Neden en yakınımızı bile ihmal edecek kadar “dünyevileştik.”

Neden, her hareketimizde bencilleştik?

Neden riya ile sarmaş dolaş olduk?

Neden birbirimize sahte gülücüklerle sırıtırken,  yüreklerimiz alabildiğine uzaklaştı?

Neden ehliyet ve liyakat’e önem vermedik, vermiyoruz?

Neden kendi tuzumuz kuru olduğunda, herkesi aynı durumda diye düşünme yanlışına düşüyoruz?

Neden toplum içerisinde, hele bugünlerde gerçekten fakir fukara, garip guraba olduğunu içselleştirerek hatırlayamaz hale geldik?

Neden “onurlu” olduğu için dilencilik ve yalakalık  yapmaktan hicap duyan, bunun için de bir yığın imkansızlıkla boğuşup duranlar varsıllar ve makamlılar tarafından görülmez?

Neden sadece kendimiz için yaşar hale geldik?

Neden çocuklarımız isyankar?

Neden eşler nankör?

Neden komşular bibirine kör?

Neden yollar pis?

Neden gönüller habis?

Neden şükür, sabır ve hamd’i unuttuk?

Neden çoğunlukla başta olanlar veya baş olanların saltanatla çok geçmeden başı döner?

Neden problem çözücüler en yardıma muhtaçları farketmez de topu taca atar dururlar..?

Konuşurken neden gözlerimiz ve yüreğimiz gülmez?

Neden birbirimizi sevme sayma noktasında yapmacık ve sahteyiz?

Neden yüzler gülmez, hep gergin durur?

Neden zenginler mutsuz, fakirler mutsuz, makam sahipleri huzursuz? Huzur neden yok?

……. NEDEN?……NEDEN?…….NEDEN?……NEDEN?…..NEDEN?…..NEDEN?…..