<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Ali Aktar&#039;ın Kişisel Blogu &#187; Anılar</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetaliaktar.com/category/anilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetaliaktar.com</link>
	<description>Kuvvetsiz Adalet aciz ; Adaletsiz Kuvvet Zalim Olur</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 10:44:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>HAYATIMA DAİR_6 / 1980&#8242;Lİ GELİK AYİÇİ YILLARI</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair_6-1980li-gelik-ayici-yillari.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair_6-1980li-gelik-ayici-yillari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ayiçi]]></category>
		<category><![CDATA[gelik]]></category>
		<category><![CDATA[kilimli.]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[
YALAN DÜNYA&#8230; YALANCI DÜNYA..



 

 
 Öğtermenlik mesleği fedakarlıkla anılır her zaman.
Öğretmen, karşılıksız doğru bildiklerini, doğru tespitlerini, sevgisini verir hep öğrencilerine..
28 Yılını çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin de içinde bulunduğu eğitim camiasının içinde geçirmiş bir kardeşinizim. Öğretmenlik, okul idareciliği, sürücü kursu idareciliği ve öğretmenliği.. Tekrar öğretmenlik ve emeklilik.. yıl olmuş 2010. Başlangıç 1980. Yüksekokul öncesi Diyanet&#8217;te Kurs öğretmenliği..
Öğretmenler öğrencilerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="banner">
<h1>YALAN DÜNYA&#8230; YALANCI DÜNYA..</h1>
</div>
<div id="container">
<div id="content">
<p> </p>
<p><a id="myphotolink" href="http://www.facebook.com/photo.php?op=1&amp;view=all&amp;subj=94926648371&amp;aid=-1&amp;pid=3800575&amp;id=630704886&amp;oid=94926648371"><img id="myphoto" style="width: 499px; height: 402px;" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-sjc1/hs580.snc3/31630_394907239886_630704886_3800574_5205202_n.jpg" alt="" width="553" height="400" /></a></p>
<p> </p>
<p> Öğtermenlik mesleği fedakarlıkla anılır her zaman.</p>
<p>Öğretmen, karşılıksız doğru bildiklerini, doğru tespitlerini, sevgisini verir hep öğrencilerine..</p>
<p>28 Yılını çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin de içinde bulunduğu eğitim camiasının içinde geçirmiş bir kardeşinizim. Öğretmenlik, okul idareciliği, sürücü kursu idareciliği ve öğretmenliği.. Tekrar öğretmenlik ve emeklilik.. yıl olmuş 2010. Başlangıç 1980. Yüksekokul öncesi Diyanet&#8217;te Kurs öğretmenliği..</p>
<p>Öğretmenler öğrencilerine verirken, almayı hiç düşünmezler.  &#8220;Ben bir fidan dikiyorum. Bunların yetişmesi bir süreç.. Yetiştiklerinde, samimi bir selam, tatlı bir tebessümle bana belki bir yerlerde dönerler veya ben onlarla karşılaşırım. Kazancım da bu olur. Manen haz duyarım.&#8221; düşüncesi belki akıllarından geçer.</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>MÜDÜRLÜK SEVDASI</strong></span></p>
<p>Babamın arkadaşıMehmet Ulusoy Hoca &#8220; Senin M.Ali&#8217;yi müdür yapaklım filan yerde &#8221; demiş.. Yıl 1980. Babam da bana söyledi. 22 Yaşımdayım, gencim, güçlüyüm, idealistim. &#8220;Olur&#8221; dedim. Çıktım yola. Okulu görmeye. Zonguldak Kumluca Ortaokulu.. Gittim baktım. 5 Odalı tek katlı bir ev. İçim ısınmadı. atama da yapılmıştı galiba.</p>
<p>Aklıma girdi ya bu iş..  Karabük İ.H.L.&#8217;de görevliyim. Bizim kıymetli öğretmen arkadaşlar da &#8220;Müdürük mü?&#8221; &#8220;M.Ali Bey müdür mü olacakmış? Heh hee.. &#8220;  Derlermiş arkamdan. Şimdiki aklım olsa sinek vızıltısı gelirdi.. daha toyuz. Alınıyoruz tabi. Öğretmenliğimin ikinci yılı..</p>
<p>                                                                                                                            *        *       *</p>
<p>Askerden yeni gelmiştim. Saçlar iki numara..</p>
<p>O zamanın çok sert ve yanına girmeye herekesin cesaret edemediği Zonguldak Millî Eğitim Müdürü Mustafa Turan&#8217;ın makamına çıktım. &#8220;Ben müdürlük istiyorum komutanım!&#8221; dedim. (askerden her yeni gelen çoğu zaman böyle yapar) Güldü. Düzelttim ama işten geçti:))</p>
<p>Beni azimli görünce,  Yusuf Aydoğan&#8217;ın eğitime başlatıp, şube müdürü olmasıyla boşalan Gelik ayiçi 100. Yıl Ortaokulu müdürlüğü boş. &#8220;Yapabilir misin?&#8221;  Dedi. &#8220;Olur yaparım efendim &#8221; dedim.</p>
<p>Okula gittim. 400 öğrenci, 2 hizmetli, 6-7 öğretmen.</p>
<p>Kafaya koydum ya. İstedim tayinimi. Ve atamam yapıldı.</p>
<p>1981 yılının Ekim aylarıydı galiba.</p>
<p>Bir hafta hiçbir şey yapmadım, söylemedim. Sadece gözlemledim. Durum tespiti yaptım. Çocuklar, okul önünde sıra oluyormuş gibi.. Ama tamamen karışık. Md. Yardımcısı Doğan Soyertaş.</p>
<p>Cuma bayrak töreninde bir konuşma yaptım. Açıklamalar yaptım.</p>
<p>Olaya çok hızlı ve sert giriş yaptım galiba. 22 Yaşında zıpkın gibi bir müdürüm.</p>
<p> </p>
<p><a id="myphotolink" href="http://www.facebook.com/photo.php?op=6&amp;view=global&amp;subj=94926648371&amp;pid=1818553&amp;id=630704886&amp;oid=94926648371"><img id="myphoto" style="width: 495px; height: 271px;" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc1/hs089.snc1/5090_97857924886_630704886_1818557_6130844_n.jpg" alt="" width="560" height="451" /></a></p>
<p>Tecrübem yok, toy&#8217;um ama gençlik eğitimimizi iyi almıştık.. Kişisel gelişim, iş idaresi, politik duruş, dünya ve ülke gündemini takip ve sağlıklı yorum yapabilme, teşkilatçılık, davranış bilimleri.. Gibi konularda donanımlıydık. İşi bu yönden kurtarıyorduk:))</p>
<p>Lakin, öğrencilerden çok öğretmenlerden tepki aldım. &#8220;Bu da nerden geldi başımıza&#8221; der gibi hareketler..vs. Onlar da daha yeni (stj. Öğrt.), biz de onlardan bir yıl kıdemliyiz. İlk atandığı yer burası arkadaşların. Kendi aralarında kanka olmuşlar ama okul, eğitim, öğretim , başarı, gayret de gerekli. Tabi ikazlar. Selamlar saygılar, beraberinde sinir harpleri..Filan&#8230;</p>
<p>Öğretmenler kurulunu topladım. Ciddiyet, disiplin, Millî Eğitimin amaçalı doğrultusunda eğitim ve başarı istediğimi ifade ile onları da dinledim.Kararlar aldık. Ama millet tepkili..</p>
<p>Lakin artık herkes sınıfının bulunduğu yerde sıra oluyor, geç gelme, aşırı davranışlar vb. yok oldu..</p>
<p>Bu arada  Doğan Soyertaş da askere gitmez mi? Yapayalnız kaldım. Şeref Aslan öğretmeni yardımcı yaptım..</p>
<p>Okulun ihtiyaçları noktasında, Gelik Bölüm Başkanı Maden Müh. Cevat Şahin  çok destek veriyordu. Muhit Türkiye&#8217;nin en önemli Maden ocaklarının bulunduğu önemli bir bölge. Yemyeşil. Güzel. Lakin dağlara yaslanmış gecekondulardan kurulu dağınık bir belde.Zonguldak yaklaşık bir saat. Yollar yapılıyor tekrar bozuluyor. zemin hareket halinde. Benim çoluk çocuk Karabük&#8217;te. Karadon&#8217;da misafirhane&#8217;de kalıyorum. Hafta sonları Krabük&#8217;e buharlı trenle gidiyor geliyorum. Mazotlu makina varsa seviniyoruz. On kadar tünelden geçiyoruz. Eve vardığımda zenci gibi değilse de, Hint esmerleri gibi oluyoruz. Bu durum 4 ay kadar böyle devam etti. Ama bana vız geliyor. Çünkü bir okul kuruyorum yeniden.. Artık MÜDÜRÜM:))</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>FARELERLE YOLCUĞUN TADINA DOYUM OLMAZ:)) !!</strong></span></p>
<p>Karabük&#8217;e trenle gidip geliyoruz. Yolculuk tehir olmazsa 4 saat civarı. Tehir olur, yol bakımı olur vs. 6 saate de çıkar yolculuk zamanı.</p>
<p>Yine bir Karabük yolculuğu..</p>
<p>Çocuklardan, Fatih3 yaşında, Faruk 1 yaşında var yok.. Karabük&#8217;e trenle ve çocuklar kucağımızda gidiş gelişlerimiz, gece yolculukları. Buharlı tren.. Çuf çuf.. eder gider.. Bir defasında, gece yolculuğu sırasında kompartmanda sadece eşim ve çocuklar biz varız. Mevsim kış. Kaloriferler yanıyor. Bir tıkırtı duydum ayağımın altında. Baktım fare. &#8220;Ayaklarınızı toplayın fare..!&#8221; demeye kalmadı arkasından bir daha, arkasından bir daha, bir daha, bir daha.. Meğer fare yuvasıymış bizim kompartman. Dışarı çıkıp koridora bakıyorum, hiç bir görevli yok. Elimizde bir şey de yok. Korkmuyorlar da farecikler. Yüz versek kucağımıza doğru gelecekler.. Ayaklarımızı toplayıp fare kovalamak/kişelemekle Karabük&#8217;e vardık ama siz bize sorun.. Çileye bakar mısınız? İlyas Caymaz olsaydı &#8220;Çileeeeee&#8230;&#8221; diye çekerdİ:)</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>BANA DESTEK VERENLERİ MİNNETLE ŞÜKRANLA  ANIYORUM</strong></span></p>
<p>Bölüm şefi Bahri Yıldırımın, yine şef Satılmış Harmankaya&#8217;nın, Şahbender yavuzarslan&#8217;ın, Şevket Yavuzarslan&#8217;ın, Oruç Çavuşun çok destekleri vardı bana. Veysel Başkan ilk zamanlar iyi davrandı. Sonra ne oldu bilmiyorum, galiba işleri bozulmuştu okuldan desteğini çekti. Bana da mesafeli hale geldi. Bir gerginlik de olmuştu herhalde.. Detayları hatırlayamıyorum. Çünkü iki şeyi çabuk unuturum:1-Yaptığım iyiliği, 2-Bana yapılan kötülüğü. &#8220;Galibiyetlerden KANUN;  mağlubiyetlerden DERS çıkarma gayreti içinde oldum her zaman.</p>
<p>Daha sonra, Mehmet Kargıdan, Fehmi Cesur, Rauf Cesur okul dernek ve aile birliğinde görev alıp çok katkı sağladılar&#8230; Rahmetli Ali Muhtar da hoş bir insan idi. Hacıydı, Mertti. Onun gelmesi beni rahatlatıyordu. Kızı da bizdeydi tabi. Hacer Caymaz. Bir de komşu Çakıcı vardı. Hem komşum hem veli&#8217;m. O da kontrolvari, eli arkasında bazen okula gelirdi. Severdim O&#8217;nu da..</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>ZORLUKLAR, KITLIKLAR ÇEMBERİNİ YARA YARA İLERLERKEN..</strong></span></p>
<p>Zaman ilerliyordu.. Eğitim öğretim iyi gidiyordu..</p>
<p>Lakin öğretmen arkadaşlar nedendir bilmiyorum, belki hızıma yetişemiyorlardı, Bana samimi gelmiyorlardı. Ben sert görünmeme rağmen, müşfik ve canayakın, espritüel, CANDAN bir insan oldum hep. Ama arkadaşlarla ekip çalışması konusunda ilk zamanlar çok zorluk çektim. Kendimi, 3&#215;4 m. odamda yalnız hissediyordum çoğu zaman. Hatta ağladığım günler olmuştur.</p>
<p>Belki onların da bir kasıtlı halleri yoktu. Ama Arkadaş neden olamıyorduk..? Galiba doku uyuşmazlığı deniyor buna..</p>
<p>Neyse zamanla bunları da çözdük. Konya&#8217;dan, bir şube md. bize öğretmen olarak atanmıştı. Hüseyin Yılankaya.. Olgun, ağırbaşlı, iyi bir arkadaştı. Onun odama gelip bir çay içmesi beni sevinçten uçuruyordu. Ama çaktırmıyordum tabi:)) Yeni başka öğretmenler de geldi. Kadro çoğlınca, tabir caizse eski koloni etkinliğini kaybetti. Psikolojik çatışmalar önemli ölçüde bitti.</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>BAYRAM TÖRENLERİ BİR BAŞKA OLURDU GELİK&#8217;TE</strong></span></p>
<p>Gelik&#8217;te iki de ilkokul vardı. Ayiçi İlkokulu Müdürü Hasan Çoban annemin köyünde yıllar önce öğretmenlik yapmış, Osman Dayımın da öğretmeni. Dost bir insandı. Gelik İlkokulunu Müdürü Muzaffer Bey  sonrasında Cahit Albayrak Bey de öyle, Çok iyi diyaloğumuz vardı kendileriyle.. (Onları ve herkesi çok özledim. Gözlerim buğulandı şimdi).</p>
