜ NİYET BESLEMİŞSİN.. YALAN SÖYLEMİŞSİN, YALAN YERE YEMİN ETMİŞSİN, YALANCI ŞAHİTLİK YAPMIŞSIN, İSLAMİ KUR&#8217;ANÎ HAYATI VE PRENSİPLERİ HAFİFE ALMIŞSIN..</p>
<p>HAL BÖYLEYKEN ŞEYTANI NEREDE ARIYORSUN EY HACE! ŞEYTAN SENİN HÜCRELERİNE, DİMAĞINA, ŞUURUNA KADAR HER ŞEYİNE VE HER YERİNE IŞINLANMIŞ-SİNMİŞ.. SENİNLE OYNAMAKTA..</p>
<p>BU HAYAT AKIŞINI, TAMAMEN TERSİNE ÇEVİRMEDİKÇE, SONSUZ ATEŞLER SENİ BEKLİYOR OLACAK..</p>
<p>&#8220;CEZAMI ÇEKER BİRAZ YANAR ÇIKARIM&#8221; DEME.  YANAN BİR KİBRİT ÇÖPÜNÜN ÜZERİNE KÜÇÜK PARMAĞINI 10 SANİYE DURDURUVER DE GÖREYİM.. O İŞ O KADAR KOLAY MI ZANNEDİYORSUN?</p>
<p>ÖYLEYSE EÛZU BESMELE, TEVBE İSTİĞFAR VE DUA İLE İRADİ BİR KUR&#8217;AN HAYATINA SAHİP OLARAK, ŞEYTANI BÜNYENDEN ATMALISIN.. TIPKI BİR HASTALIĞI, SAFRAYI ATAR GİBİ.. BUNA GAYRET ETMEN SANA DAHA ÇOK YAKIŞMAKTADIR..</p>
<p><strong><span style="color: #0000cd;"><span>&#8220;Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah&#8217;a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir. (Allah&#8217;tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah&#8217;ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir. (Şeytan&#8217;ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar. Kur&#8217;an-ı Kerîm_(7/200-202)&#8221;</span></span></strong></p>
<p>KAFİRLERE, İNKARCILARA, DÜNYACILARA GELİNCE.. ONLAR ŞEYTANIN ASKERİ OLMUŞLARDIR.. ŞEYTAN ONLARIN NERESİNDE DEMEYE GEREK YOKTUR.. KENDİLERİ ŞEYTANLAŞMIŞLARDIR&#8230; <span style="color: #0000cd;"><strong>&#8220;<span>Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah&#8217;ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Kur&#8217;an-ı Kerim-(58/19)&#8221;</span></strong></span></p>
<p><span>EÛZÜ BİLÂHİ MİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM.. ESTAĞFİRULLAH EL AZÎM.. TÖVBE ESTAĞFİRULLAH.. </span></p>
<p> </p>
<p><span>YA RABBİİ..! SEN BİZİ KENDİ YOLUNA, HABİBİNİN (s.a.v.) YOLUNA; SEVENLERİNİN, SEVDİKLERİNİN, AŞIKLARININ, SADIKLARININ YOLUNA İLET.. ŞEYTANIN ŞERRİNDEN HALÂS EYLE..! AMİN AMİN AMİN..</span></p>
<p><span> garip dede-m.ali aktar</span></p>
<p><span> <span style="display: none;"> </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/seytan-nerede-veya-sen-seytanin-neresindesin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR MOLLA KASIM GELİR</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/bir-molla-kasim-gelir.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/bir-molla-kasim-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 May 2011 13:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cuma Düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[allah.]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[molla kasım]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[yunus emre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=1168</guid>
		<description><![CDATA[SENİ SIYGAYA ÇEKER/
BİR MOLLA KASIM GELİR
  
 


Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Tanıyuban şimdiden
Varup yetesim gelir

Sırat kıldan incedir
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne
Evler yapasım gelir

Altında gayya vardır
İçi nâr ile pürdür
Varıp ol gölgelikte
Biraz yatasım gelir

Ta'n eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun
Varuban ol tamu'da
Biraz yanasım gelir

Ben günahımca yanam
Rahmet suyunda yunam
İki kanat takınam
Biraz uçasım gelir

Andan Cennet'e varam
Hak'kı Cennet'te görem
Hûri ile gılmanı
Bir bir koçasım gelir

Derviş Yunus [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="SENİ SIYGAYA ÇEKER/BİR MOLLA KASIM GELİR" href="http://yunusuemre.wordpress.com/2006/12/19/seni-siygaya-cekerbir-molla-kasim-gelir/"><strong><span style="font-size: large;">SENİ SIYGAYA ÇEKER/</span></strong></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-size: large;">BİR MOLLA KASIM GELİR</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-size: large;"> </span></strong><strong><span style="font-size: large;"> </span></strong></span></p>
<p> <img id="il_fi" style="PADDING-BOTTOM: 8px; PADDING-RIGHT: 8px; PADDING-TOP: 8px" src="http://www.spiritualizm.com/bilimarastirma/YunusEmre.jpg" alt="" width="249" height="311" /></p>
<p><script src="http://s0.wp.com/wp-content/plugins/adverts/adsense.js?m=1305503499g&amp;1" type="text/javascript"></script></p>
<pre><span style="font-family: Times; font-size: medium;">
Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Tanıyuban şimdiden
Varup yetesim gelir

Sırat kıldan incedir
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne
Evler yapasım gelir

Altında gayya vardır
İçi nâr ile pürdür
Varıp ol gölgelikte
Biraz yatasım gelir

Ta'n eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun
Varuban ol tamu'da
Biraz yanasım gelir

Ben günahımca yanam
Rahmet suyunda yunam
İki kanat takınam
Biraz uçasım gelir

Andan Cennet'e varam
Hak'kı Cennet'te görem
Hûri ile gılmanı
Bir bir koçasım gelir

Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sıygaya çeker
Bir Molla Kasım gelir</span></pre>
<pre><span style="color: #800080;">Yunus Emre (K.S)</span></pre>
<pre>*** Bir halk söylentisine göre Yunus Emre’nin şiirleri üç yüz beş yüz tane değildi. 

Üç bin tane şiir vardı ve bunlar bir kitapta toplanmıştı. 

Bu kitap Molla Kasım adlı bağnaz bir hocanın eline geçti. 

Bu hoca bir akarsu kenarına oturup şiirleri okumaya başladı. 

Dine aykırı gördüklerinden bin tanesini yaktı bin tanesini de suya attı. 

İki bin birinci şiire gelince şu sözlerle karşılaştı:

<strong>Derviş yunus bu sözü eğri büğrü söyleme,
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir!</strong></pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/bir-molla-kasim-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GAFLETTEN HUZURA</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/gafletten-huzura.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/gafletten-huzura.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 01:33:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[allah.]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[gaflet]]></category>
		<category><![CDATA[HUZUR.]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[servet]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[zenginlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=1013</guid>
		<description><![CDATA[  
GAFLETTEN HUZURA..
  

