EBUZER EKOLÜNÜ SEÇMEK ONURLU DURUŞTUR
Değerli Dostlar,
Ashabın büyüklerinden, Allah Resûlü (a.s)’ın mesajını derinlemesine, iliklerine, hücerelerine kadar sindiren EBU ZER (r.a)’ın hayatını okurken gözpınarlarımda birkaç damla yaş kuruttum. Halimiz, ahvalimiz, müslümanlığımız, bu minvalde geleceğimiz kaygılara sevkediyor bizi..
Ben, ışıldayan o parlak yıldızı çok seviyorum. Haddim değil ama kendimi, hayatımı, iç dünyamı
biraz O’na benzetiyorum. Yalnız ama onurlu olmak.. Öyle yaşamak, yaşayabilmek..
Günümüzün tüm müslümanları, hele dünyaya meyleden, Karun gibi servet içindfe yüzenler Ebu Zer R.A.’ı iyi okumalılar.
Ebu Zer (r.a)’ı ” EBU ZER: ISSIZ ÇÖLDE YALNIZ MEZAR.” Başlıklı, Sayın İhsan Eliaçık’ın yazısını okursanız daha iyi anlayacaksınız. Israrla tavsiye ediyorum. Çünkü çıkış yolu Ebu Zer yolu..
* * *
Ebuzer’in tabiri caizse “kapak” yaptığı ayet şuydu:
“Ey iman edenler! Hahamların ve rahiplerin birçoğu, insanların mallarını hem haksızlıkla yer, hem de Allah yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanları acı bir azabın beklediğini haber ver. O gün biriktirip yığdıkları ateşte kızartılacak ve alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak. ‘İşte bu bencilce biriktirip yığdıklarınız; haydi tadın bakalım’ denecek.” (Tövbe; 9/34).
Bunlar insanları din ile aldatanlardır. Dini yalanlayanlar, dinin direğini yıkanlardır. Çünkü dinin direği doğruluk ve dürüstlüktür. Bunlar kimsesizi (yetim) görmeyerek, yoksulları ve ezilenleri (mesâkin) umursamayarak, gelen yardımları (maun) yerine ulaştırmayarak dine en büyük ihaneti yapmaktadırlar.
Bunların piri de Ebucehil’dir. Çünkü Ebucehil, Kabe’nin örtüsünü yıkamakla, hacılara su vermekle, Kabe’ye gelip üstelik putlar aracılığı ile “salat” etmekle dindar olduğunu sanıyordu. Halbuki yetimi görmüyor, yoksulu ve ezileni umursamıyordu. Birkaç şekli ritüeli (nüsuk) yerine getirmekle dinin bütün gereğini yaptığını sanıyordu.
Belki ilk defe duyup da “Kim bu yalnız yaşayacak, yalnız ölecek ve yalnız dirilecek olan adam?” veya “Kim bu Ebuzer” diyenler olabilir…
Kısaca ondan da bahsedelim:
Hz. Peygamberin saf nübüvvet vicdanı her tür kabile, ganimet ve iktidar dürtülerini değersiz hale getirmişti. O’nun getirdiği “değerler” ilk dönemlerde bir takım gençler ve zayıflar arasında yankı bulmuştu. Bunların en önemlileri Ali, Ebuzer, Ammar, Mikdad gibi gençlerdi. Kökleşmiş Arap/Kureyş kültürü Hz. Peygamber’in başlattığı yenilikçi/devrimci çağrıya karşı direnmiş, ta Mekke’nin fethedilip affedilen “tulekası” oluncaya kadar bu tutumundan vazgeçmemişti. Hz. Peygamber’in sağlında eski konumlarını geri almak için hiç fırsat bulamamışlar, değerler devrimine teslim olmak zorunda kalmışlardı. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer döneminde mülkün (ülke ve devlet) eski sahipleri olmanın getirdiği avantajları kullanarak konumlarını “kısmen” geri aldılar. Bu hususta özellikle Hz. Ömer’i kendilerine “can sıkıcı” bir engel olarak gördüler. Hz. Osman döneminde “mülk” ün tekrar başına geçtiler. Muaviye döneminden itibarense artık “mülk” tekrar onlarındı…
Esmer, iri cüsseli, uzun boylu ve gür saçlı bir kimse olan Ebuzer Müslüman olduktan sonra adeta İslam’ın yürek temizliğinin sembolü haline geldi. O daima “değerlerin adamı” oldu. Devlet mantığını bir türlü kabullenemedi, sürekli devrim mantığıyla hareket etti.
* * *
Yine bunlar olmadan “Camiler ardına kadar açık, ezanlar okunuyor, hacca gidiliyor, oruca karışan mı var, minarelerde mahyalar, buhur kokulu geceler, fatihalar, yasinler…” edebiyatı yapılıyorsa Ebucehil’in Kabe’nin örtüsünü yıkayıp, kapısını temizleyip de yetimi ve yoksulu görmemesi gibi yalandır, afyondur!
Çünkü burada gerçek din ve samimi dindarlık yoktur. Riyaizm (gösteriş dindarlığı) vardır.
Vay onların salâtına! Yani: Hacılara su vermesine, Kabe’yi yıkaması yumasına, namaz kılmasına, oruç tutmasına, dana kesmesine, deri toplamasına, kandil gecesine, buhur kokusuna, Fatihasına, Yasinine, camiler ardına kadar açık demesin Bu, onların kendi elleriyle yaptıklarının dünyadaki karşılığıdır. Ahirette ise cehennem azabından kurtulamayacaklar.
* * *
Ey Eba Zer..! Allah senden razı olsun. Sana binlerce dua..
Seni karanlıklar içinde yüzen (dünya zenginlikleri de dahil) İslam aleminin gündemine getiren Sayın R.İhsan Eliaçık’a da selam ve dua..

