<p>İki ilkokul, bir ortaokullu bir belde. Bayramlarda muhtar Caymaz ve Danacı ile protol oluşturur, halkı selamlardık. &#8220;Bayramınız Kutlu Olsuuun..!&#8221; <img src='http://www.mehmetaliaktar.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
<p>Hitabetim iyiydi, Bayramın protokol konuşmalarını naçiz şahsım yapardı.</p>
<p>Öğrenciler cıvıl cıvıl.. Öğretmen arkadaşlarım, fedakarca, günlerce bayram hazırlığı yaparlardı. Hele 19 Mayıslar bizim prestij bayramlarımızdı. Emin Bey, Cevat Bey, İsminur Hanım ve diğerleri  çok gayret ederlerdi Allah için. Onları buradan saygıyla anıyorum.</p>
<p>Bando takımı kurmuştuk, çalıştıracak kimse yok. Ben Ortaokulda BORUCUYDUM. Aklımda, 3. marş, 6. marş ve İskoç marşları duruyordu. (Hâlâ aklımdadır). Takımı bizzat kendim çalıştırdım. Bayramlarımız, muhteşem Bando Takımı öncülüğünde yürüyüşle başlardı..</p>
<p>Okulda bir de basılı gazete çıkarmıştık. Özel emeğim çoktur. Öğrencileri teşvik eder, yazılarına başlangıç yapardım. Düzeltirdim. Tashih ederdim. Zonguldak sendika başkanı Rahmetli Şemsi Denizer&#8217;e gittim. Sen de eski bir Geliklisin. Bize Yardımcı olur musun dedim. Rahmet olsun, sendika matbaasında ücretsiz gazeteleri basardık. Getir götür işleri de bana aitti.</p>
<p>Voleybol takımımız da vardı. Zonguldak&#8217;a giderdik maçlara. İddialı maçlar yapardık.</p>
<p>Bir gün akşam üzeri İsminur Hanım ve bir kaç öğretmen arkadaş, tek katlı binanın önünde oturuyoruz. O arada yangın tüpü aklıma geldi. Bir uygulama yapalım dedik. Galiba eskiydi. Bir yerden bedava bağış almıştım herhalde.  Basınç ayarı nerde, hortumu nerden tutalım filan derken tüp birden harekete geçmez mi?  Patlıyor galiba deyince herkes kaçıştı. Ben de tabi. O zaman da kısmen kiloluydum. İsminur hanım filan, &#8220;müdür bey sizin bu kadar hızlı koşacağınızı hiç tahmin etmezdik.&#8221; diye espriler yapıyorlardı. Hepimiz değirmende un çuvallarının arasından çıkmış gibi bembeyaz olmuştık. Gözlerimiz görünüyordu sadece. Herkes birbirine bakıp kahkahaya boğuluyordu.</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>VALİ TEVFİK BAŞAKAR&#8217;IN OKULUMUZU ZİYARETİ</strong></span></p>
<p>Müdürlüğümün 2.veya 3. yılında Zonguldak&#8217;tan bir haber geldi:&#8221;Vali Tevfik Başakar, Cuma günü okulunuzu özellikle ziyarete gelecek.&#8221; diye.</p>
<p>Paçalar tutuştu..</p>
<p>Hadi bakalım Nevzat, Mehmet, Yusuf.. Bunlar hizmetliler.. Onlarla ben de çalışıyorum.. Öğrenciler de seferber..</p>
<p>Vali geliyor Vali&#8230;!</p>
<p>Vali Başakar sert mi sert bir vali. Atom Karınca diyorlardı. Kısa boylu, hareketli, saçsız, gözlüklü bir Vali. Bazı müdürleri , öğretmenleri suç üstü yapıp azarlayıp dövdüğü, açığa aldığı; bazı karakollara tebdil kıyafetle gece baskınları yaptığını duyuyorduk. Bir efsane vali işte..</p>
<p>Bu vali bizim okula gelecek. <img src='http://www.mehmetaliaktar.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
<p>Sakindim. İyi bir mıntıka yaptık. Herkes seferber. Labaratuvar dahil, tuvaletler, tuvalet camları dahil, temizlikten öte hijyene geçtik. Bir de brifing hazırlığı yaptım. Hazırız.</p>
<p>Vali Beyin geliş haberini aldık.</p>
<p>Tüm personel ve öğretmen bahçe kapısı girişinde içtimadayız. Askeri düzen. 12 Eylül rejimini yaşıyoruz zaten.</p>
<p>Nihayet geldi valimiz.  En başta ben kendimi tanıttım. Tüm öğretmenler ve personel de aynı. &#8220;Buyurun Efendim&#8221; dedim.</p>
<p>Okulda, sınıfların bir kaçına tuvaletlere baktı.</p>
<p>İçimden şöyle geçiriyorum: &#8220;Bunca çaba ve samimi gayrete rağmen  bir bahane bulup bana hakaret edecek olursa Sayın Vali, derhal istifa mektubunu bizzat kendisine vereceğim. Bunda çok ciddi ve kararlıyım.&#8221;</p>
<p>Çevrede Valiyi çok sert ve efsaneler  yaşattıran bir vali  olarak duyuruyorlardı. Herkes korkuyordu. Tabi ben de..</p>
<p>Neyse..</p>
<p>Bir kapıyı daha açmak istedi, açılmadı. Labaratuvar odasıydı. Hemen anahtarı getirdik. bu arada sert bir şekilde &#8220;Neden kapalı burası?&#8221; diye gürledi vali.. Hemen açtık.. Pırıl pırıl. Demirbaşlar, malzemelerin yerleşmesi, numaralanması, temizlik..4&#215;4 memnun oldu tabi.</p>
<p>Fen Bilgisi öğretmeni Saim Caba&#8217;yı da buradan sevgi ve saygıyla anıyorum.</p>
<p> </p>
<p><a id="myphotolink" href="http://www.facebook.com/photo.php?op=1&amp;view=global&amp;subj=1087291212&amp;pid=30684221&amp;id=1087291212"><img id="myphoto" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-sjc1/hs420.snc3/25277_1262055426639_1087291212_30684223_6067877_n.jpg" alt="" /></a></p>
<p>Sayın Vali&#8217;ye  buyurun dedim koltuğumu verdim. Oturmadı. Benim yerimde oturmamı istedi. Tabi ben oturuyorum ama iğneli fıçıda oturuyorum adeta&#8230; Başarı durumu hakkında bilgi verdim. Konuşmalar..</p>
<p>Bayrak törenine geçtik. Müzilk öğretmenimiz yok. İstiklal Marşını çoğu kez İsminur Hoca söyletrirdi. Ogün bana düştü bu iş. Sayın vali konuşmadı. Ben öğrencilere hitaben kısa bir konuşma yaptım,&#8221; hoşgeldiniz&#8221; dedim.</p>
<p>Sonra, askerliği sevdiğim için sert ve gür bir sesle &#8220;rahat hazırol..! Dikkat..!&#8221; İstiklâl Marşı..</p>
<p>Bizim fırça atacağından korktuğumuz vali, bizi tebrik ederek ayrılırken &#8220;özellikle KOMUTLARIN için tebrik ederim.&#8221; dedi.. Gönderdik.. Bir derin nefes almıştık.. Bir günlük adrenalin de böyle yaşanmıştı&#8230;</p>
<p>Daha sonra Vali Bey&#8217;le diyaloğumuz devam etti. Meğer değerli, gerçekten vatansever, iyi yürekli bir valiymiş. 1990 yıllarında merkez valisi iken ziyaret ettim. yemeğini yadim. Çok şeker bir insandı.. Bir süre telefonlarla diyalog devam etti, irtibat kesildi.. O&#8217;nu saygıyla anıyorum.</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>DOĞAN&#8217;IN ETTİKLERİ</strong></span></p>
<p>Doğan Soyertaş, kısa dönem askerlik yaptı geldi. Rahatlayacağımı ümit ediyordum. Kadro O&#8217;nun üzerinde olduğu için yeni atama da yapamadık. Arkadaşlarla görevlendirmeli filan işi götürdük O gelinceye kadar.</p>
<p>Doğan Bey&#8217;le ilk karşılaşmamızda milli eğitim müdürlüğüne gittik. Orada konuşma uslubuna baktım. Bana göre değil. Dik gidiyor. Çok biliyor. Biraz sanki çok bilmiş. Filan&#8230;Benim mizacımın tersi. Ben disiplini ciddiyeti seven, mütevazi, canayakın, uyaroğlu bir kişiliğim.</p>
<p>Asker dönüşü çok geçmeden problemler başladı. Ayiçi&#8217;ne dükkan açtı. Para kazanmak istiyordu. İyi de, bana biraz ters geldi bu iş. Ama yine de destek verdim. O ayiçi&#8217;nde oturuyordu, ben İnağzı&#8217;ndan gidip geliyordum. Ben akşam üzeri okuldan ayrılıyorum, oradaki halkla tamasım diyaloğum, onlar kadar değil.</p>
<p>Bu durumu aleyhime kullanma, beni refüze etme, odasında kahkahalar, çaylar kahveler misafirler..vs. Bütün bunları bana psikolojik baskı olarak kullanmaya başladı. Stajyerliği de yeni kalkacaktı.</p>
<p>Bir gün nedenini hatırlamıyorum, aramızda sinir harbi gün yüzüne çıktı ve , iyice zıtlaştık. &#8220;çarpışan iki ordu, galip de olsa, mağlup de olsa yıpranmıştır.&#8221; özdeyişinde ifade edildiği gibi, ikimiz de yıpranıyorduk. Ben duygusal yapımdan dolayı daha çok yıpranıyordum. Üzülüyordum. Belki ağlıyordum. Öyle ki aile yaşantımızı da olumsuz yönde etkiliyordu bu gidişat. O, velilerden  bazılarını çağırıyor, odasında saatlerce sohbet v.s okulla, idrecilikle ilgi  yok gibi..</p>
<p>Bir gün hüzünlü, buruk, nemli gözlerle eve vardım.</p>
<p>Abdestimi aldım, seccademi serdim. Namazı müteakip, ellerimi açtım. &#8220;Ya Rabbi beni bu Doğan Soyertaş zilletinden kurtar&#8230;derken galiba ağlıyordum..</p>
<p>İşe bakın şimdi..</p>
<p>Bir gün sonra okula vardığımda, öğleye doğru posta geldi. Açtım. Doğan Soyertaş&#8217;ın Çaycuma Perşembe Ortaokulu Fen Bilgisi öğretmenliğine ataması yapılmıştı. Zerre kadar ne haberim, ne dahlim var veya olmuştur.  Ama nasıl seviniyor şükrediyorum. Dualarımın kabulünden dolayı mutluydum.Tabi tebliğ ettik. Koskoca Doğan Bey&#8217;in tayini habersiz, aniden nasıl yapılırdı? Ayıp.. !</p>
<p>Doğan Bey ateş püskürüyor ve &#8220;bunu siz yaptınız &#8221; diyor.</p>
<p>Alakası yok.</p>
<p>Hafta sonu da veli toplantısı var. Gün önceden belirlenmiş. Doğan Bey  bu arada Gelik Ayiçi&#8217;nde halka adeta anonslar yapıyor. Malum avantajlarını kullanıp, beni psikolojik olarak olumsuz yönde etkilemek istiyor.</p>
<p>Veli toplantısı yapıyoruz.</p>
<p>200 dolayında veli var. Katılım çok iyi olurdu.</p>
<p>Konuşmalar, notlar, brifingler, seminerler.. Neyse toplantı tam bitmek üzere, herşey yolunda, millet  &#8220;Allah razı olsun müdürüm. Siz bizim için şanssınız. Biz her türlü fedakarlığa hazırız..&#8221; mealinde mutad iltifatlarını yapıyorlar.. Her şey yolunda.. iken.. Kapıdan pat diye Doğan Bey geçti. İzin filan istemeden, agresif biçimde kürsüye yöneldi. Başladı konuşmaya. Herkes dondu kaldı. &#8220;Benim tayinim çıktı. Bu tayini çıkartanları ben biliyorum (derken bana bakarak milleti kışkırtiyordu). Tayinim şuraya çıktı filan.. Konuşmayı bitirdi.</p>
<p>Ben aldım mikrofonu, dikkatli, sakin şekilde arkadaşın sinirli olduğunu.. Anlattım. Olayı yatıştırıncaya kadar akla karayı seçtim.</p>
<p>Tüm kadro 20&#8242;li yaşların başlarında olunca, böyle sorunlar çıkıyor. Şimdi düşündüğümde, benim de hatalarım olmuş, diğerlerinin de. Çok yersiz ve sorun yapılmayacak durumlar..  Gülüyorum..Toyluk diye buna derler herhalde.</p>
<p>Şimdi Doğan dahil tüm arkadaşları çok özlüyorum, görüşmek, belki o günleri hatırlayıp <strong>gülüşmek,</strong> <strong>helalleşmek </strong>istiyorum. Günah keçisi olacaksam olayım. Ama dünya gezegeninde ismim anılınca yüz buruşturan bir tek kişi olsun istemiyorum çünkü..</p>
<p>İşte hayat böyle.</p>
<p>Sevgili öğrencilerimiz de cıvıl cıvıl derse girip çıkıyorlar, eğitim öğretim devam ediyor. Ama işin bir de mutfağı var. Çilesi yani..</p>
<p><span style="color: #f00;"><strong>ŞEREF ARSLAN, A.İHSAN İNCE, AHMET OLGUN DOSTLAR..</strong></span></p>
<p><strong>B</strong>u ismini andığım arkadaşlara, her zaman şükran borçluyum. Bana Her biri öğretmen olarak, Md.yrd. olarak çok yardımları katkıları olmuştur. A.İhsa İnce ile Karabük&#8217;te olduğu için görüşüyoruz. Diğer arkadaşlarla görüşemiyoruz. Keşke görüşme imkanımız olsa..</p>
<p>30 yıldır 2 defa gidebildim Gelik Ayiçi&#8217;ne..</p>
<p>Oraların,  idareci olarak ilk görev yerim olduğundan özel bir önemi vardır benim için.</p>
<p>Fotoğraflara bakıyorum.  Canım öğrencilerim. pırıl pırıl.  başlarını şefkat elimle okşamak isterdim. Şimdi Face Book&#8217;tan mesajlarını alıyorum. Çok seviniyorum ve diyorum ki : SİZİN İÇİN BUNCA GAYRET, ÇİLE VE IZDIRABA DEĞERMİŞ.. helalı hoş olsun.. HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM VE GÖZLERİNİZDEN ÖPÜYORUM.</p>
<p>Öğrencilerim, beni çok yormadılar. Onlarla nice bayramlara, sosyal faaliyetlere, tiyatrolara, okul gecelerine imzalar attık.</p>