 
 Gaflet, sözlük anlamı olarak; aymazlık, dalgınlık, dalgı, ihtiyatsızlık olarak belirtilir.
Tasavvuf ıstılahında ise gaflet; Allah (C.C) ve Resûlullah&#8217;ı (S.A.V) dalgınlıkla dahi olsa; bir lâhza, bir an (bir saniye) bile olsa unutmak demektir.
Bunun zıddı huzurdur. Daima Allah (C.C) ile gönlü , ruhu, aklı, kalbi ve bedeni birlikte hissetmektir huzur. 
Her an Allah&#8217;la birlikte ve O&#8217;nun (C.C) gözetim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"> </span> </h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">GAFLETTEN HUZURA..</span></h1>
<h1><span style="color: #ff0000;"> </span> </h1>
<p style="text-align: center;"><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.islamiyet.gen.tr/kiyamet_gunu/kadin.jpg" alt="" width="473" height="446" /></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small;"> <span style="font-size: small;">G<span style="color: #000000;">aflet, sözlük anlamı olarak; aymazlık, dalgınlık, dalgı, ihtiyatsızlık olarak belirtilir.</span></span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Tasavvuf ıstılahında ise gaflet; Allah (C.C) ve Resûlullah&#8217;ı (S.A.V) dalgınlıkla dahi olsa; bir lâhza, bir an (bir saniye) bile olsa unutmak demektir.</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Bunun zıddı huzurdur. Daima Allah (C.C) ile gönlü , ruhu, aklı, kalbi ve bedeni birlikte hissetmektir huzur. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Her an Allah&#8217;la birlikte ve O&#8217;nun (C.C) gözetim, denetim ve koruması altında olduğunun farkında olmaktır huzr ile  huzurda olmak.</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Allah ostları, bir lahza Allah ve Resûlünü hatırlarından çıkardıklarında, &#8221; eyvah ben ne yaptım&#8221; deyip, kendilerini affettirmek için saatlerce hatta günlerce Allah&#8217;a (C.C) yalvarırlar, tevbe istiğfar ederlermiş. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Gönül erleri, Hak dostları, &#8220;halk içinde görünürde halkla olmakla birlikte, esasta daima Hak&#8217;la birlikte&#8221; olurlarmış.</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Kemâlât ve marifet ufuklarında gezerken bu büyükler, nefislerini, Hakk&#8217;ın darbesiyle silindir gibi ezip onu etkisiz hale getirirlermiş. Onun için büyük şahsiyetlerde, mana ummanı Evliyaullah&#8217;ta kibir, haset, hırs gibi nefsaniyat olmazmış. Bunlardan biri bile kemâlâta mani olurmuş çünkü..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Hak dostlarının her an, her saniye Allah&#8217;ı görüyormuşçasına yaşamaları; ibadet etmeleri, zikir ve fikir üzere; AŞK üzere olmalarına HUZUR denirmiş.</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Bu huzur; elbette naylon bir huzur değil gerçek ve gerçekten HUZURmuş. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Yaradan Rabbimizle birlikte, Resûl-i Ekrem (S.A.V)&#8217;in maneviyatı; evliyanın ruhaniyeti ile birlikte olmanın bilinciyle, şuurla ibadet, taat, zikir, fikir, ilim, amel, ihlas&#8230; İç aydınlığı artıracağından, gönlü, ruhu ferahlatırmış.. Buna da &#8220;Huzur&#8221; denirmiş.. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Burada HUZUR sözcüğü derinlemesine düşünüldüğünde, HUZURDA olmaktır. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Allah&#8217;ın (C.C) huzurunda olmak.. Her an &#8220;huzurda&#8221; olarak, sınırsız GÜÇ&#8217;ün (C.C), sınrsız RAHMET&#8217;in, MERHAMETİN, AZAMETİN.. Sahibi, Yüce Yaratıcımız ALLAH&#8217;ın (C.C ) huzurunda olmak.. Bunun şuurunda adım atmak, nefes almak, bakmak, görmek, konuşmak&#8230;  Ölümlü olduğumuzu hiç bir an hatırdan çıkarmamak..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> İşte gerçek huzur bu. Nereden anlıyoruz? Allah ve Resûlünü AŞK&#8217;la takip eden Allah  ve Resûlullah dostlarının yaşadıkları hayattan anlıyoruz. Çünkü onlar böyleydi.. (Allah onlardan razı olsun)</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> En fazla 80 yıllık dünya hayatında herkes rolünü oynuyor.Ve bu oyun bir gün bitecek.. Rolünü iyi oynayanlar, bu çöpçü rolü, işadamı rolü, zengin-fakir rolü, makam-mansıp rolü olabilir. Herkes rolünü çok iyi oynamak durumunda. Rolün akışına kapılıp, mesela padişah rolündeki kendini &#8220;gerçekten padişah&#8221; olarak görmeye başladığı an, tehlike başladı demektir. Fakir de isyana kalkıştığında aynı tehlike sözkonusu.. Zengin rolünü oynayan da kendini rolün akışına kaptırıp, kendini FiRAVUN zannetmeye başladığında yandı keten helva..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> &#8221;Sonlu dünya&#8221; bir gün herkesi bağrına alacak.. Berzah, kıyamet, ruhların bedenle tekrar buluşması, haşir, mizan, <span style="color: #0000ff;">dünyada yaşanılan her </span><span style="color: #0000ff;">şeyin, ama her şeyin, alınan her nefesin hesabının sorulacağı ilahi adaletin</span> kıl kadar fire vermeksizin tecelli edeceği  o büyük dehşetli gün&#8230; Eşi benzeri görülmemiş sınırsız nimetler.. Cennetler..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> </span></span></span> </h4>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.cicekansiklopedisi.com/images/cicek_23122007125907.jpg" alt="" width="733" height="440" /></span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Eşi benzeri görülmemiş sınırsız azap yerleri.. Cehennemler.. Allah dünyada gaflete düşürüp cehennem ehli yapmasın bizi..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;">Rabbim o günle ilgili, &#8220;dünya gafletinden&#8221;  bizleri korusun.</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> &#8221;Gafil olmayıp&#8221; &#8220;Huzurda ve huzurlu&#8221; olmanın veya olmamanın biz fani varlıkları nerelere götüreceği ile ilgili düşünmemiz gerekenler var elbet..</span></span></span></h4>
