ŞEHİRLEŞME VE ŞEHİR YAŞAMI

İNSAN SOSYAL BİR VARLIKTIR
İlk insandan bu yana, insanoğlunun yaşam serüveni gösteriyor ki, insansoyu, “akıl ve muhakeme” özelliği sayesinde hep iyiyi, doğruyu güzeli aramıştır.
Bilinenden hareketle, bilinmeyene ulaşma yeteneği sadece insanoğluna verilmiştir.
Arı, en faydalı ilacı yapar.. Belki binyıllardır sadece onu yapar. Daha ilerisini keşfetme gücü yoktur. Başka birşey yapamaz.
Geliştirme, muhasebe, muhakeme, sentez, analiz yapabilme gücü sadece en şerefli varlık insana verilmiştir.
Öyleyse, “akıl sahibi insan”ın yaşam grafiği daima pozitif istikameti gösterir, göstermelidir.
İnsanlar yaşarken, birbirleriyle iletişim içinde olurlar. İnsan sosyal bir varlıktır. Yalnız yaşama, onun yapısına asla uymaz.
Bu bağlamda ŞEHİR YAŞAMI (veya kent yaşamı) yerleşik kültürün bir üst yapısını oluşturur.
İnsanca (akıllıca) yaşamak için, uyulacak yazılı veya yazısız pekçok kural vardır.
Bu kurallar, tecrübe ve bilgilerin sonucu, BİLGELERDEN sadır olmuş, belki zamanla anonimleşmiş kurallar olabildiği gibi, yönetimlerce konulmuş, yasa ve kurallar da olabilir.
Hayat devam ederken, insanlararası sorunlar yaşanabilir. Ancak, bu sorunları savaş haline getimeden, tartışarak, anlaşarak halletmek aklın işareti olan DOĞRU olsa gerek.
Mutlu olmanın temel şartı, bilgi, birikim, görgü ile yasaları bilmek ve bunlara uymaktan geçer.
Şehir yaşamı, kırsal yaşama göre elbette farklı özellikler gösterir. Bir köyde oturan ailelerin tümü kadar nüfusu, şehirde bir büyük apartmanda görmek/yaşamak mümkündür.

Köye göre, fiziki şartların daraldığı, ama nüfusun değişmediği kat kat binalarda yaşamanın olumlu ve olumsuz yanlarını bilmek; köklerimizden gelen yaşam mirasımızı, içsel değerlerimizi korumak, şehir yaşamında mutlu olmanın anahtarlarından biri belki en başta gelenidir.
Ekonomik durum, sosyal ve psikolojik duruma göre şekillenmelidir. Bunun zıddı sıkıntılar doğurur. Nitekim doğuruyor da.. Maddi yapının ve buna göre şekillenen hayatın , her alanı, her kişiyi alabildiğine etki altına alması, bunalım kaynağı olabilir. Hayatın her safhasında, belirleyici olarak MADDİYATIN konulduğu; manevi, ahlaki, kültürel değerlerin makyaj malzemesi/parfüm gibi görüldüğü bir sosyal yapı sıkıntılı, sancılı bir sosyal yapıdır.
Bu çalışmamız, şehir yaşamında mutlu olmanın temel prensiplerini, insanımıza, özellikle Sultangazi ve İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimize ulaştırılmak üzere hazırlanmıştır. Genel anlamda herkesin, her kentliyim diyenin istifade edeceği bir çalışmadır.
Mutlu bir aile, mutlu çocuklar, mutlu insanlar, mutlu güleryüzlü toplum olmak mümkün.
Bunun için “insan özelliklerimizin ve güzelliklerimizin” farkına varmalı, aklımızı, vicdanımızı, fizik yapımızı, insana yaraşır bir biçimde, sentez ve analizlerle geliştirerek kullanmalı, mutlu-aydınlık ufuklara kapı aralamlıyız.(devam edecek)

Leave a Reply