<p>Gelik EKİ Sinemasında çok güzel tiyatrolar, programlar düzenlerdik. Ömer Seyfeddin&#8217;in TOPUZ adlı hikâyesini tiyatroya uyarlayıp oynamıştık. Keratalar, değme tiyatroculara taş çıkartıyorlardı. Tiyatro hazırlıklarını Daha sonra, Zonguldak Mahalli idareler müdürlüğü yapacak olan Yetkin Dilek Abi&#8217;yle yapardık. O da bana yardımcı olurdu..</p>
<p>Şu kadar sıkıntıya rağmen Gelik Ayiçi 100.Yıl Ortaokulu öğrencileri o dönem (1980-1984) bana ciddi bir sıkıntı yaşatmamışlardı. Mezunlarımız gittikleri Kilimli Lisesi olsun, Çelikel Lisesi olsun veya diğer liselerde hep bizim göğsümüzü kabarttılar. Gelik dağlarındaki bu okul, artık başarılı ve gözde bir okuldu lise müdürleri gözünde. Bana da bu yetiyor mutlu oluyordum. Bu mutluluğu yaşatan öğrencilerimle hep gurur duydum. Hâlâ da öyle..</p>
<p>Şimdi yine bir araya geliyorlar. Hocalarını arayıp soruyorlar. Beni de tabi.. Biz onları KALİTELİ İNSAN olarak yetiştirmişiz demek ki. Bu onur da bize yeter.. </p>
<p><a id="myphotolink" href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=30765292&amp;id=1087291212"><img id="myphoto" style="width: 527px; height: 315px;" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs523.ash1/30739_1296912258038_1087291212_30765291_3418713_n.jpg" alt="" width="523" height="453" /></a></p>
<p> </p>
<h2><span style="color: #00f;"><strong>ÖĞRENCİLERİMDEN ALDIĞIM MESAJLARDAN BAZILARI:</strong></span></h2>
<div><span style="color: #f00;"><strong><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1444612994"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;">Ahmet Kaya</span></a><span style="font-size: x-small;"> </span></span><span style="color: #777777;"><span>13 Mayıs, 00:34 </span></span></strong></span></div>
<div>
<div><span style="color: #f00;"><strong> </strong></span></div>
<div><span style="color: #f00;"><strong>Hocam ellerinizden öperim ahmet kaya ben siz hatırlamazsınız ama ben sizi hiç unutamam allah sağlık sıhhat versin kendinize iyi bakın hocam .</strong></span></div>
<div> </div>
<div> </div>
<div>
<h3><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1069912559"><span style="color: #3b5998;">Hacer Caymaz Baştuğ</span></a><span style="color: #808080;"> </span></span></h3>
<h3><span>HOCAM, TEKRAR HOŞGELDİNİZ,KALDIĞIMIZ YERDEN HAYATIMIZA&#8230;.YILLAR SONRA SİZİ BULMAK ÇOK GÜZEL.. BİLDİĞİMİZ GİBİ,AYNI DURUYOSUNUZ&#8230;.ÇOK SEVİNDİM,HAYATIMIZDA YERİNİZ FARKLIDIR,HER ZAMAN KONUŞURUZ ARKADAŞLARLA&#8230;.İNŞALLAH SİZ DE BİZİ HATIRLARSINIZ..?..SAYGILARIMLA&#8230;.</span></h3>
</div>
</div>
<div>
<div><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1069912559"><img src="http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-sf2p/hs626.ash1/27456_1069912559_5282_q.jpg" alt="" /><span style="color: #3b5998;"> </span></a></div>
<div>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1069912559"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Hacer Caymaz Baştuğ</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>10 Mayıs, 01:35 </span></span></div>
<div>
<div>DEMEK Kİ SİZDEN ALACAKLARIM VEYA ALACAKLARIMIZ DAHA BİTMEDİ.NEYSE UZATMAYAYIM,BİZİ HATIRLAMANIZ BİZE JEST OLUR&#8230;BİZ İSE SİZİ ZATEN UNUTMAZDIK&#8230;YERİ BELLİ OLAN,İZ BIRAKAN OLMAK,HER İNSANIN HARCI DEĞİLDİR,ZAMANLA BUNU DA ANLADIK&#8230;SİZ İZ BIRAKMIŞSINIZ HEPİMİZDE..ŞÜKÜR Kİ TANIDIK..</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
<div>KISACA ANLATIRSAM,BANKACI OLDUM,PAMUKBANKTA ÇALIŞTIM AMA ŞARTLARINDAN MEMNUN OLMADIĞIM İÇİN AYRILIP,KÜÇÜK BİR MAĞAZA AÇTIM&#8230;8 YILDIR İŞLETİYORUM&#8230;18 YILLIK EVLİYİM VE 1 OĞLUM VAR ALLAH BAĞIŞLARSA&#8230;.</div>
<div>BİZİM SİZİ HATIRLAMAMIZ VE UNUTMAMAMIZ ÇOK DOĞAL VE YERİNDE&#8230;.ÖNEMLİYDİNİZ&#8230;.MESELA BENİM O KADAR ÖĞRETMENİM OLDU,EKLEYEYİM,BULAYIM DİYE DÜŞÜNMEDİM FAZLA İNANIN<br />
.AMA MÜRSEL SİZDEN BAHSEDİNCE,ONA CEVAP YAZMADAN SİZİ EKLEDİM.ÇOK MUTLU OLDUM</div>
<div>,<br />
 </div>
</div>
</div>
</div>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1444612994"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Ahmet Kaya</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>13 Mayıs, 21:10 </span></span></div>
<div>
<div>hocan ben sizden sağlam durmayı ciddiyeti öğrendim allah ayağınıza taş değdirmesin. hocam ben akçakocada yaşıyorum ideal isimli bi yerel gazete ve melek reklam adında işletme nin sahibiyim şehir bilbordlarını kiralayıp tasarım yapan bi iş birgün yolunuz veya bi işniz düşerse çok büyük mutlulşuk duyarım hoşçakalın</div>
</div>
<p> </p>
<p> </p>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/mursel.celik1"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Mürsel Çelik</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>05 Mayıs, 01:32 </span></span></div>
<div>
<div>
<div>Sevgili Öğretmenim,<br />
Diyerek başlamak istiyorum.. Siz 1983-1986 senesinde Gelik Ayiçi 100.yıl ortaokulunda okuduğumda okul müdürümüz ve Türkçe öğretmenimizdiniz..(İnşallah yanılmıyorumdur).. Sizlerinde izni ve arzusu olursa sizlerle görüşebilmek istiyorum..</div>
</div>
</div>
<p> </p>
<div><a href="http://www.facebook.com/mursel.celik1"><img src="http://profile.ak.fbcdn.net/v227/1429/2/q630704886_9066.jpg" alt="" /><span style="color: #3b5998;"> </span></a></div>
<div>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/mursel.celik1"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Mürsel Çelik</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>05 Mayıs, 02:22 </span></span></div>
<div>
<div>Sevgili Öğretmenim,<br />
O dönem biz 2 şubeli idik. Ben o dönemin mezunlarının büyük bir çoğunluğuna ulaştım.. Hatta facebook üzerinden grup kurup insanların birbirleriyle iletişim kurabilmesine yardımcı oldum.. Hâlâ hepimiz diyoruz ki, ortaokul hayatımızda derslerimizde bize en çok hayat dersi veren, bizim üzerimizde iz bırakan, en hatırlanası öğretmenimiz oldunuz. Ben de yıllardır İstanbul&#8217;dayım ve birçok arkdaşımızda burada..Ve biz o dönemin mezunları olarak Haziran sonu veya Temmuz başında Gelik&#8217;te toplanmayı arzuluyor ve planlıyoruz.. Bu toplanmada bulabildiğimiz öğretmenlerimizinde bulunmasını çok istiyoruz. Sizinde bizlerle olmanız bizi mutlu edecektir. Bir çok arkadaşımız çok güzel yerlerde ve en önemlisi herkes hayatını sürdürüyor.. Ve merak ediyorum beni sizde hatırladınız mı? O dönemden kimleri hatırlıyorsunuz..<br />
Facebook &#8216;ta kurmuş olduğum grupta sizin inanılmaz çabanızla sadece üç sayı çıkarabildiğimiz 100. Yıl&#8217;dan Sesleniş Gazetesinin 1. sayısının resimlerini görebilirsiniz.<br />
İzninizle blogunuzda olan bizim döneme ait resimleri paylaşacağım.. Facebook&#8217;taki arkdaşlık davetimi kabul ederseniz hemen hemen herkes sizi görecektir.<br />
Selam, Sevgi ve Hürmetle ellerinizden öperim..Sizlerde Allah&#8217;a emanet olunuz..</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div> </div>
<div><span style="color: #0000cd;">Bircan Çelik Öncü </span>senin fotoğrafına yorum yaptı:</div>
<p>&#8220;Alllah razı olsun hocamm sizden&#8230;bizim yetişmemizde büyük payınız var yanii..biliyosunuz karakterler küçük yaşta elde edilir&#8230;bizde yanınızda büyüdük..çok şeyler öğrendikk..ne mutlu ki bize burada buluştuk&#8230;R abbim ömür verdiği sürece de görüşürüz inşallah&#8230;&#8221;</p></div>
<div> </div>
<div> </div>
<div>
<div>
<div><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=100000618474358"><img src="http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-sf2p/hs643.snc3/27395_100000618474358_4411_q.jpg" alt="" /><span style="color: #3b5998;"> </span></a></div>
<div>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=100000618474358"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Derya Sözbir Nazioğlu</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>14 Mayıs, 17:58 </span></span></div>
<div>
<div>MERHABALAR HOCAM ÇOK ZAMAN GEÇTİ AMA SİZ HİÇ DEĞİŞMEMİŞSİNİZ HİÇ DEĞİŞMEYİN GÜZEL DİLEKLERİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SAĞLIKLI VE MUTLU KALIN SAYGILAR&#8230;</div>
<div> </div>
<div></div>
<div> </div>
</div>
<div> </div>
<div>
<div>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=100000961928727"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Yaşar Bitiş</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>10 Mayıs, 17:16 </span></span></div>
<div>
<div>merhaba müdürüm ben gelik ayiçi ortaokulundan 130 numaralı yaşar bitiş sizi görmek çok güzel</div>
<div> </div>
</div>
</div>
</div>
<div> </div>
<div> </div>
<div>
<div><span><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1154584847"><span style="color: #3b5998; font-size: x-small;"><strong>Sibel Öztürk Aras</strong></span></a><strong><span style="font-size: x-small;"> </span></strong></span><span style="color: #777777;"><span>11 Mayıs, 16:03 </span></span></div>
<div>
<div>Hocam merhaba, yıllar sonra sizinle görüşmek beni çok mutlu etti. Belki beni hatırlayamazsınız Gelik&#8217;te sizinle bir yıllık dönemimiz oldu. Biz her ne kadar sizinle eğitim hayatımızda kısa bir süre geçirsekte ağabeyim Bülent ÖZTÜRK&#8217;le 3 yıl boyunca beraberdiniz. Sizler emekli olmuş olmalısınız bizlerde 35&#8242;li yaşlara dayandık evlendik çocuklarımız oldu. Hocam Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsünde şef olarak görev yapıyorum. Ağabeyimde Zonguldakta Tarih öğretmeni olarak görev yapıyor. Ama şundan eminimki bu süreçlerde önümüzde sizler örnek olarak bizim hayatımıza yön vermemize hep vesile oldunuz. Eğer hocam müsait olduğunuz ya da uygun göreceğiniz bir yerde görüşmek isterim. tabi diğer Gelik&#8217;te okuyan arakadaşlarımızla. O ellerinizden şimdiden saygıyla öpüyorum. Kendinize çok iyi bakın. Sibel ÖZTÜRK ARAS</div>
<div> </div>
<div>
<div><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1077633134"><strong><span style="color: #3b5998;">Nilgün Genç</span></strong></a></div>
<div id="text_expose_id_4bee8fd9eb02e7a3dc4f4">merhaba hocam,yıllar sonra sizi görmek çok mutluluk verici,temizlik ve disiplin adına çok şey öğrettiniz bize.rabbim sağlıklı uzun ömür nasip etsin sizlere&#8230;</div>
</div>
<div>Çarşamba, 16:04 ·</div>
<div> </div>
<div>
<div>
<div><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1021543406"><strong><span style="color: #3b5998;">Turgay Atagül</span></strong></a></div>
<div id="text_expose_id_4bee97fae568452ceb61a">ALEYKÜM SELAM HOCAM.. HAKKINIZI HELAL EDİN.. ÇOK EMEĞİNİZ VAR ÜZERİMİZDE. VEDE ANILARINIZI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ . ALLAHA EMANET OLUN SAYGILARIMIZLA..</div>
</div>
<div>Dün, 17:52 ·</div>
<div> </div>
<div><span style="color: #00f;">HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM. RABBİM YÂR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.. HEPİNİNİZİN GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM..</span></div>
<div> </div>
<div><span style="color: #00f;">Not:Hepinizi ayrı ayrı hatırlayamıyorum. 38&#8242;li yaşlara gelmişsiniz.  Dolayısıyle, mesajlarınızla birlikte varsa ortaokul fotoğraflarınız gönderirseniz sizi daha çabuk hatırlarım.. Selam ve dua&#8230;</span></div>