<h4><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"> </span></span><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Dünyanın, teknolojinin, lüksün, israfın, pençesinde debelenen çağımız insanının muhtaç olduğu kudret, HUZURU VE HUZURDA OLMAYI yakalayabilmesi olayıdır. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Aksi takdirde, ışıltılı ve aldatıcı dünya ve içindekiler, derin bir GAFLETE sürüklüyor insanı..  Bu ise gerçek ve sınırsız ölüm sonrası hayatın feda edilmesi demektir ki GAFLET&#8217;in en büyüğüdür. Allah muhafaza buyursun..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Yola çıktığınızda, insanların toplu bulunduğu yerlerde lütfen çevrenizi gözlemleyin. <span style="color: #0000ff;">Kaç kişi var Allah ve Resûlullah ile birlikte yani huzurlu ve huzurda olan?? </span>Bunu anlamak için evliya olmanız gerekmez, ferasetinizle, duran, yürüyen, konuşan.. insanların durumu bunu size ayan beyan belirtecektir.. </span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Malesef insanlar, kendilerini, gerçek geleceklerini (Ahireti) unutmuşlar; para, ev, araba, arsa, çocuklara torunlara ev para, kat, yat.vb biriktirmek için gafilce, cahilce, hatta insanlığından taviz vererek <span style="color: #0000ff;">ACINASI BİR ŞEKİLDE</span> koşturup duruyorlar.. Yazık ki ne yazık..</span></span></span></h4>
<h4><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;">Unutmayalım, dünyaya şuursuzca-aptalca(gafilce) kapılan insan, pekmeze kapılmış sineğe benzer.</span></span></span></h4>
<p><strong> <span style="font-size: small;">Gaflet pişmanlığa yol açar.</span></strong></p>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Gaflet nimetin elden gitmesine sebep olur.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Gaflet faydalılığı engeller.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Gaflet kıskançlığı azdırır.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Gaflet kınanmaya dünya ve ahirette nedamete sebep olur.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Gaflet, Dünyada insanı yokuş aşağı giden freni patlamış araba gibi yapar.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Gaflet, ahirette insanı geri dönüşü olmayan bir hesaba ve azaba sürükler..</span></h4>
<p> </p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: #0000ff;"><span style="font-size: small;"><strong>Uyun-ut Ahbar adlı eserde Şakik el-Belhî&#8217;nin (rehimehullahu) şu sözleri nakledilir:</strong></span></span></span></p>
<h4 style="BORDER-BOTTOM: medium none; TEXT-ALIGN: left; BORDER-LEFT: medium none; BACKGROUND-COLOR: transparent; COLOR: #000000; OVERFLOW: hidden; BORDER-TOP: medium none; BORDER-RIGHT: medium none; TEXT-DECORATION: none">
<h4><span style="font-size: small;"><span style="color: #800080;">İnsanlar şu üç sözü söylerler, ama davranışları sözlerine ters düşer</span>:</span></h4>
<p> </p>
<p> </p>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;">Birincisi</span> &#8220;<span style="color: #0000ff;">biz Allah (c.c.)´in kuluyuz&#8221;</span> derler,<span style="color: #800080;"> fakat başıboşlar gibi davranırlar</span>, bu durum sözlerine ters düşer.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;">İkincisi <span style="color: #000000;">&#8220;</span></span><span style="color: #0000ff;">Allah (c.c.) bizim rızkımıza kefildir</span>&#8221; derler,<span style="color: #800080;"> fakat kalpleri yalnız dünya ile dünya varlığı biriktirmekle tatmin olur</span>. Bu davranış da sözlerine ters düşer.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> <br />
<span style="color: #ff0000;">Üçüncüsü </span>&#8220;<span style="color: #0000ff;">Ölümden kurtuluşumuz yoktur</span>&#8221; derler, <span style="color: #800080;">fakat hiç ölmeyecekmiş gibi hareket ederler</span>, bu durum da hiç şüphesiz sözlerine ters düşer.</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"><img id="il_fi" class="aligncenter" style="PADDING-BOTTOM: 8px; PADDING-RIGHT: 8px; PADDING-TOP: 8px" src="http://www.limerickflowers.com/store/media/Basket%20arrangement" alt="" width="477" height="353" /></span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="BORDER-BOTTOM: medium none; TEXT-ALIGN: left; BORDER-LEFT: medium none; BACKGROUND-COLOR: transparent; COLOR: #000000; OVERFLOW: hidden; BORDER-TOP: medium none; BORDER-RIGHT: medium none; TEXT-DECORATION: none"><span style="font-size: small;">Ey kardeşim, sen kendine bak!</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Hangi vücutla Allah(c.c.)&#8217;ın huzuruna dikileceksin, hangi dille O&#8217;na cevap vereceksin, her şeyi inceden inceye sana sorduğunda ne cevap vereceksin?</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> Sorulara cevap ve cevaplara doğruluk hazırla. Allah(c.c.)&#8217;dan kork, çünkü &#8220;O, iyi-kötü bütün davranışlarından haberdardır.&#8221; (*)</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;">Allah cümlemizi gafletten, huzura yönlendirsin..</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: xx-small;">m.ali aktar/11.01.1011_02.55</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: xx-small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: xx-small;">(*)Kalplerin Keşfi &#8211; İmam Gazali</span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: xx-small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
<h4 style="text-align: left; background-color: transparent; color: #000000; overflow: hidden; text-decoration: none;"><span style="font-size: small;"> </span></h4>
</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/gafletten-huzura.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZİKRULLAH&#8217;IN FAYDALARI</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/zikrullahin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/zikrullahin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 17:53:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[allah.]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[zikir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=867</guid>
		<description><![CDATA[


