Bir internetkafe’ye gidin, çok değil, onbeş yirmi dakika çaktırmadan gözlem yapın.

Bu milletin sorumlu bir ferdi olarak, ibret nazarıyla gözlemleyin..

Bilgisayarım arızalandı, İnternet’e gittim, bir masaya oturdum araştırmamı yaptım, bu arada işte bu yazıyı yazıyorum. Gördüğüm, dinlediğim manzara üzerine.. Anlaşılan buradan çok yorgun ayrılacağım.


*** Çocuklar ve gençlerin oynadıkları oyunlar, tek kelimeyle insanlık dışı.. Vurmak, kesmek, kelle uçurmak, biçmek, öldürmek ve öldürmenin, cinayetin, caniliğin her çeşidi.. Bu çocuklara okul birşey verse bile, bu mekanlar geri alır. Buralarda yetişenler “adam” değil, “kırk harami” olur..

*** Kendi aralarındaki ilişkiler, tam bir facia.. Edep, hayâ, ahlâk?.. Hak getire.  52 yaşımdayım, hiç duymadığım küfürleri bu çocuklardan duyuyorum.

*** Eğitimin en önemli bölümü çocukların içinde bulundukları sosyal çevrede, arkadaş gruplarında oluşur. Eğer çevre, her türlü küfürün, hakaretin, nefretin mekanı internetler olursa; arkadaş grubu, en ufak ahlaki terbiyevi endişe taşımayan, suratları bile çirkinleşmiş bu cani ruhlu küfürbazlar olursa.. Yetişen nesil herhalde benim kadar değerli okuyucularımı da panik ve endişeye sevkeder.

*** Bu internet cafelerdeki çocuklar, aynı zamanda o kadar pervasızca ve bağırarak konuşuyorlar ki.. Bu gürültünün kendi ruh sağlıuklarını harap ettiğinin farkında bile değiller.

*** Bir baba çıkageldi biraz önce. Oğlunun internet sevdasından müşteki. Çocuğu, masa aralarında biraz kovaladıktan sonra, tuttu hınçla tokatladı.. Küfürler savurtarak, tekme tokat dışarı atılan çocuk, kaçmakta buldu çareyi. Bu tür olaylar da ayrı bir facia.. Küfür ve tokat.. Hatayı hata ile düzeltme.. Ciddi bir rehberliğe ve eğitime, şefkate ihtiyacı olan çocuğun makas değiştirmesi an meselesidir böyle durumlarda.. O zaman da kazanıyorum derken, kaybetmektir bu olay..

*** Hasılı, İnternet kafe’ler, çocuklarımızın ruhunu öldürüyor veya sakatlıyor..

*** Bu hasta veya ölü ruhla yetişen nesil, kendini, ana babasını kurtarıp mutlu edecek; Türkiye’yi “Çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne” çıkaracak öyle mi? Kendimizi kandırmayalım.. Durum ciddi ve vahim.. Okulların eğitimdeki payı gittikçe azalıyor, yerini, negatif eğitim argümanları, yani internet ve dizili mizili TV yayınları alıyor.

*** Bu negatif eğitim araçlarını (Bilgisayar-TV-Basın) pozitif eğitim veren, bu ülke çocuklarını bozan değil, “insan gibi” yetişmesine katkıda bulunan araçlar haline getirmek, geleceği kurtarmakla eşdeğerdir.  Bu hususta yasal düzenleme şarttır..

*** Geleceğimiz, çocuklarımız, evlatlarımız gidiyor.. Bu yangından bu gelecek nesli kurtarmak, Hükümet başta olmak üzere herkesin görevidir.. Ana- baba- hoca-esnaf-öğretmen-komşu-belediye-emiyet.. Herekese görev ve sorumluluk düşmektedir. Bu açlıktan sonra en büyük tehlikedir.

*** Gazetelere televizyonlara yansıyan haberleri izleyip okurken yüzümüz kızarmakla kalmıyor, kahroluyoruz sorumlu bir vatandaş olarak.. Kadın ikiz doğum yapıyor, çocuğun biri başkasından.. Servisçiler içerisinde, sapıklar bile var ve öğrenci taşıyorlar.. Öğrenci de çoğunlukla, yukarıda belirttiğimiz internetçi.. Tehlikeyi bir an düşünmek ürpertici.. Çocuk kayıpları bir başka yara.. Genç kızların evden kaçışları, bir telefeon için adam öldüren tinerci belki internetçi gençler.. Vatandaşın cüz’i miktar parasını alıp, hiç olmazsa salıvermek yerine öldüren, öldürmekten belki zevk duyan bir nesil..

*** Uyanalım, aklımızı, gözümüzü, ferasetimizi, yetkilerimizi kullanalım..  Herkes görev başına.. Üzerimize düşeni yapalım.. Ben şu anda, bu agresif çocukları dikkatlice bazen sözle, bazen bir bakışla ikaz etmeye çalışıyorum.. Yetkili ve vicdan sahibi birisi  tesadüfen okur diye de bu konuda yazı yazıyor ve uyarıyorum.. Ben şu anda hiç değilse bu konuda az da olsa bir görev yaptığımı sanıyorum.

***

VAKİT GEÇ OLMADAN, GENÇLERİMİZ VE ÇOCUKLARIMIZLA İLGİLİ PROJELER ÜRETMEK GEREKMEKTEDİR. iKTİDAR VE MUHALEFET DALAŞMAK YERİNE GELECEĞİMİZİ DE DÜŞÜNMEK ZORUNDADIRLAR.

En iyi dileklerle..

Daima “huzurda” olmak temennisiyle…