<div> </div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
<div> </div>
<div> </div>
<h4><span style="color: #b22222;">BİLGİ:</span></h4>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #b22222;">M.ALİ AKTAR&#8217;IN HAYAT AKIŞI:</span></span></p>
<p><span style="color: #b22222;">1-1959 kARABÜK EFLÂNİ BOSTANCILAR kÖYÜNDE DOĞDU</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">2 -İlkokulu köyünde okudu,</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">3-Ortaokulu Karabük F.Çakmak Ortaokulunda okudu,</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">4-Lise- İzmit  İ.H.L 1976</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">5-Ankara Kalecik Satılar Köyü Kur&#8217;an K. Öğrt. (takdirname)</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">6-Konya Selçuk Eğitim Enst. 1979</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">7-Tekrar Diyanet..Safranbolu Merkez K.K Öğrt._ Cuma vaazları 1980 (takdir)_Evlilik..1980</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">8-Karabük İ.H.Lisesi Türkçe öğretmenliğine yatay geçiş..1980</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">9-Karabük İ.H.L. Türkçe öğretmenliği 80-81</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">10-Askerlik (kısa dönem) 1981</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">11-Askerlik dönüşü Kilimli Gelik Ayiçi 100.Yıl O.O Müdürlüğü 1981 (Takdir)</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">12-Karabük İ.H.L. Safranbolu Şb. Türkçe öğret_1985</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">13- Safranbolu Lisesi Ortaokul bölümü Türkçe öğrt.1986</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">14-Safranbolu lisesi_Öğretmenlikten İstifa.1988</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">15-Türkiye&#8217;nin ilk 40 sürücü kursundan birinin kurucularından biri ve müdürü_1988</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">       Günlük yerel gazetelerde yazılar..</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">16-Sürücü Kursundan ayrılış_1992</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">17-Aktar Kuyumculuk_Karabük 1992</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">18-Karabük Aktar oto Kuaför_1993</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">19-Karabük Oto Center ortaklığı .. 5 Nisan kararları ekonomik çöküş, manevi çözülüş..</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">20-İstanbul BİLTEK özel Üniversitesi(Amerika-İngiltere Bağlantılı) işadamı S.Özdemir&#8217;in  özel kalemi 1994 (3 Ay)</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">21-Öğretmenliğe dönüş,Kasım_1994 Safranbolu Ünsal Tülbentçi İ.Ö.O.(Takdirname)</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">      * İlk kitabım TOPLUMUN RENKLERİ yayınlandı ve bizzat tarafımca dağıtımı yapıldı.</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">      *İkinci kitabım TİCARETİN ABC&#8217;Sİ yayınlandı ve bizzat dağıtımı yapıldı.</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">22-Ücretsiz 6 aylık izinle İstanbul, Güneşli Koleji Türkçe öğrt.1988</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">23- İstanbul Bağcılar Orhangazi Lisesi Edebiyat Öğtr.1999</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">24 Bağcılar Mahmutbey Lisesi Kurucu Müdürlüğü,2001 T(akdiname-Teşekkürname)</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">      Manevi çözülme sinyalleri..</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">25-İst. Bağcılar Stajyer öğretmenleri yetiştirme Kurslarında Türk Dili hocalığı görevi </span></p>
<p><span style="color: #b22222;">26-İst. G.O.Paşa Cumhuriyet İ.Ö.O. Türkçe öğrt. 2004</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">       *Üçüncü kitabım SÖZLERİN RENKLERİ&#8217; nin yayınlanması(1.Baskı) ve tarafımdan dağıtımı_.2006</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">27-Emeklilik 2007 (Valilikçe Hizmet şeref Belgesi) </span></p>
<p><span style="color: #b22222;">       Ekonomik çöküş..</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">       *Sözlerin Renkleri 2. baskı. Bizzat  tarafımdan dağıtımı yapıldı.2009</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">28-Sultangazi İlçesi Belediye Meclis Üyesi Adaylığı. Seçimler..2009</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">        *Sözlerin Renkleri&#8217;nin  Sultangazi Belediyesi Kültür yayınları arasında  yayınlanması._2010</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">        *Halen Bağcılar Eğitmenler Sürücü Kursu Müdürü _2008..</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">29-Eski öğrencilerimden sesler gelmesi (Mayıs_2010)</span></p>
<p><span style="color: #b22222;">30- N.Fazıl misali Hayata yeniden başlamak.. Yeniden doğuş. Maddi sorun çözümleri manevi aydınlığı yakalama çabaları.. YENİDEN DOĞUŞ. ARTIK YALNIZ OLMADIĞIMI BİLİYORUM. DÜNYA ÇOK DA KÜÇÜKMÜŞ..RABBİMİZE VE RESÛLÜNE YENİ BOYUTTA YÜRÜMEK..14 MAYIS 2010_04.00</span></p>
<p> </p>
<p> </p></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair_6-1980li-gelik-ayici-yillari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;&#8230;..3</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-3.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 12:25:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[vakıflar yurdu.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[
*  1975 ..Ortada Kandıra&#8217;lı Cavit Demiröz..  Öğretmen.30 yıl sonra Kandıra&#8217;da evvelki yıl görüştük.
İzmit, 1972-1976
Sıhhıye Rıza Amca ve Şevket Amca..
Vakıflar Yurdunda kalıp okulumuza devam ediyordum.. Bir yandan, yeni kitaplar alıyor, okuyordum, diğer yandan ,  PINAR, Yeniden Milli Mücadele dergisine abone olmuştum. Daha sonra &#8220;İlim, Kültür ve Sanatta GERÇEK &#8220;  dergisine de abone olmuştum.. Bu dergilerin, birisi haftalık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1972_2.jpg" target="_blank"><img style="margin: 4px; background-color: #ffffff; border: #ebebeb 1px solid; padding: 4px;" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1972_2.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
*  <span style="color: #ff0000;">1975 ..Ortada Kandıra&#8217;lı Cavit Demiröz..  Öğretmen.30 yıl sonra Kandıra&#8217;da evvelki yıl görüştük.</span></p>
<p>İzmit, 1972-1976</p>
<p>Sıhhıye Rıza Amca ve Şevket Amca..</p>
<p>Vakıflar Yurdunda kalıp okulumuza devam ediyordum.. Bir yandan, yeni kitaplar alıyor, okuyordum, diğer yandan ,  PINAR, Yeniden Milli Mücadele dergisine abone olmuştum. Daha sonra &#8220;İlim, Kültür ve Sanatta GERÇEK &#8220;  dergisine de abone olmuştum.. Bu dergilerin, birisi haftalık, birisi aylık, diğeri 3 aylık dergilerdi. Her çıktıklarında, söz yerindeyse su gibi içerdik.</p>
<p>Bu dergiler ve Otağ yayınları arasından çıkan yayınlar,   gençliğe merhaba dediğimiz sıkıntılı günlerde bize bir cansuyu gibi geliyordu.. Hocalarımızın ilhamı, büyüklerimizin nasihatleri ile birlikte, bu okumalar bize geleceğimiz adına çok şey katacaktı.. O günlerde, o dergileri bize ulaştıran, yazılarıyla, akıl, gönül ve ruh dünyamızı olumlu yönde dokuyanlara şükran ve minnet borçlu olduğumu ifade etmek isterim.. Hepsinden Allah razı olsun.. Ahirete irtihal edenler için duamızı da eksik etmiyoruz..</p>
<p>Bu arada  tanıştığımız ve bize kültür zenginliğinin yollarını açan grup da anlaşılacağı üzere Yeniden Milli Mücadele Grubu. Sıkı bir &#8220;Kültür Çalışması&#8221; yapardık.. Dünyada ve Türkiye&#8217;de Gerçek Emperyalizm, İlmi Sağ, İnkılap İlmi, Türkiye&#8217;de vatan bölme faaliyetleri, Sion Önderlerinin Protokolleri, Millet Düşmanlarının İhanet Planları, Fener Patrikanesinin programı, Kadroların Vazifeleri, İslam İnancının Temelleri AKAİD, Hz.Peygambern Hayatı vb. Pek çok kitabı 3-5 kişilik gruplar halinde okurduk, yorumlardık. Buna &#8220;Kültür Çalışması &#8221; denirdi.. Kültür çalışmaları, sadece kitap okuma değil, aynı zamanda, sosyal, siyasal, politik gelişmemizi de sağlıyordu.. O zamanlar, Mücadeleciler, yurtları, yayınları vs. ile gıpta edilen bir gençlik teşkilatıydı..  Muhterem Edibali ve arkadaşlarına ülke insanı bu açıdan, verilen hizmetler için, gösterilen gayretler için teşekkür borçludur.. Hiç değilse 25 bin dolayında vatan evladını bu OKUL , vatansever, inancına, kültürüne ve tarihine bağlı; bilinçli kadrolar olarak yetiştirmiştir. Bu önemli bir kazanımdır. Ne var ki, sebepleri mutlaka vardır, bu okul işlevini yitirmiştir.. Kendini güncelleyememiştir. Ve 1978-80 lerde donmuştur.</p>
<p><span id="more-302"></span></p>
<p>*      *          *<br />
Okulun 300 m. yakınında Sıhhıye Rıza Amcaların evi olduğunu öğrendim. Zira, onlar da yeni gelmişlerdi tayinle.. Rıza Amca&#8217;nın eşi Feride Teyze harika bir insandı. Eflani&#8217;de Annem&#8217;lerin iyi arkadaşı, hatta onlara yolgösterici idi.. Ne de olsa bize göre ilçe  merkezinde  otururlardı. Şimdi İzmit&#8217;teydiler..Aynı Vilayetteydik..</p>
<p>İlle gel, niçin gelmiyorsun derlerdi..  Utangaçtım. Onurluydum. Kimseye yük olmak istemeyen bir yapım vardı. Onun için çok seyrek giderdim. C.tesi Pazar günlerinden birinde bazen gider TV de seyrederdim. Zira TV her evde yoktu o zaman..</p>
<p>Rıza Amca, bir gün eline kalemi almış, &#8220;bak hanım&#8230;&#8221; diyerek Feride Teyze&#8217;ye &#8220;sen güzel baklava yaparsın, günde 3 sini baklava, pastanelere ev baklavası&#8230;&#8221; diye tarif ediyor, program yapıyordu. Ev kira. Demekki maaş yetmiyor olmalı ki yeni projeler üretiyordu.. Çocuklar var.. Necmi benimle yaşıt. Nesrin yine akran ve okula gidiyorlar.. Ablaları da vardı.. Geçim kolay değil&#8230;</p>
<p>Bana  Feride Teyze &#8220;evladım çamaşırlarını getir yıkayalım, her hafta veya ne zaman canın isterse gel&#8221; derdi. Bana anne babalık yaparlardı..  Öyleya 16-17 yaşında garip bir kuş gibiyiz biz oralarda. Yemeksiz göndermezlerdi.. Beni geriden geriye takip ederlerdi. Memlekete vardıklaarında beni anneme meth ederlermiş. &#8220;Çok terbiyeli, üstünü başını tertemiz nasıl tutuyor  şaşılacak şey..vs&#8221; derlermiş.. Tabi annem de gurur duyarmış.. Bana anlatırdı..</p>
<p>Kaderin cilvesine bak ki, 20 yıl kadar sonra kader bizi Karabük&#8217;te buluşturdu onlarla..Sürücü Kursu açmıştık. Motosiklet ehliyeti almak için müracaat ettiler. Rıza Amca&#8217;nın ayağı biraz aksardı. Sepetli motosikletiyle sınavlara girmişti. Sepette de sınav esnasında Feride Teyze oturuyordu.. Eğitim alanında ciddi bir sınav vermişlerdi  Birbirlerini çok seviyorlardı. Dünya iyisi insanlardı onlar yahu..Allah Rahmet eylesin.. Onları dualarımda annemden hiç ayırmam haala.. Ömrüm oldukça duaya devam edeceğim..</p>