 
Zikrullah&#8217;ın Faydaları







  
 İbnül-Kayyim el-Cevzî diye bir büyük âlim var. 
Şimdi o âlimin zikrullahın faydası ile ilgili sıraladıklarını  sayalım:
 1. Zikreden insanlar şeytanı kovar, onun belini kırar, işe yaramaz hale getirir. Zikreden kulun yanına şeytan sokulamaz. Allah ism-i şerifindeki ateş, şeytanı yakan bir ateştir. Allah ismini anan insanın yanına şeytan sokulamaz.Şeytan haddi zâtında insanın damarları arasında dolaşan bir mahlûktur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td width="100%"> </p>
<h1><a href="http://www.mehmetaliaktar.com/tasavvuf/zikrullah/436-zikrullahn-faydalar.html"><span style="color: #ff0000;">Zikrullah&#8217;ın Faydaları</span></a></h1>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td valign="top"><span style="color: #0000ff;"> </span><span style="color: #0000ff;"><strong><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://www.turntoislam.com/images/tti/misc/Allah.gif" alt="" width="450" height="420" /></strong></span><span style="color: #0000ff;"> </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> </span><span style="color: #0000ff;"><strong>İbnül-Kayyim el-Cevzî diye bir büyük âlim var.</strong></span><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Şimdi o âlimin zikrullahın faydası ile ilgili sıraladıklarını  sayalım:</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> </span><span style="color: #0000ff;"><strong>1</strong></span>.<strong> Zikreden insanlar şeytanı kovar, onun belini kırar, işe yaramaz hale getirir. Zikreden kulun yanına şeytan sokulamaz. Allah ism-i şerifindeki ateş, şeytanı yakan bir ateştir. Allah ismini anan insanın yanına şeytan sokulamaz.</strong>Şeytan haddi zâtında insanın damarları arasında dolaşan bir mahlûktur. İnanmamazlık etme! Sen bugün o mikrop dedikleri mahlûku görebiliyor musun?.. Göremiyorsun. Hattâ onu onbin defa değil, ellibin defa büyütüyorlar da mikroskoplarla, ancak o zaman toz halinde ufak bir şey görülüyor. Gözünle göremediğin, elinle tutamadığın bu mikrobun varlığına inanıyorsun da, Allah-u Teàlâ sana, &#8220;Şeytan vardır, melekler vardır.&#8221; dediği vakitte; &#8220;Ben gözümle görmediğim şeye inanmam!&#8221; diyorsun.</p>
<p>Ama canına okuduğu vakitte, o mikrop seni öldürürken, &#8220;Allah!&#8221; demek nasîb etsin Cenâb-ı Hak cümlemize&#8230;</p>
<p>Onun için, şeytan vardır aziz kardeş! Ondan Allah&#8217;a sığınmak lâzımdır. Allah onu boşuna yaratmamış, &#8220;Kullarım bana sığınsınlar, onun şerrinden bana ilticâ etsinler.&#8221; diye o belâyı başımıza vermiştir. Çünkü o başımızda olmazsa, biz Allah diyemeyiz kolay kolay&#8230; Ama sıkıya gelince, &#8220;Aman yâ Rabbi, kurtar şunun şerrinden bizi!&#8221; diye yalvarırız.</p>
<p>Onun için, Allah denildikçe, şeytanın beli kırılır, işe yaramaz hale gelir. Bak şu okuduğumuz Ezân-ı Muhammedî&#8217;de &#8220;Allàhu ekber, Allàhu ekber&#8230;&#8221; denildiği vakitte, şeytan aleyhillâne burada duramıyor. O Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;nın anılması onu öyle kaçırıyor ki, nefes almadan, ne kadar hızlı kaçarsa o kadar hızlı kaçıyor; o sesin gidemediği yerlere kadar&#8230; Şimdi hoparlörler de çıktı, ses çok uzaklara kadar gidiyor; o da çok uzaklara kadar kaçıyor. Fakat, ezan bitince gene geliyor.</p>
<p><strong><span style="color: #800080;">Onun için gönülden ve dilden Allah&#8217;ı bırakmamak lâzım!</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">2. </span>Allah-u Teàlâ, zâkir kulundan râzı olur. Allah razı olduktan sonra, daha ötesi kalmamıştır. Allah diyen insandan Allah-u Teàlâ hoşnud oluyor. Onun için en büyük nîmet Allah-u Teàlâ&#8217;nın zikridir.</strong></p>
<p><strong><span style="background-color: #ffffff;"><span style="color: #0000ff;">3.</span> </span>Zikir kalbden gam, kaygı, gussa ve kederleri giderir. Zikreden insan gam, gussa keder nedir, bilmez.</strong></p>
<p>&#8211;Canım gamsız insan olur mu?..</p>
<p>Olmaz ama, &#8220;Sahibi olan Allah&#8217;tır, bunu bana vermiş.&#8221; der. İsmâil Hakkı Hazretleri&#8217;nin dediği gibi, &#8220;Lütfun da hoş, kahrın da hoş!&#8221; der</p>
<p>İyi şeyler gelirken ne güzel; ama kötü şeyler gelince, &#8220;Ooof!&#8221; diyoruz. Yok, &#8220;Lütfun da hoş, kahrın da hoş!&#8221; diyeceğiz. Yâni altın da hoş, bakır da hoş&#8230; Senin indinde altın ile demir, altın ile taş bir olunca; &#8220;Kahrın da hoş, lütfun da hoş!&#8221; olunca; o zaman ne gam kalır, ne gasâvet, ne keder kalır. &#8220;Hepsi Allahımdan!&#8221; der.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">4. </span>Zikir kalbe ferah, sürûr ve genişlik verir. Allah dedikçe kalbde inşirah hasıl olur. İnsan sıkıntı bilmez, kalb genişliği olur.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">5. </span>Zikir kalbi ve yüzü nurlandırır. Allah diyen insanların yüzlerinde bir nur vardır.</strong></p>
<p>Onun için hristiyanlara bakınız, yüzlerinden bellidir hristiyanlar! Niçiin?.. Nurları yoktur. Hele biraz ihtiyarladılar mı, meymenetsiz bir hale gelirler. Hep bu Allah&#8217;ın nurundan mahrum oluşlarındandır.</p>
<p>Müslümanlar ihtiyarladıkça nurlanırlar, nurları artar. Bu, Allah&#8217;ın zikrinin bir ihsânıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">6.</span> Zikir kalbi ve bedeni kuvvetlendirir. Zikrullahla meşgul olan insanların hem kalbi kuvvetli olur, hem de bedeni kuvvetli olur.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">7. </span>Zikir rızkı da celb eder. Allah-u Teàlâ&#8217;nın ismini anmak suretiyle rızkın bollanır, genişler. Cenâb-ı Hak esbâbını halk eder, kolaylıkla ve rahatça merzuk olursun.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">8. </span>Zikir, sahibine mehâbet, halâvet, güzellik ve parlaklık verir.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">9.</span> Ruh-u İslâm olan zikri yapan zâkire, Allah-u Celle ve A&#8217;lâ sevgisini ihsân eder.</strong></p>
<p>Şimdi Allah-u Teàlâ&#8217;yı sevelim ama, nasıl sevelim?.. Karşımızda güzel birisi olursa, ona aşık olmak suretiyle bir sevgi hasıl olur. Paralara olan sevgimiz, eşyaya olan sevgimiz, kadınlara olan sevgimiz, bir varlığın karşımızda olmasıyla celbediyor bizi, bir sevgi hàsıl oluyor. Fakat Allah&#8217;ı nasıl sevelim?..</p>
<p>İşte Allah-u Teàlâ da, eserinden kendisine intikàl etmek suretiyle sevilir. Kâinata bakıyorsunuz, şu kâinat nasıl bir levha?.. Ayından, güneşinden, bütün yıldızlarından tut da, bu yeryüzündeki bütün mahlûkatından, kendinden, kendinde olan varlıkları şöyle bir tefekkür edince; bunu yaratabilmenin büyüklüğünü, yaratabilen kuvvetin nasıl bir kuvvet olduğunu tasavvur edebilirsen; Allah dediğin vakit, o Allah lafzı senin içinde Allah&#8217;a karşı bir sevgiyi hàsıl eder.</p>
