MEHMET ALİ AKTAR’IN YAYINLANMIŞ KİTAPLARI

* 1996 Yılında yayınlanan eserin 2. baskısı yapılmadı.
*İçerik:1-Ticaret ve Para, 2-Müteşebbis ve İş İdaresi,
3-Muhasebe Takvimi, 4-Çek Senet mevzuatı, 5-Şirketler,
6-İcra Mevzuatı, 7-Yaşanmış İşadamı Öyküleri,8-Bazı Ekonomik Terimler.
TİCARETİN ABC’SİNDEN..
Ticarette Helal Kazanç Kavramı
İnsanlarımız, ticari, sınai, vb. alanlarda bir koşuşturma içerisinde. Herkes birşeyler yapmak istiyor. Çalışmak, üretmek, çok kazanmak
Fakat ya şu açgözlülük.. Kazanmak.. Daha çok kazanmak uğruna “insanlık vasıflarını” unutturabilecek davranışlar.. Yalan, kıskançlık,, sözünde durmama, paylaşmama, yardımlaşmama,düşene yardımcı olmak yerine vebalı hastadan kaçar gibi uzaklaşma ve yalnızlığa itme.. Nedir bu ihtiras? Bu ne gözüdönmüşlük?
İşte bütün bu yanlışların temelinde, insanımızın kendi “öz”lerinden uzaklaşması yatıyor. İhlas, ahlak zafiyeti, özellikle ticari ve sosyal hayatta, amaçsız, ruhsuz, huzursuz, idealsiz bir “çok..daha çok kazanma” hevesini doğuruyor.
Belki çok da kazanılıyor..
Ne var ki kazanılan huzur ve güven vermiyor.
Servet içinde dehşeti yaşıyor insanlarımız.
Yazık ki ne yazık..
Peki neden bunlar? Niçin böyle olduk?
Çünkü “Helal-Haram” kavramlarına, sadece yavan bir sohbet aracı, istismar vasıtası olarak bakıyor veya hiç ilgilenmiyor insanlarımız.
Malını temizleyecek, duaların kabulüne vesile olacak, kendini huzura götürecek “helal yoldan meşru mal sahibi olma” fikri körelmiş veya yok olmuş. Hangi uçurumdan yuvarlanacağı belli olmayan, gözleri kapalı bir atlet gibi… Nereye?..
Başkalrının malı, canı, namusu müslümana helal olmaz.
Aklımızı başımıza devşirmeli,”neden, niçin, nasıl kazanıyorum ve çalışıyorum” sorularına doğru cevaplar bulmalıyız. Cevap uzakta değil, hemen yanımızda, yakınımızda.
Akıllı bir işadamı, kısacık dünya yaşamında mutlu olmayı bilir. Bu, kazanmak ve başarmakla doğru orantılı olmayabilir. Kazanıyor, başarıyor fakat mutlu olamıyorsanız, niçin çalışıyorsunuz?
Mutlu olmanın altın anahtarı, olayı beyinde çözmek.. Ve kendimizi, engin kültür iklimimizin kucağına atmakla mümkündür. Alabildiğine hür bir ortam oluşturmalıyız kendimize. Bulunduğumuz imkan ve şartlarda, kendimizi hür ve mutlu kılmalıyız. Bu tamamen kendimize yön vermek, para dahil bize hükmeden tüm prangaların parçalanması şeklinde olmalıdır.
İslam Peygamberi Hz.Muhammed(A.S) der ki: ” Kim bir gıda maddesini satın alır ve günün rayiç bedeli üzerinden satarsa, sanki onu yoksullara sadaka olarak dağımış gibi sevap alır.”
“Kim ödemek niyetiyle borçlanırsa, Yüce Allah borcun ödenmesinde ona yardımcı olur. Kim de ödememek niyetiyle borçlanırsa, Allah ona ödeme fırsatı vermez(günahkar olur)”.
Ticaret hayatımızda çok çalışmalıyız, koşturmalıyız, üretmeliyiz, kalkınmalıyız.
Ancak, küçültücü büyük ihtiraslarla, yanlışlarla, insanların duygularını sömürerek, onları aldatarak veya zor kullanarak elde edilen kazanç helal olur mu?
Atalarımız,, helal-haram konularında , aile hayatından ticarete,ziraate varıncaya kadar hayatın her alanında çok titiz davranmışlardır. Bu konuda pek çok anekdotlar vardır.
İşte, helel haramı bilerek, imanla, ihlasla çalışanlar, zamanın süper ülkesi olmuşlar; çağ açıp çağ kapamışlar.
Dünyanın en güzel ve nimeti bol ülkesinde insanlarımız neden sefalet derecesinde sıkıntıya düçar olup dururlar acaba?
Cevabını verdik zannediyorum.
(M.Ali Aktar, Ticaretin ABC’si-1996-Karabük)

Leave a Reply