<p>Tütünçiftlik&#8217;te oturan köylümüz Şevket abilere de giderdim bazen..  Şevket abi müthiş çalışkan birisidir.. İnek besler, bahçe yapardı Fethiyye Teyzeyle. Demir Çelik Fabrikalarının İzmit iş kolunda çalışıyordu. Geniş bahçeli bir gecekondusu vardı. Beni sağolsunlar çok iyi karşılarlardı. Şevket Abi:&#8221;Hanım M.Ali&#8217;ye bir mıhlama yap bakalım..!&#8221; derdi hemen. Mıhlama deyip geçmeyelim, kıymalı yumurtanın has&#8217;ı ve herkes yiyemiyor o zaman..</p>
<p>Ben orada akşam üzerine kadar oyalanırdım..Şahin, Ramazan, Muzaffer ve diğer çocuklara ders yaptırırdım. Yardımcı olmaya çalışırdım. Allah razı olsun çok desteklerini gördüm.. Bize onların güleryüzü bile en büyük destekti. Kadere bakın ki, Şevket Abi&#8217;nin oğlu Muzaffer, şimdi doçent Muğla&#8217;da ve kızkardeşimin Bey&#8217;i&#8230; Yani eniştemiz..</p>
<p>Köye gittiğimde Şevket Abi Ve Fetiyye Teyzeyle görüşüyoruz.. Daha geçen yıl yazında, kapının önünde bahçede sıcacık gözlemelerinden ikram ettmişlerdi.  bostanlarından, birlikte mis gibi doğal çilekler   toplamıştık. Size de minnettarım Şevket abi ve Fetiyye Abla.. Allah ömrünüzü uzun etsin..</p>
<p>Gönül selamımla.. Allah&#8217;a emanet olunuz..    20/04/2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;2</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-2.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:28:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[annem]]></category>
		<category><![CDATA[apartman]]></category>
		<category><![CDATA[hayatım]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilik]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[simit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[İzmit, 1972-1976

*İzmit İ.H.L bahçesinde teneffüste Nurettin Uludağ ile. 
 İzmit İmam-Hatip Lisesine kaydolmak üzere, Karabük Kayabaşı mahallesindeki 2.5 odalı gecekondumuzda hazırlıklar yapılıyor.. Rahmetli anacığımın yüreği dağlanıyor.. Bunu hissediyorum. Elbiselerimi hazırlarken, gözlerinden yanaklarına süzülen yaşlar haala gözümün önünde.. Ana yüreği. Ah anacığım&#8230;


 Ben ise üzüntüyle karışık sevinç duygusu yaşıyorum. Babam sevgisini belli etmeyen, bana göre hep azarlayan, soğuk bir kişilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmit, 1972-1976</p>
<p><img style="BORDER-RIGHT: #ebebeb 1px solid; PADDING-RIGHT: 4px; BORDER-TOP: #ebebeb 1px solid; PADDING-LEFT: 4px; PADDING-BOTTOM: 4px; MARGIN: 4px; BORDER-LEFT: #ebebeb 1px solid; PADDING-TOP: 4px; BORDER-BOTTOM: #ebebeb 1px solid; BACKGROUND-COLOR: #ffffff" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1972_4.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;">*İzmit İ.H.L bahçesinde teneffüste Nurettin Uludağ ile. </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> İzmit İmam-Hatip Lisesine kaydolmak üzere, Karabük Kayabaşı mahallesindeki 2.5 odalı gecekondumuzda hazırlıklar yapılıyor.. Rahmetli anacığımın yüreği dağlanıyor.. Bunu hissediyorum. Elbiselerimi hazırlarken, gözlerinden yanaklarına süzülen yaşlar haala gözümün önünde.. Ana yüreği. Ah anacığım&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><span id="more-291"></span><br />
</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Ben ise üzüntüyle karışık sevinç duygusu yaşıyorum. Babam sevgisini belli etmeyen, bana göre hep azarlayan, soğuk bir kişilik izlenimi verirdi. Beraber otobüse biniyoruz..İlk uzun yolculuğum.. Ortaokul mezunuyum. İ.H.L.&#8217;nin Lise bölümünde 4 yıl okuyacağım. Otobüsle giderken, sürekli gözlem yapıyorum.. Çevreyi seyrediyorum.. Gerede, Bolu, Adapazarı, derken İzmit&#8217;e varıyoruz akşam üzeri.. Vakit kaybetmeden Müdürümüz, kıymetli insan, değerli eğitimci M.Sıddık Uslu&#8217;ya çıkıyoruz. Bize çok iyi davranıyor. Kayıt, yurt kaydı işleri, prosedürler..Bitiyor.. Ve akşam karanlığı. Babam dönüyor.. O sert, haşin babamım beni kucaklayıp vedalaşırken, sesinin titrediğini, gözlerinden yaşlar boşaldığını görüyorum. Tabi ben de hüzünleniyorum  Evet ben de ağlıyorum&#8230;. Vedalaşıp ayrılıyoruz. Filmlerdeki gibi uazaklaştıkça birbirimize hüzünle bakarak&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Okula yatakhaneme varıyorum. Sırtüstü uzanıyorum.Beni babamın aşırı hırpalaması ve disiplini o kadar  negatif etkilemiş olmalı ki, &#8220;özgürüm artık!&#8221; diye haykırmak geliyor içimden. Ve yatılı okul hayatım başlıyor. Okuyacağım, memlekete sınıfımı geçerek başarı karnemle gideceğim&#8221; diye söz veriyorum kendime. </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Çünkü kahvecilik yapan babamın yanında çalışırdım çoğu zaman. Müşteriler çok şikayetçiydi. Haşarı, hareketli bir çocuktum.. İki elimde 9 dolu bardak çay taşırdım..Askıyla çay verirken, dolu bardaklı askıyı 180 derece çevirir, merkezkaç kuvvetinin katkılarıyla dökmeden  müşterilere dağıtırdım gittiğim yerlerde.. Müşteriler de benim bu hareketlerimi, yani &#8220;çocukluğumu yaşamakta olduğumu&#8221; bir türlü hazmedemez, babama   &#8220;bunu oğlum var diye güvenme..Bundan adam olmaz&#8221; derlerdi. Derlerdi demesine de bu sözler yüreğime bir hançer gibi saplanır çok rahatsız olurdum.. Kendi kendime söz verirdim afacanlık yapmauacağım diye.. Nafile.. Çocukluk..Çocukluğumu yaşamak&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Bana bu sözleri söyleyenleri başarılarımla mahcup edecektim. Buna kesin kararlıydım.  1. Sınıfı doğrudan geçerek vardım o yıl memlekete.. Çok zorlansam da &#8220;ağır abi&#8221; olmaya çalışıyorum.. Gerçekten tüm müşteriler şaşırdı.. İnanmakta zorluk çektiler.. Ama ne iltifatlar aldım.. Hepsini pişman etmiştim vallahi..  Yazın bu yapımı koruyarak, yine kahvehanemizde çalıştım..Kahvede oyun oynanıyordu.. Biz İmam-Hatip öğrencisi, babam da yarım hafız.. Babama &#8220;oyunu kaldırmasını&#8221; teklif ettim. Bir süre sonra artık Aktar Kıraathanesinde oyun yoktu. </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> İkinci yıl paralı yatılı olarak devam edecektim. Muzaffer bir eda ile İzmit&#8217;e dönüyordum.. Ancak Annem&#8230; Annemin benim için hazırladığı yemekler, giyecekler, &#8220;ah yavrum uzaklarda..&#8221; diye telaşlanmaları beni her okula gidişimde derin teessürlere garkederdi..  Hissettirmemeye çalışırdı ama ben anlardım tabi.. Ah anacağım &#8230;!</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Çare yok okul bitecek. Tekrar İzmit..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Çok hareketli ve uyanık omalıyım ki..İlan panolarını filan okur, anonsları dikkatle dinlerdim.. İlan panosunda &#8220;Vakıflar Yurduna&#8221;  Öğrenci alınacağı, fakirliğini belgelemek için gerekli evraklar.. Yazıyordu. Telefon, iletişim yok.. Ancak postaneye gidip bağlatabilirsin. Babama mektup yazdım. Karabük&#8217;lü Mustafa Çekinmez ile..Evraklar geldi..Herşeyiyle, yatağı yorganı, çarşafı dahil herşeyiyle &#8221;yepyeni&#8221; bir yurdun 100 kişili öğrencileri arasındaydık Mustafa&#8217;yla. Yemekler leziz, bol kepçe..Okula yakın.. Böylece başarılarıma, bir de dargelirli babamı, yurt parasından kurtarmayı eklemiştim..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> İlan tahtasına bir gün yine göz gezdiriyorum.. Diyanet İşleri Başkanlığı &#8220;burs vercek&#8221; deniliyor..Şartlara bakıyorum tutuyor. Müracaat ve ayda 30 lira burs da çıkıyor.. Yurt bedeva ..Harçlık da geldi.. İyi bir arkadaş çevresiyle tanıştım..Buradan Fahri Akbaş&#8217;ı da saygıyla anıyorum. Kişilik kazanma devremizde, ilk merdivenleri o koymuştu önümüze&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Karabük&#8217;te babamın arkadaşı Mehmet Hoca vardı. Köprübaşı Camii imamı. Onun kütüphanesini görmüştüm. Mehmet hoca idolüm olmuştu.. Bir de onunki gibi kütüphanem olmalıydı.. Babam harçlık göndermekte zorluk çekiyordu..  &#8220;Baba param bitti, para gönder&#8221; demek ne haddime.. Çekinir, isteyemezdim. Bazen eşref saatine gelir, 70 lira filan postayla gönderirdi. Göndermezse..Göndermiyor demektir. Burs da bitince günlerce parasız gezmek durumu.. Gençsin..Millet birşeyler alıyor, yiyor içiyor.. Biz de bakıyoruz..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Derslerim de takdirlik değilim ama iyi.. Yetişmemiz, arkadaş çevremiz güzel..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Bir dert var parasızlık.. Bunu da çözmem lazımdı..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Sabahları, kantine Kocaeli taban simidi geliyor..Ama ne simit.. Çıtır çıtı..Mis gibi kokuyor.. Daha kantine vrmadan,&#8221; bir bana.. bir bana&#8221; millet tüketiyor.. Ben ise bir kenarda yutkunuyorum..Evet evet  bir simit alacak param olmadan dolaşıyordum&#8230; Acı ama gerçek&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Bu kötü durumdayken, beynim birden şarj etti. Orada kenarda üst sınıflardan Kandıra&#8217;lı İbrahim abi&#8217;nin boya sandığı var.. Boyamıyor..Duruyor orada.. Gittim  &#8220;İbrahim Abi, senin boya sandığı boş duruyor. Ben ayakkabı boyayayım mı onunla.. Sana da pay veririm..Boş durmasın&#8221; dedim. İspanyol paçalı, berduş kılıklı bu temiz dost &#8220;olur len!&#8221; dedi.&#8221;Git al başla.&#8221;  Buna çok sevinmiştim. Boyacılık işi fena olmayacaktı. Baktım birkaç ayakkabı boyayacak boya var. Çalışmaktan utanmadım, gurur meselesi yapmadım.. Başladım hemen oracıkta öğrenci ve öğretmenlerin ayakkabılarını boyamaya.. 2.5 lira kazanmışım o gün..İyi para. Simit 25 kuruş. Bir sonraki gün simitçi simit tavasıyla yine geliyor..O mis gibi susam kokusu okulun heryerini dalga dalga sarıyor.. Ben de daha cesur takip ediyorum simitçiyi artık.. Kantine ilk sıraya giriyorum.. &#8221;Simit öyle yenmez böyle yenir&#8221; diyorum, kantinciden iki simit iki çay birden alıyorum.:)) </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Boyacılığa okulda devam ederken,  Kocaeli Sanayi Fuarına da gidiyorum..Orada da C.tesi-Pazar iş yapıyorum.. Artık, burs, babamın bazen gönderdiği 70&#8242;lik artı boyacılık parası..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Paramla ilk iş, tam gelişme çağı olduğu için, bir güzel tas kebap vb. ile karnımı doyuruyorum.. Tabi her gün de değil. Haftada onbeş günde bir..</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"> Sıra Mehmet Hoca&#8217;nın kütüphanesi gibi bir kütüphane yapmanın başlamasına, kitap alıp okuma alışkanlığı edinmeye geliyor&#8230;(Devam edecek) 05/04/2009</span></p>
<p><img src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/12329716172.jpg" alt="" width="508" height="367" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR_1</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair_1.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair_1.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[
 Hatırlarım da, ilkokula ve ortaokula kayıt günlerimi&#8230; İlkokulda ilk öğretmenim  Karabük  Pembeevlerde oturan  saygıdeğer insan rahmetli Mustafa Demir&#8217;di. Kasabada prestiji yüksek öğretmeni, dayanışmacı, birlik dirlik içindeki öğretmenleri altı yaşlarımda o zamanlar tanıdım. 