<p>Çünkü, sevdiğin insanları bir cihetten seviyorsun; güzelliğinden dolayı, servetinden dolayı, zenginliğinden dolayı, yahut kuvvet ü kudretinden, şecaatinden dolayı seviyorsun. Fakat bunların hepsi Allah&#8217;ta mevcut&#8230; O güzelliği veren o Allah&#8230; O serveti veren o Allah&#8230; O şecaati veren o Allah, hepsini veren o Allah&#8230; Ne kadar güzel bir şey görüyorsun, o güzellikler hep Allah&#8217;tan gelmiş durumda.</p>
<p>Bir gülü alıyorsun, kokluyorsun, &#8220;Oh, ne güzel!&#8221; diyorsun. Kim verdi o kokuyu ona?.. Allah-u Celle ve A&#8217;lâ vermiştir.</p>
<p>Bakıyorsun bahçelerde rengârenk, çeşit çeşit çiçekler&#8230; Kim yaptı bunları?.. Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8230; İçi başka, dışı başka, üstü başka&#8230;</p>
<p>Yediğimiz yemekler, kavunlar, karpuzlar, tadlar hep kimin lütfu?.. Hep o Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;nın esrârı, bize lütfetmiş elhamdü lillah.</p>
<p>Bunları insan düşününce, bu kudretin sahibine bayılmamak, onu sevmemek elden gelir mi?.. Onun için &#8220;Allah&#8230; Allah&#8230;&#8221; dedikçe, Allah-u Teàlâ da o sevgiyi senin içine atar. Artık gayr-i ihtiyârî onu sevmek mecburiyetinde kalırsın.</p>
<p>O muhabbet ki, saadet ve necattır. Her şeyin bir sebebi vardır; muhabbet-i ilâhiyyenin sebebi de, zikrullahın dil ve kalbde devamıdır. Eğer Allah&#8217;ı sevmek istiyorsan, onun adını dilinden ve gönlünden çıkarma!</p>
<p>Her kim muhabbet-i ilâhiyyeye nâil olmak isterse, zikrullaha devam etsin. Zikrullah muhakkak ki, muhabbetullahın kapısı ve en büyük alâmetidir. İnsanlar çok çeşitli işlerle meşgul olurlar, &#8220;Bu da hayır, bu da hayır&#8230;&#8221; derler. Hepsi de hayır tabii, ama Allah zikrinden daha iyi hiçbir şey yoktur.</p>
<p>Sen Allah zikrini bırak, taşlarla topraklarla meşgul ol, dur; &#8220;Bu da hayır!&#8221; de&#8230; Kendin yanıyorsun yâhu; Allah&#8217;tan ayrılmışın, onun gafleti sana yeter, artar. Şimdi bak bunun arkasından gelecek o bahisler.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">10. </span>Zikir murâkabeyi, tefekkürü, düşünmeyi getirir; tâ ki kulu ihsân kapısından içeriye sokar. Ma&#8217;lûm ya, ihsân en yüksek makamdır. Sanki Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;yı görür gibi ibadet etmek, kolay bir şey değil&#8230; Zikrullah&#8217;tan gàfil kimselerin ihsân makamına yükselmelerine imkân da yok, yol da yok</strong>.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11.</strong></span> <strong>Zikrullah tevbeyi îrâs eder. Bu da Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;ya rücu&#8217; için kalbine te&#8217;sir eder. Sığınacağı yeri, ilticâgâhı ve kalbinin kıblesi Allah olur</strong>.</p>
<p>Yüzümüzü bu tarafa çeviriyoruz, kıblemizdir diyerekten. Gönlümüzü çevirebiliyor muyuz arkadaş?.. Gönlümüz her türlü mâsivâ ile dolu&#8230; Bir namazı acaba üç mü kıldık, dört mü kıldık; okuduk mu, okumadık mı; haberimiz bile olmadan, &#8220;Esselâmü aleyküm!&#8221; deyip namazdan çıkıyoruz.</p>
<p>Niçin?.. Kıblemiz yok; yüzümüz dönmüş, gönlümüz dönmemiş. Asıl hüner gönlü Allah&#8217;a çevirmektir. Gönlü Allah&#8217;a çevirmek de, Allah demekle olur.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">12. </span>Zikir, zâkirde Allah-u Azîmüşşân&#8217;a karşı heybet, azamet, iclâl ve ta&#8217;zîmi artırır. Zikrullahın kalbi ve bütün vücudu istilâsı sebebiyle, vücudun her tarafı zâkir olur. Zâkir olduktan sonra, artık ondan kötülük beklemek imkânı yoktur, günah beklemek imkânı yoktur. O artık cemiyete en faydalı bir insandır.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">13.</span> Zâkir, zikri kadar Allah-u Teàlâ&#8217;ya kurbiyyet hâsıl eder. Zikrin ne kadarsa, Allah-u Teàlâ&#8217;ya o kadar yakınsın. Zikrin ne kadar azsa, Allah-u Teàlâ&#8217;dan o kadar uzaksın.</strong></p>
<p>Bunların hep ayrı ayrı ayetlerle, hadislerle izahları var, onları tabii uzun olur da, ben kısa hülâsa yapıverdim.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><img id="il_fi" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_MRLmNuZEBLs/SilWgC5Zh-I/AAAAAAAAA24/8ss9kNzNDH4/s400/sonnenfinster.jpg" alt="" width="528" height="485" /></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">14.</span></strong> <strong>Zikir, Allah-u Teàlâ&#8217;nın zikreden kulu zikrine sebeb olur. Sen Allah diyorsun, Allah-u Teàlâ&#8217;nın da seni anmasına vesîle oluyorsun.</strong></p>
<p><em>(Fezkürûnî ezkürküm.)</em> &#8220;An ki anayım! Beni hatırla ki, ben seni hatırlayayım!&#8221; diyor.</p>
<p>Onun için sen Allah&#8217;ı ne kadar çok zikredebilirsen, Allah-u Teàlâ da seni o kadar çok anar; senin bütün ihtiyaçlarına kâfî ve vâfî gelir. Zikrullahta başka bir fayda olmasa dahi, Hak Sübhànehû ve Teàlâ&#8217;nın kulunu zikretmesi nîmeti ve şerefi, o kul için kâfî ve vâfîdir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>15.</strong> </span><strong>Zikir, kalbin hayatını mûcib olur. Kalb var ama, kalbin de bir hayatı var. Bu vücudun hayatı gibi, kalbin de bir hayatı var. Zikir kalb için çok lâzımdır ve kalb zikre de muhtaçtır, balığın suya muhtaç olduğu gibi&#8230; Balık suya nasıl muhtaç ise, insanın kalbi de Allah demeye muhtaçtır. Balık sudan ayrıldığı vakit hâli ne olursa, insan da zikrullahtan kesilince hâli öyle olur.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">16.</span></strong> <strong>Zikrullah kalbe cilâ verir, paslarını giderir. Kalbin pası, gaflet ve hevâsına uymaktır. İnsan, canı ne isterse öyle yapıyor; o kalbe pas getirir. Cilâsı da, tevbe, istiğfar ve zikrullahtır.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">17. </span>Zikrullah hatâ ve günahları giderir. Çünkü:</strong></p>
<p><em>(İnnel-hasenâti yüzhibnes-seyyiât)</em> buyrulmuştur. Yâni sevaplar hataları gideriyor ve hasenâta çeviriyor. Allah demekten daha sevaplı bir şey yoktur.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">18.</span> Zikir, kul ile Hàlik arasındaki vahşeti, korkuyu giderir. Hak Sübhànehû ve Teàlâ Hazretleri&#8217;yle ünsiyet peydâ eder.</strong></p>
<p>İnsan şimdi dostuyla muhabbet etmeye başladı mı, endişesi gider. O dosttan önce korkuyor idi; fakat muhabbet ede ede, bakıyorsun ki dostla arada ünsiyet peydâ oluyor; korku kalkıyor, artık birbirleriyle sevgi hasıl oluyor.</p>
<p>Binâen aleyh, Allah dedikçe; Allah Gaffâr, Allah Settâr, Allah Vehhâb, Allah Rahîm, Allah Rahmân demiş oluyor. Evet, azabı var; var ama kendisine sığınanlara değil&#8230; Allah&#8217;ı tanımayanlara Allah&#8217;ın azabı&#8230; Allah&#8217;ı tanıyanlara Allah Rahîm, Şefîk, Vehhâb, Gaffâr, Settâr&#8230;</p>
<p>Onun için Allah dedikçe, bu vahşet ortadan kalkıyor, Allah&#8217;a karşı ünsiyet peydâ oluyorr.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>19.</strong></span> <strong>Kul, Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;yı genişlik ve rahatlık zamanlarında zikrederken, sonra ona bir darlık veya sıkıntı geldiğinde, Hakk&#8217;a yalvarmağa başladığı zaman, melekler de ona yardımcı olurlar.</strong></p>
