SEYREYLE SEN GÜMBÜRTÜYÜ

Yerden göğe küp dizseler,

Birbirine bendetseler,

Altından birin çekseler,

Seyreyle sen gümbürtüyü.

Yunus Emre

 

 

Hayat denen yolda giderken, yola ve yolculara feraset nazarıyla bakabilmek..

Yolun çevresini, yapısını incelemekle meşgul olurken yolda yürümeyi unutmamak..

Çocukluk dediğin bir kıpırdanış, en berrak saflığın sevimlilikle ve sevgiyle kaynaşması..


 

Gençlik bir küheylan hızı, çevikliği, cesareti ile kuş olup uçmak, toz olup savrulmak, akıl olup aklanmak, aşık olup yanmak..  Belki  yolu yordamı unutuverme girdabına düşmek..

Olgunlukta açılır kalomoza defterler.. Sanki fırtınadır, “yaşam” diye gelip geçen.. Sis perdeleri dağılır gözler önünden.. Gözlere gözlük, akıllara nur, yollara ışıktır olgunluk denen..

Bir el uzatımlığı kadar hemen yakında yanıbaşımızdadır yaşanmış.

Birşeyler uçuşur aklımız üzerinde..Yürek başka bir çırpınışa geçmektedir. Hayat denen yolda ilerlerken olgunluk,  yürekle aklı kullanabildiğin ölçüde, aşk’a odaklanan, sonsuzluğa kilitlenen  rampadadaki füzedir..

Yolu, yolcuyu, yol zamanını veya zamansızlığını idrak , kimini gençliğin baharında, kimini olgunluğun rampasında,  “insan” eder.. Kimi de teneşirde uyanır.. Heder..Keder..

İhtiyarlığın imkansızlığı alev alev yakar insanı.  Dildeki “vah vah” ları, “ah..ah..” a, “Hak..Hak”a dönüştürememişsen inlemek, ağlamak senin hakkın ihtiyar. Geçiverdi değil mi bitmez gibi görünen zaman.

 Keşke zaman varlığı yerine,  zamanın olmadığını, “bir an” içinde yaşadığını farkedebilseydi ihtiyar..

İşte yolun sonu, tünelin ucu şuracıkta.. Çocuklukta ve gençlikte de öyleydi. Ama yol kenarındakilerle, yol halleriyle,  belki cazibesiyle ilginenirken unutuverdin bunu.. Zamanın zamansızlığını..

İhtiyar dediğin, bunların bilinciyle yaşar.. Bilmeyenlere şaşar..

Çevresine ve arkadan gelenlerin karanlık yollarına ışıklar saçar.

Her nefesi “hu” her gülüşü “şükür” , her hüznü  “tevbe ve istiğfardır”  bahtı aydın ihtiyarın.

İster öyle, ister şöyle; ister ölü, ister diri.. Yaşanır bu hayat.. Çocuk, genç, ihtiyar..

Geçer yol kenerındaki kener taşları hızla birbir ardına..

Ölümden ne korkar durursun be insan.. Ölüme hazılanamamaktan kork..

Son dakikada gümbürdeme ve gümbürdetme..

Yerden göğe dizdiğin, birbirine özenle bendettiğin küpler,  son nefeste fayda verecek mi acep?

   O bülbül gibi şakıyan diller  Allah diyemezse nice olur halin?.. Nasıl olur o gümbürtü..?

Rahman ve Rahim olan Allah’ı anar,  O’na sığınırız. Resûlüne salat ve selam ederiz. Rabbimize verdikleri için hamd ve şükr ederiz..

Daima “huzurda” olmak dileğiyle..

,