Necip Güven rahmetli ikinci sınıftan son sınıfa kadar öğretmenimdi. Giyim kuşam dahil dünyama yeni bir pencere açmıştı. Beş sınıflı köy ilkokulunda (Bostancılar Köyü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/k_yda_tar...jpg" target="_blank"><img style="float: right; margin: 4px 0px; background-color: #ffffff; border: #ebebeb 1px solid; padding: 4px;" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/k_yda_tar...jpg" border="0" alt="" width="467" height="323" /></a></p>
<p><span style="font-size: x-large;"><span style="color: #000000;"><strong> Hatırlarım da, ilkokula ve ortaokula kayıt günlerimi&#8230; İlkokulda ilk öğretmenim  Karabük  Pembeevlerde oturan  saygıdeğer insan rahmetli Mustafa Demir&#8217;di. Kasabada prestiji yüksek öğretmeni, dayanışmacı, birlik dirlik içindeki öğretmenleri altı yaşlarımda o zamanlar tanıdım.</strong> </span></span></p>
<p>Necip Güven rahmetli ikinci sınıftan son sınıfa kadar öğretmenimdi. Giyim kuşam dahil dünyama yeni bir pencere açmıştı. Beş sınıflı köy ilkokulunda (Bostancılar Köyü, okullu göletin okulu) demek ki, öğretmenimiz de sıkılırdı, son saatlerde bana türkü söyletirdi&#8230; &#8221;Gurbet yolu&#8230;&#8221; , &#8221;Gelmişim Meyhaneye&#8230;&#8221;, &#8221; Kadifeler gibisin&#8230;&#8221;, &#8221;Fırat kenarında yüzen kayıklar&#8230;&#8221;, &#8221;Şu uzun gecenin gecesi olsam&#8230;&#8221; v.b. en çok söyledğim türkülerdi.</p>
<p><span id="more-286"></span></p>
<p>Ortaokulda dayım kasket giyerdi.Ben de özenirdim. Ancak Fevzi Çakmak Ortaokuluna 1970&#8242;te kayıt yaptıdığım sıralar, kasket giymenin kalktığını bilmiyordum. Babamın özenle diktirdiği ilk kahverengi çizgili takımımı giydim, mavi gömlek, kırmızı şal desene yakın bir kravat, çantam&#8230;Ve şapkam&#8230; Okula vardım ki, bahçede toplanmış öğrenciler arasında sadece bende şapka var&#8230; Tabi mahcubiyet ve şapkayı çantama atışım&#8230; İkibuçuk gözlü bir gecekonduda oturuyorduk. Annem çoğu zaman köyde olurdu. Gaz lambasında derse çalışıyordum. O gecekondu bende olumsuz etkiler yapmıştı. Hep bir apartman hayaliyle yaşadım. Apartman modasının yaygın olduğu o yıllar gecekondu küçük evimiz beni skıyordu&#8230; Bu sıkıntı 1980&#8242;de bir apartman dairesine taşınana kadar sürdü&#8230;</p>
<p>Ders çalışmamıza, yardımcı olacak yoktu. Annem babam sadece &#8221;ders çalış, neden çalışmıyorsun&#8230;&#8221; gibi kendilerince ikaz, bence zulüm olan sözler söylerlerdi. Televizyon çok yeni olduğundan evimizde yoktu&#8230; Radyo vardı&#8230; Küçük radyoyu uzanarak kulağımda dinlemek hoşuma giderdi.</p>
<p>Ortaokul bando takmı boru bölümünde idim, en iyi çalan olmama rağmen, boyum kısa olduğundan Fuat Keskinci müdürüm ve Ahmet Yılmaz hocam beni en öne, majörün de önüne almışlardı. Bayramlar, elbiseler, provalar apayrı güzellikler ve heyecanlardı bizim için&#8230;</p>
<p>Nihayet yatılı okullar&#8230;Kocaeli Sanayi Fuarında ayakkabı boyacılığı yaparak para kazanışım&#8230; Kazandıklarımla kitaplar alışım&#8230; Kitap okuma alışkanlığı kazanmam&#8230; Bunlar lise yıllarım&#8230; Başarıyı, kişiliğimi yakalamaya çalıştığım, belki de yakaladığım yıllar&#8230;</p>
<p>Nihayet Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü&#8230; Tükçe bölümünde, yoğun bir çaba&#8230;Sahura kadar ders çalışmalar&#8230; Ve 1980 yılı ortalarında öğretmenlik&#8230;</p>
<p>Neden yazdım bunları&#8230; Özgeçmişimin  belki yüzde biri bile sayılmayacak bu kısa hayat noktalarını belirtmeme ne gerek vardı&#8230;</p>
<p>Esasen şunu söylemek istedim; Türkiye dünkü Türkiye değil, bu gün öğrencinin, giyinme, yeme-içme ve barınma problemi yoktur.</p>
<p>Anne baba çoğunlukla, çocuklarına derslerinde yardımcı olacak düzeydedir.</p>
<p>Okullarımız kaloriferli, rahat, öğretmenlerimiz için iyi bir çalışma ortamı vardır&#8230;</p>
<p>Ancak köklü ve gerçekten milli bir eğitim politikası arayışları süreceğe benzemektedir.</p>
<p>Bugün okullarımızda 15 milyon dolayında pırıl pırıl genç insanımız, aydınlık, güçlü, mutlu. Türkiye için deyim yerindeyse tüm alıcılarını açmışlar&#8230; Ver&#8230; Ver&#8230; Doğruyu, güzeli, en son gelişmeleri, düşünmeyi, en seviyeli tartışmayı, dostluğu, sevgiyi, Atatürk&#8217;ü, Yunus&#8217;u, Mevlana&#8217;yı, Osman Gazi&#8217;yi, Fatih&#8217;i, Çanakkale&#8217;yi, Çaldıran&#8217;ı, Malazgirt&#8217;i, Itrı&#8217;yi, Dede efendi&#8217;yi, Akıllıca vermeliyiz bunları. Çağın en yeni gelişmelerini, kendi öz değerlerimiz ile sentezleyip,  Amerika ve Japonya&#8217;nın üzerinde bir hedefe yöneliş&#8230; İşte eğitimimiz bunu hazırlamalıdır&#8230;</p>
<p>Dünyadaki genel gelişmeye paralel olarak, ülkemiz de gelişmiştir.Ancak bu yeterli değildir. &#8221;Çağdaş uygarlık düzeyinin üstü&#8221; hedefini gözetmeliyiz.</p>
<p>Bu hedefe varmada, çocuklarımıza, anahtar bilgiler verilmeli, araştırma ve düşünmeye yönlendirmeliyiz. İngilizlerin, Hindistandaki çocuklara logaritma ezberlettikleri gibi, yersiz bilgilerle çocuklarımızın beyinlerini işe yaramaz hale getirmemeliyiz.</p>
<p>Anne-babalar, öğretmenler sıkı bir işbirliği içerisinde çocukları sıkmadan, üzmeden, fakat &#8221; kaliteli insanlar&#8221; olarak geleceğe hazırlama çabasında olmalıyız.</p>
<p>Kimbilir bir gün uzayın büyük fatihleri de Anadolu&#8217;dan çıkarlar&#8230;</p>
<p>Şimdiki kuşak bizlere göre çok şanslı olduğuna göre, bizleri çok çok geçmeliler&#8230;</p>
<p>Gönül selamımla..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair_1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE EMEKLİ ÖĞRETMENLER..</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/ogretmenler-gunu-sitemi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/ogretmenler-gunu-sitemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 17:38:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci.]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[

     



        Bugün öğretmenler günü.
       Tüm meslektaşlarıma, sağlık, başarı ve en iyi dilekler sunarım.
       Bendeniz de 28 yıllık bir çalışma sonunda iki yıl önce emekli oldum.
       Bugün, TV yayınlarındaki bir iki vefalı haber-yorum olmasa öğretmenler günü olduğunu hatırlayamayacağız bile..