<p>Dünyada bir kararda Allah&#8217;tır. Herkes için çeşitli devreler geçer. Bazen fakirlik, bazan zaruret, hastalık, iptilâ, çeşitli haller gelir. Fakat sen rahat vaktinde Allah diyorsan, sonra o sıkıntıya düştüğün vakitte dua edince; &#8220;Yâ Rabbi, bu seni çok zikreden bir kulundu. Şimdi artık hasta oldu, iptilâlara düştü, fakir oldu; edemiyor. Bunun duasını sen kabul et!&#8221; diye melekler senin için yardımcın olur.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">20.</span> Zikir, kulu azab-ı ilâhîden kurtaran yegâne ibadettir. Cehennem azabı var ya, o cehennemden insanı kurtaran, Allah zikrine devamdır. Bu hakîkat hadislerle sabittir.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">21</span>. Zikir, dilin gıybet, nemîme, yalan, fuhuş, boş ve faydasız sözlerden korunmasına sebep olur. Çünkü Allah diyorsun, meşgulsün, boş laf söylemeye vakit bulamıyorsun. Allah demezsen tabii, dedikoduya başlayacaksın. Gıybet de girecek, fuhuş da girecek, zem de girecek, her şey olacak&#8230; Bir sürü günahla çekilip gideceksin. Onun için, sen dilini Allah-u Teàlâ&#8217;nın zikrinden kat&#8217;iyyen ayırma!</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">22</span><span style="color: #0000ff;">.</span> Zikir, sekîne, itminan, vekar ve rahmet-i ilâhiyenin kendisini gaşyetmesine vesîlesidir. Meleklerin kendilerini ziyaret ve tavaf etmelerine de sebep olur.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">23. </span>Zikirden mahrum olan insanlar, elbette bu gibi günahlara düşerler. Günahlardan selâmet ancak zikrullah ile kàbildir. Her kim lisanını ve gönlünü zikrullaha alıştırırsa, kendisini her türlü felâketlerden korumuş olur.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">24.</span></strong> <strong>Zikir meclisleri, meleklerin de bulunduğu meclislerdir. Gaflet, boş ve faydasız sözlere sahne olan meclisler de, şeytanların bulunduğu meclislerdir. Sen hangisini seçersen, dünyada da, ahirette de sen de onlarla olursun.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">25.</span> Zâkir, zikri ile saîd olur ve onlarla oturanlar da saîd olurlar. Bu her yerde mübarek olan bir şeydir.</strong></p>
<p>Gàfil ve lağv ile meşgul kimseler de, meclisleri de, o meclislerde oturanlar da şakî olurlar.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">26.</span></strong> <strong>Zâkirler kıyamet gününde hasret ve nedâmetten emin olurlar. Zîrâ hangi meclis ki orada zikrullah yoktur; o mecliste bulunanlar kıyamet gününde noksanlığın, zarar ve hüsranın üzerindedirler</strong>.</p>
<p>Onun için, aman kardeşim, zikrullah olmayan günah yerlerine sakın gitme! Ve oralarda kat&#8217;iyyen oturma! Ve bunu çocuklarına da öğret!</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">27.</span> Zâkir, zikr ederken ağlarsa; bâhusus tenha ve hâlî bir yerde ağlarsa, kıyamet gününde Arş&#8217;ın gölgesinde olur.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;">28. </span><strong>Zikr ile iştigâl edene istemeden, isteyenlere verilenden daha a&#8217;lâsı ve efdalı verilir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;">29.</span><strong> Zikir ibadetlerin en kolayıdır ve en büyüğü ve efdalidir. Dilin ve gönlün hareketi kadar, vücudun ve a&#8217;zâların da hareketi olsa, elbette insan çok yorulur ve dayanamaz.</strong></p>
<p>Şimdi teravih namazı kılıyoruz 20 rekât. Ya 100 rekât olaydı&#8230; Yüz defa Allah demek kolay, ama yüz rekât namaz kılmak kolay değil.</p>
<p>Oruç da meselâ, gündüzün olduğu gibi geceleri de olaydı, yine çok zor olurdu.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">30.</span> Zâkir kullara verilen atâ ve ihsanları, başka amellerle elde etmek mümkün değildir. Meselâ, her kim günde yüz kere</strong>;</p>
<p><em>&#8220;Lâ ilâhe illallàhü vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey&#8217;in kadîr.&#8221; </em>derse, on köle âzâd etmiş gibi sevap kazanır. Kendisine yüz hasene yazılır ve yüz de seyyiesi mahvolur. O gün akşama kadar da şeytanın şerrinden muhafaza olunur; şeytan o adama musallat olamaz. Ondan daha efdal bir amelle bir kimse gelmez; ancak yüzden fazla bu tesbih ve tevhîdleri yapanlar müstesnâ. <em>(Râmûzül-Ehàdîs, 432/7)</em></p>
<p>Ve yine her kim her gün yüz kere;</p>
<p>&#8220;Sübhànallàhi ve bihamdihî.&#8221; derse, günahı deniz köpükleri kadar çok da olsa, yine af ve mağfiret olunur. <em>(Râmûzül-Ehàdîs, 432/8)</em></p>
<p>Bu bir nîmettir ki kıymeti biçilmez; bir lütuf ve ihsân-ı ilâhîdir. Aman kardeşim, dilini ve gönlünü Allah&#8217;tan ayırma! Bu dünya kimseye kalmamış. Kanaat, sabır, istikâmet ve zikrullah ile iştigal eyle! Bunlar bahâ biçilmez nîmetlerdir.</p>
<p>Onun için bu zikrullahtan ayrılma, her kim ne derse desin! Sen sakın Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;yı unutanlardan olma ki, yarın kıyamet gününde sen de unutulanlardan olmayasın!..</p>
<p>Hattâ şu da var ki, Allah-u Teàlâ&#8217;yı unutup, zevk ü safâlarına, hevâ ve heveslerine düşenler, hiç şüphe olmasın, kendi nefislerini ve sıhhatlerini bile koruyamazlar. Hattâ dünya işlerinde bile muvaffakıyet kazanamadıkları görülegelmektedir.</p>
<p>İşte zamanımızın münevverleri diye geçinen zavallılar&#8230; Kendi işlerinde de, memleket işlerinde de, ellerinde bu kadar imkânlar olduğu halde, halimize dost ağlar, düşmanlar da güler. Nüfusumuzun 35 (şimdi 72 Milyonuz) milyon olması ne mânâ ifade eder.</p>
<p>Daha dün şuraya konan Yahudiden utanmamak kàbil de değildir. Onu Amerika besliyor ve destekliyor dersen, biz de 1.5 Milyar  müslümanız diye neye güveniyorsun, neye övünüyorsun?..</p>
<p>Hünerimiz, müslümanları birbirinden ayırmak, hattâ birbirlerine düşürmek; sonra da onların sırtından geçinmek mi?.. Bu ne müslümanlığa, ne de insanlığa yakışır. Bir taraftan müslümanız diye iftihar ederken, diğer taraftan da müslümanlığa aykırı bütün işleri yapmaktan çekinmeyiz.</p>
<p>Ey müslüman kardeş, uyan! Uyan da hürriyetine sahip olmak için elinden geleni yap! Yoksa sonra, başına vura vura ekmeğini elinden alacaklar. Korkma, şu Rusya&#8217;daki 40 milyon Türkü düşün! Çok hor ve hakir olacaksın, buna da şüphe etme! Çünkü, &#8220;Çalışmayanın hakkı kötektir.&#8221; demişler.</p>
<p>Senin dinine yapılan bu hakaretlere göz yumduğunun cezâsını muhakkak çekeceksin! Üç kuruşun elinden gidince kıyameti koparıyorsun da, dinin elinden gidince, niçin dilsizler gibi susuyorsun?.. Aklını başına topla da, geçen günleri insafla bir gözden geçir!</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">31.</span></strong> <strong>Muhakkak zikrullah, insanı her halde Allah&#8217;a doğru seyrettirir. İster sokakta ister yatakta, her zaman her yerde, dilinde Allah, gönlünde Allah; hareketleri hep rızâullah olanların dünyadaki yeri cennet olduğu gibi, ahiretteki yeri de cennetin tâ kendisidir</strong>.</p>
<p>Hikâye olunur ki: Bir àbid, bir adama misafir olmuş. Àbid gecesini ibadetle geçirmiş, ev sahibi de uyumuş. Sabahleyin àbid demiş ki:</p>
<p>&#8220;&#8211;Kàfile gitti, sen hâlâ uykuda yatıyorsun!&#8221;</p>
<p>Ev sahibi cevâben demiş ki:</p>
<p>&#8220;&#8211;Kul sabaha kadar sefer ede de, sonra gene kàfile ile beraber ola; bu bir şey değildir. Hüner odur ki, sabaha kadar yata ve sabahleyin de kàfileyi yolda bırakıp geçe&#8230;&#8221;</p>
<p>Buna es-seyru fillâh ves-seyru ilallàh derler ki, bu gönüllerin Allah-u Celle ve A&#8217;lâ&#8217;ya tam bağlanışının alâmetidir, vesselâm.</p>
<p>Cenâb-ı Hak, cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammedi uyanık kullarından eylesin, âmîn&#8230;</p>
<p> </p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong><img id="il_fi" style="PADDING-BOTTOM: 8px; PADDING-RIGHT: 8px; PADDING-TOP: 8px" src="http://mohebban.burjalsaheb.com/wp-content/uploads/2009/04/islamic_20caligraphy_20allah_208.jpg" alt="" width="600" height="423" /></strong></span></p>
<p>Lâkin bu o demek değildir ki, tembel tembel yatıp uyuya, sonra da kàfileyi geçe&#8230; İşte bu mümkün olmayan bir şeydir. Esâsen bu yatışların, ya bir rahatsızlık veya bir mâzeret sebebiyle olduğunu unutmamalı ve böyle yapan mübareklerden de şüphe etmemelidir.</p>
<p>Bu mübareklerin her nefesleri zikrullah demektir, ibadetle geçer. Onun için herkesi de her yerde, her işte geçerler ves-selâm.</p>
<p>Allah bunların zümresine bizleri de ilhak buyursun&#8230;</p>
<p>Lillâhil-fâtihah!..</p>
<p>Mehmed Zahid Kotku (Rh.a.)</p>
<p>1971 &#8211; İskenderpaşa Camii</p>
<p> </p>
<table style="BORDER-COLLAPSE: collapse; FONT-FAMILY: tahoma,helvetica; COLOR: #393939; FONT-SIZE: 7pt" border="0" width="750" bgcolor="#f4dd82" bordercolor="#f8cb15">
<tbody>
<tr>
<td align="left" valign="top">
<div>
<table style="border-collapse: collapse; height: 77px;" border="1" cellspacing="0" width="105" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/fisch.gif" bordercolor="#000000">
<tbody>
<tr>
<td width="100%">
<div>
<table style="BORDER-COLLAPSE: collapse; cellpadding: " border="0" cellspacing="0" width="100%">
<tbody>
<tr style="BORDER-COLLAPSE: collapse; FONT-FAMILY: Arial; COLOR: #ffffff; FONT-SIZE: 11px">
<td colspan="2" align="center" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/"><a style="COLOR: #ffffff; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/free_counter.php?code=32" target="_blank">Sitenize Sayaç</a></td>
</tr>
<tr style="BORDER-COLLAPSE: collapse; FONT-FAMILY: Arial; COLOR: #ffffff; FONT-SIZE: 11px">
<td align="left" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">Bugun:</td>
<td align="right" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">80</td>
</tr>
<tr style="BORDER-COLLAPSE: collapse; FONT-FAMILY: Arial; COLOR: #ffffff; FONT-SIZE: 11px">
<td align="left" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">Dun:</td>
<td align="right" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">90</td>
</tr>
<tr style="BORDER-COLLAPSE: collapse; FONT-FAMILY: Arial; COLOR: #ffffff; FONT-SIZE: 11px">
<td align="left" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">Toplam:</td>
<td align="right" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">119</td>
</tr>
<tr style="BORDER-COLLAPSE: collapse; FONT-FAMILY: Arial; COLOR: #ffffff; FONT-SIZE: 11px">
<td align="left" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">Online:</td>
<td align="right" background="http://www.sitenizesayac.com/counter_free/images/gif/">2</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</td>
<td valign="top"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/zikrullahin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beden RUH için, ruh SEVGİ için, sevgi ALLAH için. (Dr.Hamdi Kalyoncu)</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/beden-ruh-icin-ruh-sevgi-icin-sevgi-allah-icin.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/beden-ruh-icin-ruh-sevgi-icin-sevgi-allah-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 13:54:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cuma Düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[allah.]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[eflani]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul.]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.pendikgazetesi.com/upload/haber/3715.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/beden-ruh-icin-ruh-sevgi-icin-sevgi-allah-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;.4</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 12:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul kazancı]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[lokmanlı köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[         
                 KANDIRA LOKMANLI KÖYÜ&#8217;NDE İLK KONUŞMA.. KOCAELİ   YURDUNDA BAŞIMA GELENLER..
                 İzmit,1972-1976
                  Lise sonlardayız.. Kendimize iyice çekidüzen verdik.. İdealist dingörevlisi olarak kendimizi hazırlıyoruz..
                  Vakıflar yurdunda kalıyoruz.. Öğretmen Lisesine giden Cavit Demiröz arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz.. Kendisi Kandıra&#8217;nın Lokmanlı köyünden..
                 Bir gün bana dedi ki: &#8220;M.Ali,  dedemin bir ay sonra köyde mevlidi olacak.. Hoca lazım.. Konuşma yapacak bir hoca.. O da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         <br />
           <span style="color: #0000ff;">     <strong> KANDIRA LOKMANLI KÖYÜ&#8217;NDE İLK KONUŞMA.. KOCAELİ   YURDUNDA BAŞIMA GELENLER..</strong></span></p>
<p>                 İzmit,1972-1976</p>
<p>                  Lise sonlardayız.. Kendimize iyice çekidüzen verdik.. İdealist dingörevlisi olarak kendimizi hazırlıyoruz..</p>
<p>                  Vakıflar yurdunda kalıyoruz.. Öğretmen Lisesine giden Cavit Demiröz arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz.. Kendisi Kandıra&#8217;nın Lokmanlı köyünden..</p>
<p>                 Bir gün bana dedi ki: &#8220;M.Ali,  dedemin bir ay sonra köyde mevlidi olacak.. Hoca lazım.. Konuşma yapacak bir hoca.. O da yetmez Mevlid okuyacak bir iki hoca daha..&#8221; Ben &#8221; tamam ben ekibi hazırlarım&#8221; dedim.. Bir de Kemal Bayraktar arkadaşım var, daha önce Kurslarda okumuş, hafızlığı bitirmiş.. Aynı okulda okuyoruz, aynı yurtta kalıyoruz.. Konuşma işi  benim, okuma işi Kemal&#8217;in.. Olur mu, olur.. Konuştuk.. İş tamam..Yaş 17 filan..</p>
<p>                İş tamam ama, benim diksiyonum, hitabım iyi.. Bu belli.. Lakin hayatımda bir kez camaat karşısına çıkmamışım.. Konuşma yapmamışım.. Bu da bizim için uygulama olur deyip cesurca daldık işe.. O günden itibaren bir ay&#8217;a yakın çalıştım..Devamlı konuşacaklarımı kitaplardan not alıp yazıyordum.. Hazırlık iyi gidiyordu.. Bir kaç defa, kürsüdeymiş gibi Kemal hoca&#8217;ya konuştum.. Çok beğendiler..Konu &#8220;Ahiret&#8221;ti zannediyorum&#8230;</p>