      Devam eden öğretmenlerimiz, kısmen hediye ve benzer hareketlerle, öğrencileri tarafından kutlanıyorlardır. Kerataların ihtiyaçları olduğundan mı, samimi sevgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>
<div style="text-align: center;">     </div>
</li>
</ul>
<p><a href="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1984_2_ge...jpg" target="_blank"><img style="margin: 4px; background-color: #ffffff; border: #ebebeb 1px solid; padding: 4px;" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1984_2_ge...jpg" border="0" alt="" width="515" height="332" /></a></p>
<p>        Bugün öğretmenler günü.</p>
<p>       Tüm meslektaşlarıma, sağlık, başarı ve en iyi dilekler sunarım.</p>
<p>       Bendeniz de 28 yıllık bir çalışma sonunda iki yıl önce emekli oldum.</p>
<p>       Bugün, TV yayınlarındaki bir iki vefalı haber-yorum olmasa öğretmenler günü olduğunu hatırlayamayacağız bile..</p>
<p>      Devam eden öğretmenlerimiz, kısmen hediye ve benzer hareketlerle, öğrencileri tarafından kutlanıyorlardır. Kerataların ihtiyaçları olduğundan mı, samimi sevgi ve saygısından mı? Tartışılır:))</p>
<p>      Öğretmene asıl vefa, ilişik kesildiğinde olmalı değil mi?</p>
<p><a href="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1998_4_bi...jpg" target="_blank"><img style="BORDER-RIGHT: #ebebeb 1px solid; PADDING-RIGHT: 4px; BORDER-TOP: #ebebeb 1px solid; PADDING-LEFT: 4px; PADDING-BOTTOM: 4px; MARGIN: 4px; BORDER-LEFT: #ebebeb 1px solid; PADDING-TOP: 4px; BORDER-BOTTOM: #ebebeb 1px solid; BACKGROUND-COLOR: #ffffff" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/1998_4_bi...jpg" border="0" alt="" width="488" height="404" /></a></p>
<p>     Emekli öğretmenlere soruyorum: Yıllarca kendinizi harcadığınız, uğurlarında saçlarınızı ağarttığınız; belki onlarla ilgilenmek uğruna kendi öz çocuklarınızı, sağlığınızı ihmal ettiğiniz SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİNİZ/ÖĞRENCİLERİMİZ bugün nerede acaba? Umarım benim gibi telefonlarınız sabah saatlerinden itibaren susmak bilmemiştir(!).</p>
<p>      Umarım, sadece sevgili öğrencileriniz değil, eş dost..Bugün telefonlarınızı kilitlemiştir(!).</p>
<p>     Ah öğretmenim, vah öğretmenim&#8230;.</p>
<p>      Hele hele emekli öğretmenim..</p>
<p>     Yıllar boyu uğraşıp öğretemediğimiz, sadece bir yabancı dil konuşturmak değilmiş demek ki öğrencilerimize.</p>
<p>     VEFA&#8217;yı da öğretememişiz.</p>
<p>    Veya öğretmişiz ama her iyi haslet gibi o da TV, Medya ve diğer çeldiriciler tarafından tüketilmiş.. Bitirilmiş..</p>
<p>    Bunlar, asla bizim çocuklarımıza, gençlerimize şefkat ve sevgimizi eksiltmez elbette. Biz tüm öğretmenler, o evlatlarımıza &#8220;karşılıksız&#8221; verdik olabildiğince, her güzel bilgi ve davranışı..</p>
<p>    Ne var ki..Bizler de insan olarak.. Yıllarını yetiştirdikleri öğrencilerine adayanlar olarak.. Sadece bir tek şey isteriz. Samimi bir hatırlanış.. İçten bir tebessüm ve azıcık saygı.. Çok şey mi istediğimiz?..</p>
<p>       Denilebilir ki, bu durum &#8220;senden kaynaklanıyor.&#8221;  </p>
<p>      Keşke ciddi bir anket yapılabilse.. İşin gerçeğini daha iyi anlardık..</p>
<p>    Naçiz şahsım olarak ben hayatımdan memnunum. Ama &#8220;Sosyologlara&#8221; bir konu gönderiyorum bu yazıyla. &#8220;Öğretmenler gününde, okuldan tayin olan veya emekli olan öğretmeninizi bugün aradınız mı? Veya aramayı düşündünüz mü?&#8221; Sorusu, okuyan, mezun, yetişkin herkese sorulup, sonuçtan Milli eğitim Bakanlığına bir vazife çıkarılabilir düşüncesindeyim.</p>
<p>   Sayın Milli Eğitim Bakanı dahil hep beraber bu acı gerçeği bir oturup düşünmek durumundayız.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/2003_mahmut_bey_lisesi.jpg" target="_blank"><img style="margin: 4px; background-color: #ffffff; border: #ebebeb 1px solid; padding: 4px;" src="http://img2.blogcu.com/images/m/e/h/mehmetaliaktar/2003_mahmut_bey_lisesi.jpg" border="0" alt="" width="488" height="338" /></a></p>
<p>                                                      Anladım ki;</p>
<p>                                                      Ver ver hiç alma,</p>
<p>                                                      Kanunudur bu mesleğin,</p>
<p>                                                      Anlayacaklar öğretmen seni ama,</p>
<p>                                                     Kanatlarında olacaksın meleklerin</p>
<p>                                                                                                                 (Özcan Türkmen))</p>
<p>                                                    Bu vesile ile, ilkokul öğretmenlerim Mustafa Demir ve Necip Güven&#8217;i rahmetle anıyorum. İzmit İ.H.L hocalarım, M.Sıddık Uslu, Faruk Taştekin, Mustafa İz. Ali Ünal, Nükhet Hanım, Ali Nar, Mustafa Miyasoğolu,L.Ertuğrul Kazancı,Gavsettin Koçak, Naci Hocam, Emin Hocam ve diğerlerini; Karabük Fevzi Çakmak Ortaokulu öğretmenlerim, Fuat Keskinci, Ahmet Yılmaz, Rıdvan Sertlek, Fazlı Can, Ahmet çelik, Yücel İzmirli, Hafise Aksoy, Avni Şen, Mustafa Dursun ve diğerlerini, hürmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ölenlere cenab-ı Hak&#8217;tan Rahmet diliyorum.</p>
<p><strong>Not: 1-</strong> Yanlış anlaşılmasın, yukarıdaki yazı sadece benim şahsımla alakalı değildir. Bu konuda yaptığım istatikî çalışma sonucu yazdım.</p>
<p>               Dahası, elhamdülillah, biz meslek hayatımız boyunca,  parlak  bir öğretmendik. Görev yaptığım yerlerde, mülki amirlerimiz tarafından hemen teşhis edilirdik. Basın, yayın, törenler, diğer sosyal faaliyetler&#8230; Hep biz olayın içinde ve başlarındaydık. Öğretmenler gününde Safranbolu&#8217;da yılın öğretmenleri safındaydım. Takdir ve ödüller aldım hep.. Bakanlık müfettişleri teklifiyle bir takdirname de bağcılar Millî Eğitim Müdürlüğü&#8217;nden aldım.. 2008 yılında &#8220;Öğretmenler Günün&#8217;de&#8221; Gaziosmanpaşa&#8217;daki emekli öğretmenleri temsilen törene katıldım ve Sayın Vali Muammer Güler&#8217;in elinden hediyeler ve onur Belgesi alan, İstanbul&#8217;daki 30 dolayında öğretmen grubu içerisindeydim.</p>
<p>             Öğretmenlik mesleğim boyunca arkadaşlarımla, velilerle ve sevgili öğrencilerimle hep güzel günler geçirdim. Espritüel ve güleryüzlü yapımla, sanıyorum sevilen bir öğretmen olarak  okul görevimi tamamladım. (Tabi hatalarımız da olmuştur yirmi sekiz yıllık süreçte). Gerek Safranbolu, gerek Bağcılar, Gaziosmanpaşa ve Sultangazi&#8217;deki görev yaptığım amirlerim ve meslektaşlarımla sıcak ve samimi irtibatım devam ediyor. Arkamızda hoş olmayan izler değil, güzel izler bıraktık çok şükür.</p>
<p>            Benim bunca performansım ve başarılarım, ödüllerim tabi bir onur&#8230; </p>
<p>          Lakin, yetiştirmekte olduğumuz yeni nesil ve bizlerden istifade etme imkanı olmayanlar çabuk unutkan bir tarz içindeler. <strong>Asıl ödül, unutulmamaktır. Asıl değer, saygı ve sevgiyi birbirimize karşı hiç<span style="text-decoration: underline;"> eskitmemektir</span>. Asıl anlatmak istediğim budur. Sadece kişisel bir üzüntü ve kaygı değil..</strong></p>
<p><strong>Not. 2-</strong>  Öğretmenler günümü kutlayan SESDER yönetim kurulu üyesi kardeşime özellikle teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/ogretmenler-gunu-sitemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;.4</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 12:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[din.]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul kazancı]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[lokmanlı köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[         
                 KANDIRA LOKMANLI KÖYÜ&#8217;NDE İLK KONUŞMA.. KOCAELİ   YURDUNDA BAŞIMA GELENLER..
                 İzmit,1972-1976
                  Lise sonlardayız.. Kendimize iyice çekidüzen verdik.. İdealist dingörevlisi olarak kendimizi hazırlıyoruz..
                  Vakıflar yurdunda kalıyoruz.. Öğretmen Lisesine giden Cavit Demiröz arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz.. Kendisi Kandıra&#8217;nın Lokmanlı köyünden..
                 Bir gün bana dedi ki: &#8220;M.Ali,  dedemin bir ay sonra köyde mevlidi olacak.. Hoca lazım.. Konuşma yapacak bir hoca.. O da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>         <br />
           <span style="color: #0000ff;">     <strong> KANDIRA LOKMANLI KÖYÜ&#8217;NDE İLK KONUŞMA.. KOCAELİ   YURDUNDA BAŞIMA GELENLER..</strong></span></p>
<p>                 İzmit,1972-1976</p>
<p>                  Lise sonlardayız.. Kendimize iyice çekidüzen verdik.. İdealist dingörevlisi olarak kendimizi hazırlıyoruz..</p>
<p>                  Vakıflar yurdunda kalıyoruz.. Öğretmen Lisesine giden Cavit Demiröz arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz.. Kendisi Kandıra&#8217;nın Lokmanlı köyünden..</p>
<p>                 Bir gün bana dedi ki: &#8220;M.Ali,  dedemin bir ay sonra köyde mevlidi olacak.. Hoca lazım.. Konuşma yapacak bir hoca.. O da yetmez Mevlid okuyacak bir iki hoca daha..&#8221; Ben &#8221; tamam ben ekibi hazırlarım&#8221; dedim.. Bir de Kemal Bayraktar arkadaşım var, daha önce Kurslarda okumuş, hafızlığı bitirmiş.. Aynı okulda okuyoruz, aynı yurtta kalıyoruz.. Konuşma işi  benim, okuma işi Kemal&#8217;in.. Olur mu, olur.. Konuştuk.. İş tamam..Yaş 17 filan..</p>
<p>                İş tamam ama, benim diksiyonum, hitabım iyi.. Bu belli.. Lakin hayatımda bir kez camaat karşısına çıkmamışım.. Konuşma yapmamışım.. Bu da bizim için uygulama olur deyip cesurca daldık işe.. O günden itibaren bir ay&#8217;a yakın çalıştım..Devamlı konuşacaklarımı kitaplardan not alıp yazıyordum.. Hazırlık iyi gidiyordu.. Bir kaç defa, kürsüdeymiş gibi Kemal hoca&#8217;ya konuştum.. Çok beğendiler..Konu &#8220;Ahiret&#8221;ti zannediyorum&#8230;</p>
<p>              Beklenen gün geldi.. Bir gün önce Lokmanlı köyüne vardık..E..Hocalar gelmiş.. Köylü toplanmış.. İzzet ikram..Harika bir akşam.. Lokmanlı Köyünde her evin bahçesinde bir fırın var.. Biz buna yabancıyız.. Çok ilginç geldi.. Kebaplar, yemekler, ekmekler..Hep fırından çıkıyor.. Cavit&#8217;in annesi teyzemiz de bu ziyafete yeni yapılmış yoğurt, bal vs. ilave etmiş ki.. Gelişme çağındayız.. Yemek hep karavana iken&#8230;Böyle bir ziyafet.. Haala tadı damağımdadır..</p>
<p>            Bir gün sonra, mevlid merasimi için camideyiz.. Cami hınca hınç dolu.. Ben hazırlıklıyım.. Özel defterimi sıkı sıkı tutuyorum.. Kemal hoca için sorun yok o tecrübeli..Sesi gür.. Vaiz de var.. Merasim namaz sonrası başladı.. Kürsüye çıktım.. Mikrofonla ilk tanışmam.. Sesimi hoperlorden duymaya başlayınca ben coşmuşum..  Konuşuyorum. Zaten çok hazırlıklıyım.. konuşma bitti, okumalara geçildi.. O da bitti.. Dağılmadan, daha büyük bir ziyafet&#8230; Millet bizi tebrik ediyor..Hayır dualar ediyor..&#8221;Maşallah maşallah&#8221; diyor.. Hasılı havamız iyi şekilde ayrıldık köyden akşam üzeri&#8230;<br />
                                                      <br />
                                                       *   *   *</p>
<p>           Aradan bir hafta geçti, Cavit köyüne gitti-geldi..</p>
<p>           Beni görünce, gelsene buraya dedi.. &#8220;Ya ben köyden geliyorum..Millet seni konuşuyor.. O gencecik hoca ne konuşma yaptı öyle..Bravo vallahi..Analar neler doğuruyor bee..&#8221; diyorlar.. Dahası,&#8221; Köyde dul bir teyze var, o diyor ki, &#8220;oğul, konuşma yapan o genç hoca senin arkadaşınmış, o konuştu ben ağladım.. Beni çok etkiledi. Kızımı ona verip, razı olursa  bütün mal varlığımı da O&#8217;nun üzerine yaptıracağım.&#8221; diyor. Ne dersin? Doğruydu, üst katta da hanım cemaat vardı.. Bu kadıncağız da oradaymış.. Tabi ben buna çok sevindim, moral buldum. Ama kız işine sıcak bakmadım.. Daha okuyacaktık..Önümüzde yıllar vardı.. Ama bu olay beni hatip yaptı..<br />
                                                                   *       *      *</p>
<p>          Tıpkı okulda Edebiyat öğretmenim L.Ertuğrul Kazancı&#8217;nın beni yazar yaptığı gibi..</p>
<p>          Okulda Kültür Edebiyat başkanıydım.. Yurtta da yurt başkanı&#8230;</p>
<p>           Bir başyazı yazmıştım duvar gazetesine.. &#8221;Yaşasın Kıbrıs Türk Devleti&#8221; diye.. Tabi başlık almaydı.. O zaman yayınlanan Yeniden Milli Mücadele Dergisindeki kapak yazısıydı.. Ben estim, gürledim.. Hamasi bir yazı yazmıştım hatırladığım kadarıyla.. L.Ertuğrul Hocam beni çağırdı.. Kendisi öğretmenlik yaparken, mahalli gazetelerde de yazı yazıyordu..&#8221; M.Ali senin başyazıyı temize çek, gazetede yayınlattıracağım&#8221; dedi. Ben olur hocam derken uçuyordum sevinçten.. Bir gün sonra verdim yazıyı.. Artık hergün gazete bayiine gidiyor, gazetede yazımın çkıp çıkmadığına bakıyordum.</p>
<p>          1.5 Ay filan çıkmadı yazı..Hocaya soruyorum.&#8221;Çıkacak&#8221; diyor.. Sabırsızlanıyordum..Meğer gazete biraz solcu olduğundan, bizim yazıyı yayınlamak istememiş.. Ama hoca bastırmış.. Nihayet yayınlandı.. Ben uçuyordum.. İlk defa bir yazım, matbu harflerle, köşe yazısı biçiminde yerel bir gazetede yayınlanmıştı.. İşte bundan sonra ben yazar da olabiirim dedim.. Zaman içerisnde  amatör planda da olsa üç adet kitap yayınladım.. &#8220;Toplumun Renkleri&#8221;  &#8220;Ticaretin ABC&#8217;si&#8221; &#8221; Sözlerin Renkleri.&#8221;</p>
<p>           &#8220;Sözlerin Renkleri&#8221;nin 2. baskısı kısmet olursa önümüzdeki Perşembe günü (21/05/2009) çıkıyor.. Benim bu hasletlere sahip olmamda, L.Ertuğrul Kazancı Hoca&#8217;nın çok rolü olmuştur. Bir ara ADD başkanlığı da yapan bu hocamı saygıyla anıyorum.. Tabi hak yemeyelim, ortaokul 1. sınıfta, ilk yazılı Türkçe dersinden olmuştu.. Köyden 5 sınıf bir arada okuyup gelen gariban M.Ali, ilk okunan yazılıdan, Türkçe&#8217;den 10 üzerinden 7 almıştı.. bir iki kişi de 8-9 almıştı.. o zamanki, Trabzon&#8217;lu Türkçe öğretmenim Ahmet Yılmaz&#8217;ın da katkısını yadetmeliyim.. O yedi beni de beni Türkçe öğretmeni aypmıştı.. Yaa..!  Tüm hocalarımı saygıyla anıyorum.. </p>
<p>                                                                 *       *         *</p>
<p>             Bir de yurtta Fevzi diye bir arkadaş vardı.. Ticaret Lisesine gidiyordu..Ali Çetin diye belletmen hoca onları korurdu.. Ali Bey, TV filan olmayan  o günlerde, küçük radyosunu kulağına koyar, bizim başımızda mütalaa yaptırırken, O &#8220;Bizim Radyo&#8217;yu dinlerdi&#8230; Hızlı bir Marksist&#8217;ti. Fevzi de Yurt başkanı ve O&#8217;nun adamı.. </p>
<p>           Yemek bahane edip yurtta boykot yaptırmak istediler..  O zamanlar boykot, eylem meşhurdu.. Şimdi de var ya bazı idealist(!)ler&#8230; Neyse&#8230; Biz mani olduk. Gece Müdürü çağırdık yurda.. Yemekler güzeldi..Herşey iyiydi.  Aşçı kadın, Müdürün kayınvalidesi idi.. Esas sorun buydu..</p>
<p>           Boykot&#8217;a mani olduk.. Bununla da kalmayıp yurt başkanı olduk.. </p>
<p>          Sen misin mani olan.. Fevzi her yerde gelip resmen laf atıyor, üzerimize yıkılıyor, surat yapıyor, diş biliyor..</p>
<p>           Bir gün Kemal, Sami, Ruhi arkadaşlarım yanımdayken yine sürtünmez mi Fevzi dolap önünde.. Ben de kavgacı bir insan olmadığım halde, restle cevap verdim.. Çık dışarıda görüşelim filan dedik.. O yalnız biz üç kişiyiz.. Çıktık, akşam karanlığı bastmıştı.. Yurttan 200m. kadar uzaklaştık.. O tek biz üç kişi.. Lakin kerata dövüşçüymüş. Durduk, ne bu senden çektiğimiz filan demeye kalmadı, Fevzi bana tam burnuma sert bir kafa attı:)  Hayatımda ilk ve son yediğim kafaydı bu.. Bir an yıkılmak üzereyken kendimi toparladım.. Benim ağız burun kan içinde.. Arkadaşlar tribünlerde&#8230; Onlar da saf.. Ben cebimden tükenmez kalemi çıkardım.. Fevzi kaçıyordu.. Onu bıçak zannetti galiba akşam karanlığında&#8230; Hasılı O bir etkili kafa atmasıyla, ben de bir kafa darbesi aldığımla kaldık.</p>
<p>            Üç yıl önce Kandıra&#8217;ya meaaile gittik. Cavit Bey&#8217;in izini bulduk. Konuk olduk. Öğretmen Kandıra M.Akif Ersoy ilköğretim&#8217;de. Hızımızı alamadık, Geyve&#8217;ye gittik..Orada da Sami Gençer var. 30 yıl sonra O&#8217;nu da buldum.. O da sınıf öğretmeni olmuş. Evinde misafir olduk..  Sami&#8217;ye sordum &#8220;Senin hemşehrin, Geyve&#8217;li bir yurt arkadaşımız olacaktı. FEVZİ. Görüyor musun O&#8217;nu..?&#8221; diye..  &#8221;Görmez olur muyum, o da öğretmen burada&#8221; dedi. Şimdi çok olgunlaştı, namazında niyazında.. Üstelik AK PARTİ&#8217;li.&#8221; demez mi&#8230; &#8221; O&#8217;na selam söyle, bir kafa atmıştı bana İzmit&#8217;te. Ondan bir kafa alacağım var:)) dedim.. Ahh.. Gençlik.. Vah zaman.. Nereden nereye&#8230;(Devam edecek)</p>
<p>            Gönül selamımla ..</p>
<p>            Allah&#8217;a emanet olunuz&#8230; 16/05/2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYATIMA DAİR&#8230;5</title>
		<link>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-5.html</link>
		<comments>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-5.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 May 2009 12:51:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmetaliaktar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatıma Dair]]></category>
		<category><![CDATA[bostancılar köyü]]></category>
		<category><![CDATA[eflani]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetaliaktar.com/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[
                                     Çocukluk Arkadaşım Hüseyin Korkut..
  
                Bu yazımda, blok sayfalarımı en iyi şekilde takip ettiğine inandığım bir çocukluk arkadaşımdan bahsedeceğim. Hüseyin Korkut&#8217;tan&#8230;
 
                  İlkokula giderken, köyümüzde, kış aylarında don üstünde (betonlaşmış donmuş kar üzeri) kayığa binerdik. Bu kayık sefası saat 10&#8242;a kadar sürerdi.. Çünkü don çözülürdü. Kayıklar gitmez olurdu o zaman..Sabah erkenden bu kayığa binme işi için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
                                  <span style="COLOR: #f00">   Çocukluk Arkadaşım Hüseyin Korkut..</span></p>
<p>  </strong></p>
<p>                Bu yazımda, blok sayfalarımı en iyi şekilde takip ettiğine inandığım bir çocukluk arkadaşımdan bahsedeceğim. Hüseyin Korkut&#8217;tan&#8230;</p>
<p> </p>
<p>                  İlkokula giderken, köyümüzde, kış aylarında don üstünde (betonlaşmış donmuş kar üzeri) kayığa binerdik. Bu kayık sefası saat 10&#8242;a kadar sürerdi.. Çünkü don çözülürdü. Kayıklar gitmez olurdu o zaman..Sabah erkenden bu kayığa binme işi için kalkardık.. Sabah namazı vakti, evin saçaklarına bakardık. Yukarıdan aşağıya buz saçakları sarkmışsa, sevinçle kalkardık. Çünkü anlardık ki, kar donmuştur. Sıfır asfalt gibi olmuştur. Her yerde kayığa binme imkanı var. Sabah erkenden ıslıklarla haberleşir toplaşır, taa uzak tepelere kayığa binmek için tırmanırdık.. Kimler olmazdı ki.. Hasan, Hüseyin, Ahmet, Rüştü, Ali,.. Ve ismini sayamayacağım bir kalabalık.. Kayığı şimşir ağacından yapılanlar, daha hızlı idiler.. Kirenden vs. yapılanlar geride.. Eller ayaklar donmuş, kimin umurunda&#8230;</p>
<p>               Don olmadığı zamanlar, köyün muhtelif müsait yerlerine ayaklarımızla özel kayak yerleri yapardık.. Akşam donma başlardı o zaman da. Dolayısıyle akşam geç saatlere kadar kayık sefası yapardık&#8230;</p>
<p>              Yazları bir başka neşeli olurdu köyümüz.. Karabük&#8217;ün Eflani ilçesine bağlı Alifakaoğlu köyü.. Yemyeşil kırların bağrındaydık.. Sığır koyun güderdik. Sığırda, küçük sülük kabuklarını toplayıp dam oynardık.. Toprakta, küçük altı adet simetrik oyuklar açılarak oynanan bir oyundu bu.. Sonra met, cinemetür(Ciritin başka bir versiyonu). oynardık kıranda.. Bir yandan da sığır güderdik.. Çok güzel günlerdi.. Toprakla, doğayla başbaşa..</p>
<p>            Köyümüzün önünden akan derede yüzerdik.. Balık tutardık..</p>
<p>           Sığır güttüğümüz yerleri, her köye varışımda gezerim.. Orman olmuş meralar.. Ayak değmiyor..Sığır güdülmüyor.. Çünkü hayvancılık bitmiş.. Köyde de kimsecikler kalmamış..</p>
<p>          Akşamları Hüseyin filan bazen saklambaç oynardık. Ambar aralarına, girilmeyecek yerlere girerdik.. Nasıl hasta olmuyorduk, şaşıyorum.. Toz toprak, örümcek..Hepsi oralarda.. Bizim saklambaç alanımızda yani&#8230;</p>
<p>         İşte  hayatımızın en zevkli, çocukluk dönemlerini Hüseyin&#8217;in de bulunduğu bir grup arkadaşla geçirdik..</p>
<p>         Aradan yıllar su gibi aktı.. Kocaman adamlar olduk.. Hüseyin kamyonculuğun revaçta olduğu o dönemlerde kamyoncu oldu.. Arabasıyla yük taşımacılığını seçti.. Biz de okuduk öğretmen olduk.. 8 yıl öğretmenlikten sonra ayrıldık, Türkiye&#8217;nin ilk 50 Sürücü Kursundan birini, Karabük Sürücü Kursu&#8217;nu üç öğretmen arkadaş kurduk&#8230;(1988-1992) </p>
<p>        Bu arada ben mahalli gazetelerde yazılar yazıyordum.. Hüseyin Korkut da Kamyoncular Kooperatifi yönetimine girmişti.. Dobra ve dürüst bir insan olduğundan Kasayı buna havale etmişlerdi.. Bu çok önemliydi.. Hüseyin Korkut, gecekonduda oturuyor ama insan özünü de titizlikle koruyordu.. Zannediyorum dört yıl kadar aynı görevde kaldı.. Bir tek şaibesi duyulmadı.. Paranın sıcaklığı O&#8217;nu bozamamıştı..</p>
<p>         İşte o zamanlar, benim günlük yazılarımı en iyi takip eden bir dost vardı.. Bizimle iftihar etmekten gocunmayan, mert yiğit bir dost.. Bu benim çocukluk arkadaşım Hüseyin Korku&#8217;tu..O&#8217;ndan hep manevi destek, yakınlık gördüm.. Seviyordum, takdir ediyordum kendisini.. Bu da bize yol, su elektrik (..) olarak dönüyordu.. Dünya hep böyle değil midir? </p>
<p>         Yıllar yılları kovaladı, çocuklarımız büyüdü, İstanbul&#8217;dayız.. Hüseyin benim izimi sağolsun burada da buldu.. Blok yazılarımı dikkatle okuyan, yorumlar yazan  bir dost olarak.. Kamyonculuğa yine devam ediyor.. Ancak, O, sıradan bir kamyoncu değil.. Kamyoncuların duayeni olabilecek, gönül ve ruh zenginliğine sahip bir kıymet&#8230;</p>
<p>        Zaman zaman telefonlaşıyoruz.. O da İstanbul&#8217;da.. En kısa zamanda görüşmeyi ümit ediyorum&#8230;</p>
<p>         Hüseyin&#8217;in bir de ağabeyi vardır Kocamustafapaşa&#8217;da.. O da çocukluk arkadaşım. Hasan. O da iyi bir çocukluk arkadaşımdır.Lakin O&#8217;nun durduğu nokta ile Hüseyin&#8217;in durduğu nokta aynı yer değildir.. Bana ilk İstanbul&#8217;a geldiğimde, çok mağduriyetler çektiğimi bildiği için, &#8220;sen burada da hiç hiç bir ilerleme kaydedemezsin. Senden Bir .ok olmaz &#8221; deyivermişti.. Çocukluk arkadaşıyız ya.. Bana çok güzel moral vermişti! <img src='http://www.mehmetaliaktar.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) Onun için diyorum, Hüseyin daha farklıdır. İleri görüşlüdür, çalışkandır, canayakındır, yardımseverdir, dürüsttür..</p>
<p>          Kıymetli çocukul arkadaşım, internette blok sayfalarını eminim hala takip ediyor..</p>
<p>         Dostluk parayla olmaz sadece, gerçek dostluk, karşılıksız, riyasız &#8220;seni takdir ediyorum, seviyor sayıyorum. Kutlarım.&#8221; diyebilmektir.. Tıpkı Hüseyin Korkut gibi..</p>
<p>         Hüseyin&#8217;e çoluk çocuğuyla, mutlu hayırlı sağlıklı bir hayat diliyorum&#8230;</p>
<p>         Gönül selamımla..Allah&#8217;a emanet olunuz&#8230; 17/05/2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetaliaktar.com/hayatima-dair-5.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