<p>              Beklenen gün geldi.. Bir gün önce Lokmanlı köyüne vardık..E..Hocalar gelmiş.. Köylü toplanmış.. İzzet ikram..Harika bir akşam.. Lokmanlı Köyünde her evin bahçesinde bir fırın var.. Biz buna yabancıyız.. Çok ilginç geldi.. Kebaplar, yemekler, ekmekler..Hep fırından çıkıyor.. Cavit&#8217;in annesi teyzemiz de bu ziyafete yeni yapılmış yoğurt, bal vs. ilave etmiş ki.. Gelişme çağındayız.. Yemek hep karavana iken&#8230;Böyle bir ziyafet.. Haala tadı damağımdadır..</p>
<p>            Bir gün sonra, mevlid merasimi için camideyiz.. Cami hınca hınç dolu.. Ben hazırlıklıyım.. Özel defterimi sıkı sıkı tutuyorum.. Kemal hoca için sorun yok o tecrübeli..Sesi gür.. Vaiz de var.. Merasim namaz sonrası başladı.. Kürsüye çıktım.. Mikrofonla ilk tanışmam.. Sesimi hoperlorden duymaya başlayınca ben coşmuşum..  Konuşuyorum. Zaten çok hazırlıklıyım.. konuşma bitti, okumalara geçildi.. O da bitti.. Dağılmadan, daha büyük bir ziyafet&#8230; Millet bizi tebrik ediyor..Hayır dualar ediyor..&#8221;Maşallah maşallah&#8221; diyor.. Hasılı havamız iyi şekilde ayrıldık köyden akşam üzeri&#8230;<br />
                                                      <br />
                                                       *   *   *</p>
<p>           Aradan bir hafta geçti, Cavit köyüne gitti-geldi..</p>
<p>           Beni görünce, gelsene buraya dedi.. &#8220;Ya ben köyden geliyorum..Millet seni konuşuyor.. O gencecik hoca ne konuşma yaptı öyle..Bravo vallahi..Analar neler doğuruyor bee..&#8221; diyorlar.. Dahası,&#8221; Köyde dul bir teyze var, o diyor ki, &#8220;oğul, konuşma yapan o genç hoca senin arkadaşınmış, o konuştu ben ağladım.. Beni çok etkiledi. Kızımı ona verip, razı olursa  bütün mal varlığımı da O&#8217;nun üzerine yaptıracağım.&#8221; diyor. Ne dersin? Doğruydu, üst katta da hanım cemaat vardı.. Bu kadıncağız da oradaymış.. Tabi ben buna çok sevindim, moral buldum. Ama kız işine sıcak bakmadım.. Daha okuyacaktık..Önümüzde yıllar vardı.. Ama bu olay beni hatip yaptı..<br />
                                                                   *       *      *</p>
<p>          Tıpkı okulda Edebiyat öğretmenim L.Ertuğrul Kazancı&#8217;nın beni yazar yaptığı gibi..</p>
<p>          Okulda Kültür Edebiyat başkanıydım.. Yurtta da yurt başkanı&#8230;</p>
<p>           Bir başyazı yazmıştım duvar gazetesine.. &#8221;Yaşasın Kıbrıs Türk Devleti&#8221; diye.. Tabi başlık almaydı.. O zaman yayınlanan Yeniden Milli Mücadele Dergisindeki kapak yazısıydı.. Ben estim, gürledim.. Hamasi bir yazı yazmıştım hatırladığım kadarıyla.. L.Ertuğrul Hocam beni çağırdı.. Kendisi öğretmenlik yaparken, mahalli gazetelerde de yazı yazıyordu..&#8221; M.Ali senin başyazıyı temize çek, gazetede yayınlattıracağım&#8221; dedi. Ben olur hocam derken uçuyordum sevinçten.. Bir gün sonra verdim yazıyı.. Artık hergün gazete bayiine gidiyor, gazetede yazımın çkıp çıkmadığına bakıyordum.</p>
<p>          1.5 Ay filan çıkmadı yazı..Hocaya soruyorum.&#8221;Çıkacak&#8221; diyor.. Sabırsızlanıyordum..Meğer gazete biraz solcu olduğundan, bizim yazıyı yayınlamak istememiş.. Ama hoca bastırmış.. Nihayet yayınlandı.. Ben uçuyordum.. İlk defa bir yazım, matbu harflerle, köşe yazısı biçiminde yerel bir gazetede yayınlanmıştı.. İşte bundan sonra ben yazar da olabiirim dedim.. Zaman içerisnde  amatör planda da olsa üç adet kitap yayınladım.. &#8220;Toplumun Renkleri&#8221;  &#8220;Ticaretin ABC&#8217;si&#8221; &#8221; Sözlerin Renkleri.&#8221;</p>
<p>           &#8220;Sözlerin Renkleri&#8221;nin 2. baskısı kısmet olursa önümüzdeki Perşembe günü (21/05/2009) çıkıyor.. Benim bu hasletlere sahip olmamda, L.Ertuğrul Kazancı Hoca&#8217;nın çok rolü olmuştur. Bir ara ADD başkanlığı da yapan bu hocamı saygıyla anıyorum.. Tabi hak yemeyelim, ortaokul 1. sınıfta, ilk yazılı Türkçe dersinden olmuştu.. Köyden 5 sınıf bir arada okuyup gelen gariban M.Ali, ilk okunan yazılıdan, Türkçe&#8217;den 10 üzerinden 7 almıştı.. bir iki kişi de 8-9 almıştı.. o zamanki, Trabzon&#8217;lu Türkçe öğretmenim Ahmet Yılmaz&#8217;ın da katkısını yadetmeliyim.. O yedi beni de beni Türkçe öğretmeni aypmıştı.. Yaa..!  Tüm hocalarımı saygıyla anıyorum.. </p>
<p>                                                                 *       *         *</p>
<p>             Bir de yurtta Fevzi diye bir arkadaş vardı.. Ticaret Lisesine gidiyordu..Ali Çetin diye belletmen hoca onları korurdu.. Ali Bey, TV filan olmayan  o günlerde, küçük radyosunu kulağına koyar, bizim başımızda mütalaa yaptırırken, O &#8220;Bizim Radyo&#8217;yu dinlerdi&#8230; Hızlı bir Marksist&#8217;ti. Fevzi de Yurt başkanı ve O&#8217;nun adamı.. </p>
<p>           Yemek bahane edip yurtta boykot yaptırmak istediler..  O zamanlar boykot, eylem meşhurdu.. Şimdi de var ya bazı idealist(!)ler&#8230; Neyse&#8230; Biz mani olduk. Gece Müdürü çağırdık yurda.. Yemekler güzeldi..Herşey iyiydi.  Aşçı kadın, Müdürün kayınvalidesi idi.. Esas sorun buydu..</p>
<p>           Boykot&#8217;a mani olduk.. Bununla da kalmayıp yurt başkanı olduk.. </p>
<p>          Sen misin mani olan.. Fevzi her yerde gelip resmen laf atıyor, üzerimize yıkılıyor, surat yapıyor, diş biliyor..</p>
<p>           Bir gün Kemal, Sami, Ruhi arkadaşlarım yanımdayken yine sürtünmez mi Fevzi dolap önünde.. Ben de kavgacı bir insan olmadığım halde, restle cevap verdim.. Çık dışarıda görüşelim filan dedik.. O yalnız biz üç kişiyiz.. Çıktık, akşam karanlığı bastmıştı.. Yurttan 200m. kadar uzaklaştık.. O tek biz üç kişi.. Lakin kerata dövüşçüymüş. Durduk, ne bu senden çektiğimiz filan demeye kalmadı, Fevzi bana tam burnuma sert bir kafa attı:)  Hayatımda ilk ve son yediğim kafaydı bu.. Bir an yıkılmak üzereyken kendimi toparladım.. Benim ağız burun kan içinde.. Arkadaşlar tribünlerde&#8230; Onlar da saf.. Ben cebimden tükenmez kalemi çıkardım.. Fevzi kaçıyordu.. Onu bıçak zannetti galiba akşam karanlığında&#8230; Hasılı O bir etkili kafa atmasıyla, ben de bir kafa darbesi aldığımla kaldık.</p>
<p>            Üç yıl önce Kandıra&#8217;ya meaaile gittik. Cavit Bey&#8217;in izini bulduk. Konuk olduk. Öğretmen Kandıra M.Akif Ersoy ilköğretim&#8217;de. Hızımızı alamadık, Geyve&#8217;ye gittik..Orada da Sami Gençer var. 30 yıl sonra O&#8217;nu da buldum.. O da sınıf öğretmeni olmuş. Evinde misafir olduk..  Sami&#8217;ye sordum &#8220;Senin hemşehrin, Geyve&#8217;li bir yurt arkadaşımız olacaktı. FEVZİ. Görüyor musun O&#8217;nu..?&#8221; diye..  &#8221;Görmez olur muyum, o da öğretmen burada&#8221; dedi. Şimdi çok olgunlaştı, namazında niyazında.. Üstelik AK PARTİ&#8217;li.&#8221; demez mi&#8230; &#8221; O&#8217;na selam söyle, bir kafa atmıştı bana İzmit&#8217;te. Ondan bir kafa alacağım var:)) dedim.. Ahh.. Gençlik.. Vah zaman.. Nereden nereye&#8230;(Devam edecek)</p>
<p>            Gönül selamımla ..</p>
<p>            Allah&#8217;a emanet olunuz&#8230; 16/05/2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

